Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Plazadaki o büyük zaferin ve Vedat Sancaktar’ın yaka paça götürülmesinin ardından malikâneye döndüğümüzde, hava çoktan kararmış, İstanbul’un ışıkları denizin üzerine vurmaya başlamıştı. Holding koridorlarının o soğuk, resmi havası geride kalmıştı ama içimizdeki o adrenalin ve günlerdir bastırılan o yoğun arzu henüz sönmemişti. Aksine, kazandığımız zafer içimizdeki o tutku alevini daha da harlamıştı.
Malikânenin devasa kapısından içeri girdiğimizde, salonda sadece şömineden yansıyan o loş, kor kızıl ışıklar vardı. Korumalar dış kapıyı arkamızdan kapattığı an, koridorda iki farklı nefes alışverişi yankılandı. Artık saklanacak bir yalan, ardına gizlenilecek bir holding krizi kalmamıştı.
Emir, hiçbir şey söylemeden Defne’nin elini kavradı. O her zamanki çapkın, umursamaz adam gitmiş, yerine gözleri tamamen kararmış, hırslı bir aşık gelmişti. Defne’yi belinden tutup malikânenin sağ kanadındaki misafir süitine doğru yönlendirirken, Defne’nin heyecandan ve arzudan titreyen nefesini duyabiliyordum. Kapıyı arkalarından kapatıp kilitlediklerinde, onların sırılsıklam aşk hikayesi o odanın duvarları arasında sansürsüzce alev almaya başlamıştı bile.
Yankı ise beni merdivenlerin başında durdurdu. Sırtımı o sert ahşap tırabzana yasladığında, üzerindeki o jilet gibi ceket çoktan yere düşmüştü. Beyaz gömleğinin üst düğmeleri açık, saçları hafifçe dağılmıştı. O mavi gözlerinde dün geceden kalan, ama bu kez zaferle taçlanmış o muazzam arzunun saf alevi duruyordu.
"Sonunda," diye fısıldadı Yankı, sesi arzudan tamamen boğuklaşmış, kışkırtıcı bir tınıya bürünmüştü. Büyük, sıcak elleriyle yüzümü kavrayıp baş parmağıyla alt dudağımı usulca ezdi. "Bütün gün o masada adamlara bakarken aklımda sadece bu an vardı Melis. Karahan soyadını yanına aldın, şimdi sıra tamamen benim olmanda."
Bu bölümün ilk 5 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları