Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Premium Kitaplar
Ağır Ceza Mahkemesi’nin devasa ahşap kapısı, Pamir ve arkasındaki polis kalabalığının içeri girmesiyle büyük bir gürültüyle kapandı. Koridordaki uğultu bıçak gibi kesilmişti. Gece, kapının önünde tek başına kalakaldı. Sırtını soğuk duvara yasladı, kalbi adeta göğüs kafesini delmek istercesine çarpıyordu.
Avuçlarının içinde sımsıkı tuttuğu o metal anahtarlık, adeta tenini yakıyordu.
İçindeki sesler birbiriyle amansız bir savaşa girmişti. Bir tarafı, "O çocuk senin aylarca emek verdiğin hayallerini bir saniyede çamurlu suya gömdü. Mülakatını kaçırmana sebep oldu. Bırak ne hali varsa görsün, cezasını çeksin!" diyordu. Ama diğer tarafı, gelecekte korumak için yola çıktığı o sarsılmaz adaletin sesiydi: "Eğer şimdi susarsan, suçsuz bir insanın hapse girmesine göz yumacaksın. O zaman senin savunduğun hukukun ne anlamı kalır?"
Gece derin bir nefes aldı. Gözlerini kapattı, o çamurlu evraklarını düşündü. Sonra gözlerini açtı ve adımları kendiliğinden duruşma salonunun kapısına doğru yöneldi. Kararını vermişti. Öfkesi büyüktü ama adalet duygusu her şeyden daha büyüktü.
Kapıdaki görevli mübaşir onu durdurmaya çalıştı ama Gece, "Bu davayla ilgili çok önemli bir şahitliğim var, içeri girmek zorundayım!" diyerek kararlı bir şekilde kapıyı itti.
Bu bölümün ilk 5 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları