Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
poyrazın o devasa yatağında geçirdiğimiz o geceden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi diğildi.. o karanlık, acımasız vampir tenimde öyle bi ateş yakmıştı ki sabah uyandığımda bile bütün hücrelerim onun adını sayıklıyodu resmen. gözlerimi açtığımda poyraz çoktan uyanmış, odanın o devasa pencerelerinin önünde durmuş karanlık ormanı izliyodu.. üzerinde sadece siyah bi eşofman altı vardı, o kusursuz sırt kasları loş ışıkta bile heykeltraş elinden çıkmış gibi duruyodu.
benim uyandığımı hissetmiş gibi aniden bana döndü. gözlerindeki o dondurucu ifade yerli yerindeydi ama bana bakarken içine bi alev düşüyodu sanki.
"kalk," dedi o pürüzsüz, otoriter sesiyle. "üç günümüz var. kan ayı balosunda o lanet olası konseyin ve karan'ın seni ezmesine izin vermicem."
yataktan zar zor doğrulduğumda bütün vücudum sızlıyodu.. dünkü o güç patlaması ve sonrasındaki.. şey.. beni tamamen bitirmişti. poyraz yanıma gelip beni bileğimden tutarak ayağa kaldırdı. "şimdi.. içindeki o siyah kanı tekrar çağır. ama bu sefer öfkeyle diğil, benimle olan o lanet bağımızla yapıcaksın bunu."
"yapamam," dedim korkuyla geri adım atarken. "ya sana zarar verirsem? ya yine kontrolü kaybedersem?"
poyrazın çenesi kasıldı, üstüme doğru bi adım atıp beni belimden sertçe kavradı. "bana zarar veremezsin," diye tısladı yüzüme doğru. burnu burnuma değiyodu. "çünkü sen bana mühürlüsün. ben neye izin verirsem kanın da onu yapar. şimdi kapat o gözlerini ve sadece beni hisset."
gözlerimi kapattım.. poyrazın o buz gibi uzun parmakları boynumdaki rüne dokunduğunda derin bi nefes aldım.. o dondurucu elektrik akımı saniyeler içinde damarlarıma sızdı ve içerideki o fokurdayan, her an patlamaya hazır siyah kan aniden uysallaştı. avuç içlerimde inanılmaz bi karıncalanma başladı.. gözlerimi yavaşça açtığımda parmak uçlarımdan simsiyah, mürekkep gibi bi dumanın havaya karıştığını gördüm. ama bu sefer etrafı yıkmıyodu.. sadece havada, benim kontrolümde zarif bi şekilde süzülüyodu!
"işte böyle.." diye fısıldadı poyraz, dudaklarında o ölümcül sırıtış belirdi. "senin gücün bi felaket diğil su. o bi silah. ve ben sana o silahı nasıl kullanıcağını öğreticem."
o üç gün.. hayatımın en zor, en acı verici ama aynı zamanda en tutkulu üç günüydü. poyrazın odasından hiç çıkmadık. bana o siyah kanı nasıl şekillendiriceğimi, düşmanlarıma karşı karanlıktan nasıl yenilmez bi kalkan yapıcağımı öğretti. her yorulduğumda, her pes etmek isteyip yere yığıldığımda o dondurucu dudaklarıyla beni öperek, o nane kokusuyla bütün hücrelerimi tekrar canlandırarak devam etmemi sağladı.. o kadar yoruluyodum ki geceleri onun o sert göğsünde anında sızıp kalıyodum.
ve sonunda.. o lanet gün gelip çattı. kan ayı balosu..
şatonun dışından inanılmaz yüksek sesli, gotik müzikler geliyodu.. safkanlar balo için şatonun ana salonunda toplanmaya başlamıştı. havadaki gerilimi burdan bile hissedebiliyodum.
Bu bölümün ilk 11 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları