Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Ertesi sabah, Karahan Holding’in Levent’teki devasa cam kulesinin önünde siyah lüks araçlar arka arkaya durduğunda, gökyüzü en az içimizdeki öfke kadar gri ve kasvetliydi. Gazeteciler, dünkü malikâne baskınının kokusunu hafiften almış gibi kapıda etrafı sarmıştı ama korumalar adeta etten bir duvar örerek geçişimize izin vermedi.
Arabanın kapısı açıldığında dışarı ilk adım atan Yankı oldu. Üzerinde o jilet gibi oturan simsiyah özel dikim takım elbisesi, beyaz gömleği ve dünkü darmadağın halinden eser kalmamış, geriye doğru kusursuzca taranmış saçlarıyla tam bir imparator gibi duruyordu. Arabadan inmeme izin vermeden elini bana uzattı.
Uzatılan elini sımsıkı kavrayıp indim. Üzerimde zümrüt yeşili, vücudumu saran asil bir elbise vardı; boynumda ise dün gece tenimde parıldayan, o aşkın ve tehlikenin simgesi olan pırlanta kolye duruyordu. Yankı, belime elini yerleştirip beni kendine çekti. Bakışları saniyeler içinde o sırılsıklam aşık halinden sıyrılıp, düşmanlarını diri diri gömmeye hazır o acımasız lidere dönüştü.
"Gözünü bir an bile kırpma," diye fısıldadı kulağıma, asansöre doğru ilerlerken. "Bugün o masadakiler Karahan soyadının ne demek olduğunu çok sert öğrenecekler."
Hemen arkamızdan ise Emir ve Defne geliyordu. Emir, her zamanki o umursamaz ceketini çıkarmış, jilet gibi bir takım giymişti ama gözleri sürekli yanındaki Defne’yi kolluyordu. Defne ise elindeki evrak çantasını sımsıkı tutmuş, bir yandan korksa da bir yandan ablasının yanında durmanın o vakur gururuyla başını dik tutuyordu.
Yönetim kurulunun bulunduğu 40. kata çıktığımızda, koridordaki o ağır, gergin hava doğrudan yüzümüze çarptı. Devasa ceviz ağacından yapılma masanın etrafında holdingin tüm ortakları toplanmıştı. Ve masanın tam başında, babamın ve Karahan ailesinin eski baş düşmanı Vedat Sancaktar, yüzünde o iğrenç, zafer kazanmış gibi duran kibirli gülümsemesiyle oturuyordu.
Yankı, kapıyı sertçe iterek içeri girdiğinde salondaki fısıltılar anında bıçak gibi kesildi. Kimseye selam vermeden, doğrudan Vedat’ın tam karşısındaki o büyük deri koltuğa geçti, beni de hemen yanındaki sandalyeye usulca oturttu. Emir ve Defne ise masanın diğer ucundaki yerlerini aldılar.
Bu bölümün ilk 7 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları