Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Herkese merhaba yeni bölüm geldi🥰🎀🫶🏻
İnşallah keyifle okuduğunuz bir bölüm olur:)
Keyifli okumalar🫶🏻🥰💞
7.Bölüm: Kötü Olay
Yazarın anlatımıyla;
Alkan Timi, Hasan Albay'dan gelen emirle acilen operasyona çıkacaktı ama malesef bir eksikle. Timin komutanı Kıdemli Üsteğmen Serkan Göktürk. Evde dinlenmesi gerektiği için operasyona çıkması yasaktı. Fakat onun yokluğunu Kıdemli Üsteğmen Nazlı Solgu yeteri kadar dolduruyordu. Serkan'ın onlara yaptırdığı her şeyi Alkan Timi'ne iki katı olarak yaptırmıştı kendisi dahil.
Tim, Albay'dan aldıkları bilgiye göre teröristler bir köy okuluna saat 3 sularında baskın yapacaktı. Timin amacı hem sivilleri korumak, hemde teröristler daha baskın yapmadan oları paketleyip sorunsuz bir şekilde operasyonu tamamlamaktı ama bir öğretmenin çoktan o şerefsizler tarafından rehin alındığından haberleri yoktu.
***
Birce, okulun karanlık ve ücra bir köşesinde rehin alınmıştı. Daha ayılamamıştı çünkü hâlâ ona koklayılan kloroetanın etkisindeydi. Hissettiği tek şey sadece baş ağrısı ve şiddetli zonklayışlardı. Birde kulağına gelen, kime ait olduğunu seçemeyeceği kadar çok olan adam sesleri.
Yavaş yavaş kendine gelirken midesinin buradaki pis kokudan dolayı bulandığını hissetti. Hem rutubetliydi hemde yoğun derecede isimlendiremediği keskin bir koku vardı. Barut gibi ama daha koyu, metalik gibi ama daha keskin…
Gözlerini yavaş yavaş açtığında karşısında silahlarından ve sırtlarına doladıkları siyah beyaz kareli puşilerden terörist olduğunu anladığı 7 kişi vardı.
Bakışlarını korkusunu ve mide bulantısını belli etmeden dikkatli ve korkusuz bir şekilde üzerlerinde gezdirdi. İçlerinden biri ona hiçte iyi olmayan pis düşüncelerle bakıyordu. İşte o adam en pis gülüşünü sergileyerek yanına geldi. Pis ellerini Birce'nin yüzüne doğru yaklaştırarak çenesinden şiddetle kavradı ve yüzünü kendine doğru çekerek bozuk türkçesiyle konuştu.
"Sana çok yazık olacak öğretmen! Pekte güzelmişsin."
Birce, adamın pis düşünceleri karşısında ona tiksinir bir bakışla baktı. Akabinde işaret ve baş parmağıyla sıkıştırılmış bir vaziyette olan çenesini biraz kıpırdatarak dudaklarını araladı ve karşısındaki adamın yüzüne öfkesini çıkarırcasına şiddetle tükürürken, "Çek o elini! Dokunma bana şerefsiz pislik!" Diye bağırdı sesinin her bir telinden çıkan öfkeyle.
Birce'nin cesareti karşısında adam 32 diş sırıtarak arkasına döndü ve diğer köpeklerine baktı.
"Pekte yamanmışsın Öğretmen hanım. Ne dersiniz öldürmeden önce biraz eğlensek mi bu öğretmenle?'' Dedi adam pis bir kahkaha atarken.
Birce'nin adamın dediği ile kanı donmuştu ama her ne olursa olsun korkusunu asla belli etmeyecekti.
Babasının son nasihatlerindendi bu.
Birce bir an için hayatının altüst olduğu o güne gitti. Aklına babasının son sözleri geldi. O zaman anlamlandıramadığı ama şimdi yaşam ilkesi haline getirdiği o söz:
Korkunu, düşmanına asla belli etme.
Korkunu senden asla alamasınlar.
Birce bu sözleri işittiği zamanlar daha sadece 6 yaşındaydı. Onun babası şanlı bir Türk Askeriydi. Bundan 20 yıl önce Babası Asaf; Binbaşı'lıktan Yarbay'lığa terfi olduğunda kızını, Birce'sini bir pazar günü onun çok istemesi üzerine lunaparka götürmüştü. Onlar daha lunaparkın içine giremeden önlerinden geçen siyah bir aracın camından silahlı adamlar çıkıp Birce ve babasına doğru ateş açtı. Kurşunlar, şarjörlerin içinden delicesine boşalırken babası, kırşunlar Birce'ye denk gelmesin diye onu kendi arkasına çekip herkesten korumak ister gibi sıkıca sarılmıştı. Birce o hain saldırıdan kurtulmuştu ama adamların silahlarından çıkan her bir mermi babasının sırtını delik deşik etmişti. Babası artık sırtına saplanan onlarca kurşunun ağırlığını taşıyamayarak yere yığıldığında kızına son sözlerini söyleyerek ebedi karanlığa doğru yol almıştı. Birce o günden sonra bir daha lunaparklara gitmemişti. Daha doğrusu gidememişti. Onun için lunaparklar sadece acı ve ölümü temsil ediyordu.
Bu bölümün ilk 22 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları