Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Dakikalardır düşüncelerimizi istila eden eksik parçalı planlar, yerini kelimelerin bile sayfalara dökmekte aciz kaldığı saf bir hayatta kalma içgüdüsüne bırakırken artık kendimizi sadece acaba bir saniye sonrasına çıkar mıyım diye düşünürken buluyorduk. Çünkü kapının ardındaki kana susayan marazlılar, yani hastalıklı insanlar gözlerimizin önünde kuşak ayırt etmeden insanları ısırıyor, etlerini koparıyor ve onları yiyorlardı.
En kötüsü de bu bir rüya değildi, bir vahşetti.
Gerçekti.
İbrahim Bey’e olayın durumunu eksiksiz anlattığımızda bir süre inzivaya çekilmişti fakat sonrasında Altan ile koyu bir sohbete dalmıştı, hatta şu an onu tanımıyor olsam Altan’la çok yakın arkadaş olduğunu düşünebilirdim. Erkeklerin bu kadar kısa bir süre içinde samimiyet kurmalarına bir anlam veremiyordum.
Altan bir yandan İbrahim Bey’le sohbet ederken diğer yandan kapının kırılmaması için masanın üzerinde oturuyordu, her ne kadar kapıya yakın olduğu için kokusuyla marazlıların dikkatlerini daha çok çekiyor olsa da onların dikkatlerini dağıtabilecek bir sesin duyulmasını bekleyene kadar kapıdan uzaklaşmayı göze alamazdı çünkü o zamana kadar kapıyı çoktan kırabilirlerdi.
Ben ise onların aksine sessizce pencereden dışarıyı izliyordum; hastalıklı insanlar sürekli bir yerlere doğru koşuyordu, seslere yöneliyorlardı ama zaman sonra şehrin sessizleşmeye başlamasıyla başıboş dolanıyorlardı, şehirde artık onların gırtlarından çıkardığı ürkütücü sesleri duyabiliyorduk.
Canımın sıkıldığını hissedince sırtımı pencereye yaslayarak onları dinlemeye başladım.
“Ama bak şimdi kanka, benim anne tarafım öyle değil,” diyordu İbrahim Bey, Altan’a. “Benim anne tarafım, yani kendini güya seküler, modern ve özgürlükçü diye tanımlayan o bazı kesimlerden: iki yüzlüler. Kendi çevresinden olmayan birinin inancına, yaşam tarzına ya da ne bileyim işte başındaki örtüye gelince o ağızlarından düşmeyen özgürlük, laiklik, bireysel haklar bir anda değişiyor. Kendi özgürlüğünü savunurken başkasının özgürlüğünü çiğnemeyi laiklik sanıyorlar. Ben buna da karşıyım.”
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları