Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
"hayır..." diye fısıldadım, lara'nın okuduğu o lanet parşömenden geriye doğru bi adım atarken. nefesim boğazımda düğümlenmişti. "hayır, bu yalan! böyle bi saçmalık olamaz!"
poyrazın o dudaklarındaki kabullenmiş, hastalıklı sırıtış yüzünden kalbim paramparça oluyodu resmen. bana doğru yavaşça adımladı, o geniş, yaralı göğsü körük gibi inip kalkıyodu. o dondurucu ve büyük elleriyle benim titreyen ellerimi kavradı ve avuç içlerimi doğrudan kendi kalbinin üzerine bastırdı.
o asil, ritmik kalp atışı avuçlarımın altında atıyodu... benim için atan, beni yaşatan o kalp!
"yapabilirsin," diye fısıldadı poyraz. o buz mavisi gözlerinde zerre kadar korku yoktu. sadece bana duyduğu o saplantılı, derin aşk vardı. "o gücü al su. benim kalbimi kendi ellerinle durdur... ruhum seninkine karışsın. ve o piç kurusunu kendi cehennemine geri yolla."
"kes sesini!" diye çığlık attım, ellerimi onun göğsünden çekmek için çırpınarak ama beni bırakmadı. gözyaşlarım yanaklarımı yakarak süzülüyodu. "seni öldürmemi nasıl istersin benden?! sen yoksan ben o gücü ne yapayım poyraz?! senoksan dünyanın kurtulması benim umrumda mı sanıyosun?!"
poyraz beni tek bi hamlede kendine çekip kollarıyla bütün bedenimi sardı. başımı o yaralı göğsüne bastırdığında hıçkırıklarım şatonun duvarlarında yankılanıyodu.
"ben senin kan eşinim," diye mırıldandı saçlarımı öperken. "benim kalbim zaten senin için atıyo güzelim. onu kendi ellerinle durdurman, bu hayatta tadabiliceğim en büyük onurdur. beni okyanusun dibinde o kanınla dirilttin... şimdi o canı geri alma vakti."
"asla," diye tısladım göğsünden zar zor ayrılarak. gözlerimin zifiri siyaha dönüştüğünü hissedebiliyodum. "asla bunu yapmıcam. başka bi yolu olmalı!"
lara kitabeyi kapatıp çaresizce yere çöktü. "keşke olsa su... ama valerius o kadar kadim bi karanlık ki, onu sadece iki zıt gücün, yani poyrazın buzuyla senin o yıkıcı siyah kanının aynı bedende birleşmesi yok edebilir. poyrazın gücünü emmenin tek yolu da... onun son nefesini dudaklarından çekmen."
aral sinirle yanındaki taş masaya öyle bi vurdu ki masa ortadan ikiye yarıldı! "kızı zorlamayın! kendi kan eşini öldürmesini nasıl beklersiniz?! ben gider o ucube kralla tek başıma savaşırım, gerekirse dişlerimle parçalarım onu!"
"hiçbirimiz ona yaklaşamayız bile aral," dedi poyraz o dondurucu ve gerçekçi sesiyle. sonra tekrar bana döndü. elleriyle ıslak yanaklarımı sildi. "üç günümüz var küçük kız. düşünmek için vaktimiz var."
ama benim düşünmeye ihtiyacım yoktu. ben kararımı çoktan vermiştim. valerius üç gün sonraki kanlı ay tutulmasında beni bekliyodu... ona kendi rızamla gidip gelini olmayı kabul edicektim. evet, siyah kanımı sömürmesine izin vericektim ama içten içe onu yokedicek o zehri de damarlarımda hazırlıcaktım. poyrazın kılına bile zarar gelmesine izin veremezdim.
o gece poyrazın yorgun ve yaralı bedeni, şatonun üst katındaki devasa yatakta nihayet uykuya daldığında.. başında saatlerce oturup onu izledim. o kusursuz mermer yüzü, uzun siyah kirpikleri, nefes alırken hareket eden geniş göğsü... her bi detayını zihnime kazıdım resmen.
Bu bölümün ilk 13 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ay ay çok iyii
Bismillahh başlıyorum
Yorum
Yorum bulunamadı.