Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Murat’ın Anlatımı
İçimdeki acının tarifi yoktu. Çaresizlik… İşte yaşadığım ızdırabın adı tam da buydu. Ama benim hangi işim kolay olmuştu ki bunun kolay olmasını bekliyordum? Hayat beni her zaman zorluklarla güçlendirmedi mi? Şimdi de öyle olacaktı elbette.
Herkes evden gidince kendimle baş başa kaldım. Ben kendimle ve yaşadıklarımla baş başa kalmamak için deli gibi çalışıyordum. Şimdi ise hem geçmiş hem de gelecekle yüzleşiyordum.
Saat 10 olduğunda üst kata çıktım. Leyla ile bir an önce konuşmam gerekiyordu. Ama bunu yalnız yapmalıydım. Tüm gerçeklerle yüzleşecek ve bunu onun gözlerindeki acıyı izlerken yapacaktım.
Henüz bu olaylara karşı ona anlatabileceğim bir çözümüm yoktu. Tek çözüm evlenmemizdi. Ama ona ne vadedebilirdim ki? O zenginliğin içerisinde benim fakirhaneme tamah edebilir miydi?
Üst kata çıktım. Adımlarım bile yaşadığım durumun ağırlığından yavaşlamıştı. İstemsiz bir şekilde merdivenleri yavaş yavaş çıkıyordum. Kapının önüne geldiğimde önce derin bir nefes aldım. Yüzüme en güzel gülümsememi yerleştirdim. Zile bastım.
Kapı hızla açıldı. Sanki kapının önünde beni bekliyormuş gibi. Kapıyı Leyla’m açmıştı. Yüzünde endişe ve sevinç bir aradaydı. Heyecandan titrediğini uzaktan görebiliyordum.
"Hoş geldin canım. Gelsene içeriye" dedi en naif sesiyle.
"Yok Leyla’m. Seninle yalnız konuşmamız lazım. Sen alt kata gelir misin?" dedim sakin bir şekilde.
Leyla onay verircesine başını salladıktan sonra Sultanım’a bakıp "İznin var mıdır, Sultanım?" dedim, vereceği cevabı bilerek.
"Elbette oğlum. Konuşun, halledin aranızdaki meseleyi" dedi ikimize de gülümserken.
Leyla ile alt kata indiğimizde onunla ilk kez yalnız kalacağım için çok heyecanlı olsam da, içinde bulunduğumuz durumun ağırlığı benim bütün heyecanımı yerle bir ediyordu.
Kapıyı hızlıca açtım ve Leyla önde, ben arkada eve geçtik.
Yazar Anlatımı
Leyla gider gitmez, Ebru Hanım içindeki sıkıntıyla baş başa kalmıştı. Tanıyordu evladı gibi sevdiği bu adamları. Hiçbir şey yapmadan durmayacaklardı. Onlar için o kadar endişeleniyordu ki, normalde yapmayacağı bir şeyi yapmak zorunda kaldı. Söz konusu evlatları ise risk göze alınabilirdi.
Telefonu eline aldı ve yıllardır aramadığı o numarayı çevirdi. Yiğit Abi’sini aramak zorunda kalmıştı. Güvenlik tedbirleri nedeniyle hiçbir zaman Ebru Hanım aramaz, hep Yiğit arardı. Ama durum acildi.
Numarayı çevirdi ve beklemeye başladı. Dördüncü çalışta açıldı telefon.
"Abi… Biliyorum bu numaradan aramamam gerekiyordu ama durum acil. Bizim tayfa tehlikede. Yardımın lazım" dedi Ebru Hanım, tek nefeste anlatmıştı içindeki derdi tasayı.
"Bacım, iyi ettin aradın da bu seni tehlikeye atar. Keşke başka telefondan arasaydın" dedi Yiğit Komutan. O da arkadaşının emaneti için endişeliydi.
"Başka numaradan arasam açmazdın abi. Şu an benim tehlikede olmam umurumda değil. Evlatlarımın başına bir iş gelmesin bana yeter" dedi Ebru Hanım.
"Anlat bakalım, benim bilmediğim bu kadar acil olan neymiş?" dedi Yiğit Komutan merakla.
Bu bölümün ilk 21 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları