Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
poyrazın o dondurucu dudakları benimkileri vahşice esir aldığında, içimdeki o son korku kırıntısı da tamamen küle dönüştü.. ellerim anında o çıplak, buz gibi omuzlarına gitti ve onu kendime daha çok çektim. teni o kadar soğuktu ki, yanan vücuduma resmen ilaç gibi geliyodu.
öpüşü her saniye daha da derinleşiyodu, sanki nefesimi kendi ciğerlerine çekmek, ruhumu tamamen kendi karanlığına katmak istiyodu.. beni yatağa doğru yavaşça yatırdığında o geniş, mermer gibi göğsü benimkine yaslandı. kalplerimizin atışı o loş odada yankılanıyodu resmen.
"su.." diye inledi dudakları boynuma doğru kayarken. dondurucu nefesi boynumdaki o alev alev yanan siyah rüne çarptığında bütün bedenim yay gibi gerildi. "bu gece sadece bana aitsin.. yarın bütün dünya üstümüze gelse bile umrumda diğil."
buz gibi dudaklarını o mührün tam üzerine bastırdığında ağzımdan küçük bi inleme kaçtı.. ellerim onun o dağınık, gümüş rengine çalan saçlarının arasına karıştı. dondurucu parmakları belimden aşağı doğru kayarken tenimde bıraktığı o ürpertici ama ateşli his beni benden alıyodu. o gece, o siyah ipek çarşafların arasında, siyah kanım poyrazın karanlığıyla tamamen bütünleşti.. korku yoktu, konsey yoktu, karan yoktu.. sadece birbirine muhtaç iki karanlık ruh vardı.
...
sabah gözlerimi açtığımda devasa pencerelerden o kasvetli iskoçya güneşi zar zor sızıyodu. yattığım yer sıcacıktı ama belimi saran o kalın, kaslı kol tamamen buz gibiydi. poyraz.. arkamdan bana sımsıkı sarılmış, yüzünü boynuma gömmüştü. düzenli nefes alışverişleri tenimi gıdıklıyodu.
onun kolları arasında uyanmak, bu cehennem gibi akademideki en güzel şeydi sanırım.
yavaşça ona doğru döndüğümde o buz mavisi gözlerinin çoktan açık olduğunu ve beni izlediğini gördüm. dudaklarında o bildiğim, tehlikeli ama sadece bana özel olan o yarım gülüş vardı.
"günaydın yeni kraliçe," diye fısıldadı boğuk, uykulu sesiyle. uykulu sesi bile o kadar çekiciydi ki yutkunmak zorunda kaldım.
"kraliçe mi?" dedim hafifçe kıkırdayarak. parmaklarımı onun o çıplak göğsündeki eski dilde yazılmış siyah dövmesinin üzerinde usulca gezdirdim. "abartma istersen poyraz."
"abartmıyorum," dedi aniden ciddileşerek. elimi tutup avcumun içini öptü, dudakları tenimi yaktı geçti.. "dün geceki o güç patlamasından sonra bütün akademi senin önünde eğildi. darius ve o korkak konsey şu an şatonun mahzenlerine saklanmış, sıradaki hamleni bekliyodur eminim."
"benim kimseye hamle yapıcağım yok," diye fısıldadım başımı onun göğsüne yaslarken. "ben sadece.. seninle olmak istiyorum. karan'ın geri geliceğini ikimiz de biliyoruz. benim peşimi bırakmıcak."
poyrazın bedeni o ismi duyduğu an kaskatı kesildi. beni kendine o kadar sert çekti ki nefesim kesildi. "gelicek," diye hırladı çenesi kasılırken. "ama seni almasına asla izin vermicem. o siyah kanın gerçek efendisi benim, karan sadece yüzyıllık bi ucube."
tam o sırada.. odanın o devasa, büyülerle kilitlenmiş kapısına dışardan inanılmaz sert bi şekilde vuruldu!
Bu bölümün ilk 14 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Şu çocuk gerçekten psikopatınteki ya bunu da mı yapmış 
Yorum
Yorum bulunamadı.