Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
karanın o iğrenç siyah sisi salondan tamamen silindiğinde geriye sadece ölüm gibi bi sessizlik kalmıştı.. bacaklarım jöle gibi titriyodu, eğer poyrazın o sert, dondurucu kolları belimi sımsıkı sarmasaydı çoktan o mermer zemine yığılmıştım. nefes nefeseydim, damarlarımdaki siyah kanın ateşi hala derimi yakıyodu.
yavaşça kafamı göğsünden kaldırıp etrafa baktım.. az önce bana o iğrenç melezmişim gibi bakan, beni ezmeye çalışan o asil, yüzlerce yıllık safkanların hepsi.. hepsi korkuyla başlarını eğmişti! lara bile köşeye sinmiş, gözlerime bakmamak için titreyerek yere bakıyodu.
"iyi misin?" diye fısıldadı poyraz. sesi dışardan çok sert ve otoriter geliyodu ama bana dokunan parmaklarındaki o küçük titremeyi sadece ben hissedebiliyodum.
başımı salladım.. "iyiyim," diye fısıldadım ama sesim zar zor çıkmıştı.
poyraz beni yavaşça kendi ayaklarımın üzerinde durdurdu ama elini belimden çekmedi. buz mavisi gözlerini benden ayırıp salondaki o korkak kalabalığa, özellikle de hala yerde diz çökmüş olan dariusa dikti.
"gördünüz," diye kükredi poyraz. sesi öyle bi yankılandı ki salonun kırık camları bile titredi. "benim kan eşimin, bu akademinin bugüne kadar gördüğü en büyük gücün varisi olduğunu kendi gözlerinizle gördünüz!"
darius yutkunarak ayağa kalkmaya çalıştı ama bacakları tutmuyodu. "poyraz.." dedi titreyen bi sesle. "o.. o kız.. karanlık efsanenin ta kendisi. konsey bunu öğrenirse.."
"konseyin canı cehenneme!" poyrazın gözlerindeki vahşi kırmızı ışık tekrar parladı. "bütün konsey gelse de ona dokunamaz! artık bu akademide onun sözü benim sözümdür. ona saygısızlık yapan, önünde diz çökmeyen herkes.. karana yaptığının bin beterini yaşar!"
bütün salon aynı anda, senkronize bi şekilde başını hafifçe öne eğdi.. inanamıyodum. benim, o ezik yetimhane kızının önünde resmen boyun eğiyolardı!
poyraz daha fazla beklemeden beni kucağına aldı. itiraz edicek veya yürüycek zerre gücüm kalmamıştı. kollarımı boynuna doladım, o güvenli ve karanlık kokusunu içime çekerken başımı göğsüne yasladım. şatonun koridorlarından çıkarken gölgelerin arasında dikilen aral'ı gördüm.. dudaklarında o pis, alaycı sırıtışıyla bize bakıyo ve parmaklarıyla sessizce beni alkışlıyodu.. pislik gölge vampiri.
poyrazın odasına geldiğimizde beni o devasa siyah yatağına çok dikkatli bi şekilde, sanki porselen bi bebekmişim gibi bıraktı. kapıyı arkamızdan o mavi kilit rünleriyle mühürlediği an bedenimdeki bütün adrenalin aniden sıfırlandı.
inanılmaz bi acı bütün hücrelerime yayıldı.. siyah kanı o kadar yoğun kullanmak vücudumu içerden yakıyodu resmen. inleyerek iki büklüm oldum, ateşim çıkmıştı ve sırılsıklam terliyodum.
poyraz bi saniye bile düşünmeden üzerindeki o jilet gibi ceketini fırlatıp attı, siyah gömleğinin düğmelerini hızla kopardı resmen. o dondurucu, mermer gibi kaslı göğsü tamamen ortaya çıktığında yanıma atladı. beni kolları arasına alıp tamamen o çıplak ve buz gibi göğsüne yapıştırdı..
"şşş, geçti.. burdayım," diye fısıldıyodu bi yandan saçlarımı öperken. onun tenindeki o dondurucu soğukluk benim yanan tenime değdiği an o kadar rahatladım ki istemsizce inledim. "vücudun o kadar büyük bi gücü ilk defa dışarı attı, kanın kaynıyo.. ama benim dondurucu gücüm seni sakinleştiricek."
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
hissediyorum geliyor (bebek)
Yorum
Yorum bulunamadı.