Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Murat'ın Anlatımı
Sabah erkenden uyandım. Gün henüz aydınlanmamış, güneş binaların arasından göz kırpmaya yeni başlamıştı. Camları açtım. İçeriye giren serin hava içimi ürpertse de temiz havayı solumak bana iyi gelmişti.
Elimi yüzümü yıkayıp kendime geldim. Odamı toparladım. Normalde sabah uyanamayan hep ben olurdum. Bu aşk bana uğrayalı gecelerim uzun, uykularım kısa oldu. Kalbim Leyla diye atarken, rüyalarımda bile onunla yaşıyordum. Sanki Leyla benim kalbime girmemiş de bedenimi ve ruhumu Leyla'ya çevirmişti.
Herkes uyurken kahvaltı hazırlayayım dedim ve mutfağa attım kendimi. Allah ne verdiyse hazırlayıp kurdum sofrayı. Çayı da demledikten sonra bizimkileri kaldırdım. Dünkü yarım bıraktığımız işi halletmemiz gerekiyordu. İş yerinden izin almak hepimiz için çok zor oluyor. Ayrı sektörlerde olmamız ve hepimizin izin günlerinin farklı olması da bizim ancak iş çıkışı buluşmamıza neden oluyordu. Aklıma gelen fikirle yerimden doğruldum. Benim senelik izinlerim vardı. Hiç kullanmadığım. İşte Leylam ile vakit geçirmek ve şu gizemi çözmek için izin kullanmamın tam zamanıydı. Üstelik Leyla'nın tedavisi için doktora gitmesi gerekiyordu. Bu düşünceleri bir süreliğine kafamdan atarak, bizimkileri uyandırmaya başladım.
"Hadi millet kalkın. Kargalar kahvaltısını yaptı ama sizin götünüzde hâlâ pireler uçuşuyor." dedim yüksek sesle.
Hangi odaya girdiysem suratıma yastık fırlattılar.
"Sabah sabah ne uyandın sen? Yat zıbar. Şurada 1 saat daha uyuma şansım var. Gece de Leyla, Leyla diye uyutmadın zaten." dedi Ateş, gözlerini açmaya bile zahmet etmeden, yastığına sarılmış konuşuyordu.
"Oğlum, sen iyi ki bu zamana kadar âşık olmamışsın. İçimizden geçerdin, yemin ediyorum. Beynimizi sevdin dün gece." dedi Furkan, hâlâ yataktan çıkmak için direnirken.
"Kesin lan sesinizi. Size iyilik yapanda kabahat. Kahvaltı hazır diye uyandırdım. Tek başıma yer giderim. Siz de aç aç gidersiniz evden." dedim sert bir tonda.
"Kızma kardeşim, sen bize bu pambık ellerinle kahvaltı mı hazırladın? Allah'ım, ben neler duyuyorum. Eyy aşk, sen nelere kadirsin." dedi Ateş bir yandan elimi yanağına götürüyordu.
"Abi, bizi yemiyorsun değil mi? Sen gerçekten kahvaltı mı hazırladın? Biz seni zor kaldırırdık sabahları." dedi Göktuğ.
Hepsinin derdi benimle dalga geçmekti. Dinlenmeden çalıştığım için uyanmakta zorlanmam çok normaldi. Şimdi ise 4 saat uyumama rağmen 10 saat uyumuş gibi dinç uyanıyordum. Ahh Leylam, sen bana ne iyi geldin öyle.
"Uzatmayın da kahvaltımızı yapalım. Daha dün yarım bıraktığımız operasyonu konuşmamız lazım." dedim ciddi bir şekilde.
"Sabah sabah başlama ne olur. Acelesi yok. Leyla yanında işte." dedi Furkan.
"Yanımda ama dokunamıyorum. Hafızası yok. Hayatında, kalbinde biri var mı emin olmadan da dokunamam ona. O yüzden de her şeyi bir an önce netleştirmek istiyorum." dedim sert bir şekilde.
Beni anlamamaları çok normaldi. Onlar benim gibi engellere hiç takılmamışlardı.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları