Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
mahzenin o devasa, paslı demir kapısı poyrazın tek bi hareketiyle korkunç bi gürültüyle açıldı.. içeri girdiğimizde burnuma inanılmaz ağır bi küf ve eski kan kokusu doldu. midem kalkmıştı resmen. poyraz elimi bırakıp karanlığın ortasına doğru yürüdü. parmaklarını şıklattığı an duvardaki bütün eski meşaleler mavi bi ateşle alev aldı ve odanın büyüklüğü ortaya çıktı.
burası devasa bi yeraltı arenası gibiydi.. duvarlarda kalın demir zincirler ve yerlerde savaşlardan kalma devasa çatlaklar vardı.
"burası yıllar önce safkanların kendi aralarında ölümüne dövüştüğü yer," dedi poyraz o buz gibi sesiyle. yankısı bütün mahzende duyuluyodu. "duvarlardaki o rünler sayesinde burda kopan hiçbir fırtınayı yukardakiler hissedemez. yani.." yavaşça bana döndü, gözlerindeki o tehlikeli parıltıyla ceketini çıkarıp kenara fırlattı. sadece o üzerine yapışan siyah gömleğiyle kalmıştı. "içindeki o canavarı serbest bırakabilirsin küçük kız."
"bunu nasıl yapıcam bilmiyorum poyraz," dedim kollarımı kendime sararak. burası o kadar soğuktu ki dişlerim birbirine çarpıyodu. "ben sadece.. sinirlendiğimde ya da çok korktuğumda kontrolü kaybediyorum."
poyrazın dudakları o psikopatça gülümsemeyle kıvrıldı. ağır adımlarla bana doğru yürümeye başladı. "demek öfke ve korkuyla besleniyo.. o zaman seni kışkırtmam gerekiyo."
tam önümde durdu. boyu benden o kadar uzundu ki gözlerinin içine bakmak için kafamı iyice kaldırmak zorunda kalıyodum.
"sen osun, di mi?" dedi aniden, sesi iğrenç derecede alaycıydı. "yetimhanede köşeye atılmış, kimsenin istemediği o zavallı, sığıntı kız çocuğu.. ailen bile seni o iğrenç yere bırakıp kaçmış çünkü senin bi ucube olduğunu anlamışlar."
gözlerim fal taşı gibi açıldı. kalbime resmen görünmez bi bıçak saplanmıştı.. "napıyosun sen.. sus.."
"neden susucakmışım?" poyraz üstüme doğru bi adım daha attı, ben mecburen geriledim. "gerçekler canını mı yakıyo ezik melez? darius haklıydı.. senin o kirli kanın bu akademiye sadece bi leke. seni o kulede bırakmalıydım ki o hançerle seni paramparça etsinler."
"sus dedim sana!" diye bağırdım. gözlerim dolmuştu. kalbimdeki o ince sızı aniden yerini korkunç, fokurdayan bi öfkeye bırakmaya başladı. damarlarımdaki kanın ısındığını, derimin altında resmen kaynadığını hissedebiliyodum.
"ağlıcak mısın yoksa?" dedi poyraz hiç acımadan. ellerini iki yana açtı. "hadi! göster bana o çok korktukları siyah kanı! yoksa hayatın boyunca benim arkama saklanan o zayıf, acınası küçük kız olarak mı kalıcaksın?!"
"YETER!" diye çığlık attığım an, içimdeki o devasa baraj resmen büyük bi patlamayla yıkıldı!
avuçlarımdan ve göğsümden inanılmaz bi siyah enerji dalgası fırladı! öyle büyük bi güçtü ki mahzenin taş zeminleri şiddetle sarsıldı. siyah, katran gibi yoğun bi duman fırtınası poyrazın üzerine doğru vahşi bi yılan gibi saldırdı. ondan kaçmasını ya da o buz güçleriyle kendini korumasını bekliyodum ama poyraz yerinden milim kıpırdamadı..
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları