Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Herkese merhabalar yeni bölüme hoş geldiniz🥰
Bu bölüm biraz şey olacak... (o yüzden mutlu sahneyle başladım kswjs)
Neyse daha fazla uzatmadan bölüme geçelim.
Keyifli okumalar dilerimm🥰
24.Bölüm: Kırılma Noktası
Yazarın anlatımıyla;
Öğretmenler odasında oturmuş, elindeki telefonun siyah ekranına kararsızlıkla bakıp öylece duruyordu Birce. Okul bitmişti fakat 3. ve 4.sınıf öğrencilerinin ingilizce etütlerine gireceğinden dolayı hâlâ okuldaydı. Bedenen okuldaydı fakat ruhen, aklı hâlâ Kağan ile en son konuştukları gündeydi. Ona mesaj atmak istiyordu ama cesaret edemiyordu doğrusu. Cesaret edemediği şey sadece mesaj atmaktan ibaret değildi. Bir askere kalbini kaptırmak istemiyordu.
Onunda babası gibi gitmesi ihtimalinden korkuyordu.
Ayrıca bu konulara odaklanmaktan dikkati de sürekli dağılıyordu çünkü beyninin ve kalbinin bir köşesini boylu boyunca kaplayan bir Kağan vardı...
Bu yüzden hem işi aksıyordu hemde olur olmadık yerlerde aklına gelince kalbi tekliyordu. En nefret ettiği şey ise bunun önüne geçememesiydi. Beyninin komutları Kağan'ı düşünmesini hüç istemiyordu ama kalbi onu inatla düşünmeye zorluyordu. Haliyle tabii kalp ile aklın savaşı başlatınca ağır basan taraf, karşı tarafı tek kurşunla etkisiz hale getiriyordu.
Sonuç ise aklı farklı, kalbi farklı söyleyen bir Birce'ydi işte...
Yeşil gözleri boş telefon ekranındayken yan taraflarından gelen bir uğultu duydu. Daldığı boşluktan çıkıp gerçeğe döndüğündeyse bu uğultunun, yanında oturan bir öğretmen arkadaşının ona seslenmesi olduğunu fark etti. Ona ince ve pürüzlü bir sesle seslenen kişi meslektaşı Funda Öğretmendi. Kumral olmasına rağmen dipleri hariç tamamı sarıya boyanmış, aslında açık kahve olan saçlarıyla ve özellikle de pembe-mor arası bir tondaki rujuyla oldukça garip bir öğretmendi. Mavi ve büyük gözleri, sürdüğü pembe farın çok zıttıydı fakat bu şekilde bile güzel gözüken bir kadındı. 30'lu yaşlardaydı fakat buna rağmen tatlı ve sıcakkanlı birisiydi.
Birce, bakışlarını telefondan kaldırarak hafif bir şaşkınlıkla ve de farklı dünyalara dalmasının bedeninde yarattığı utançla ona dönerken Funda öğretmen mütevazı bir tonda konuşmaya başladı.
''Birceciğim sen 3/B sınıfının yazılılarını okudun mu? Eğer okumadıysan ben hallederim diyecektim. Benim okuyacağım yazılılar bitti."
Birce, Funda'nın sorusuyla önce dağınık olan zihnini toparlamaya çalıştı ve peşine düşündü. Hangi sınıfların yazılısını okumuştu?
Aklına direkt olarak kendi sınıfı olan 3/A sınıfı gelirken artı olarak boş vakitlerinde 4A, 4/C ve 3/D sınıflarını okuduğunu hatırladı. Meslektaşı Funda hanım da İngilizce Öğretmeni olduğundan ve sadece 2.Sınıfların dersine girdiğinden kabul edebilirdi fakat kendi işini kendi halletmeyi tercih eden bir insandı. Ne de olsa emeğinin karşılığı alıyordu ve kendi işini başkasına yüklerse içi rahat etmez, vicdan azabı çekerdi.
Kibar bir üslupla dudağına bir gülümseme yerleştirirken, "Teşekkür ederim Funda ama sınavını okuyacağım sınıflar belli ve zaten az kaldı. Yani kendim okumayı tercih ederim ama yine de teşekkür ederim," diye nazikçe reddetti.
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bu yorum silinmiştir
gerçekten güzel olmuss 😊❤
Yorum
Yorum bulunamadı.