Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Murat’ın Anlatımı
Leyla ile eve girdiğimizde Leyla doğruca salona geçti. Kanepelerden birine oturdu ve gözlerini bana dikti. Bakışlarındaki o masum merak, içimi ısıtıyordu.
"Bir şeyler içer misin Leyla’m? Çay, kahve ya da soğuk bir şeyler..."
Sesimdeki titremeyi bastırmaya çalışıyordum. İlk kez baş başa kalmıştık ve heyecandan kelimeler ağzımda düğümleniyordu.
"Su alabilirim. Çok susadım da" dedi gülümserken.
Hareketlerinden onun da en az benim kadar heyecanlı ve gergin olduğu belliydi. Yerinde duramıyor, ellerini nereye koyacağını bilemez bir halde kıvranıyordu.
Mutfağa gidip iki bardak su getirdim. Heyecandan dilim damağım kurumuştu. Kalbim öyle hızlı atıyordu ki, umarım kalp krizi geçirmeden Leyla’yla konuşmayı başarabilirim.
Suları sehpaya koydum ve yanına oturdum. Leyla bardağı kaptığı gibi bir nefeste içti. Sonra mahcup bir ifadeyle, "Şeyy… Çok susamıştım da" dedi ve sonra merakla yüzüme baktı ve devam etti: "Seni dinliyorum canım. Benimle ne konuşacaktın?" dedi.
O güzel gözleriyle bana bakarken, içimde bir şeyler kıpırdadı. Yavaşça ellerini tuttum. Gözlerine baktım, en yumuşak, en şefkatli bakışımla... Yaşadığı tüm acıları, benim sevgimle unutturmak istiyordum.
"Her şeyi hatırlamışsın Leyla’m. Her şeyden önce sormak istediğim bir soru var. Bu benim için çok önemli. Bana karşı hislerinde değişen bir şeyler var mı?" dedim duyacaklarımdan ister istemez korkuyordum.
"Evet, oldu."
Ciddi bir ifadeyle söylediği bu söz, beynimden aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissettirdi. Bu cevabı beklemiyordum. Şaşkınlıktan dondum ve yüzüne bakakaldım.
"Evet, oldu… Çünkü dün akşamdan sonra sana daha da çok âşık oldum."
Yüzünde beliren şefkatli gülümseme, içimi ısıttı. Derin bir nefes aldım.
"Ahu gözlüm, böyle şaka mı yapılır? Yüreğime indirdim!"
Sehpadaki suyu kaptığım gibi bir yudumda içtim.
"Şaka yapmadım ki… Sadece devamını geciktirdim" dedi kıkırdayarak.
Ona sarıldım. Deminki yaşadığım korkuyu ancak ona sarılıp onu hissedersem geçecekti. Artık Leyla’mın başı göğsümdeydi. Umarım yerinden fırlayacakmış gibi çarpan kalbimin sesini duymuyordur.
"Bunları söyleyerek beni ne kadar mutlu ettiğini bilemezsin… Bana dünyaları bağışladın" dedim ve ona daha sıkı sarıldım. Bir süre öyle kaldık. Sonra Leyla başını kaldırdı:
"Devamını sormayacak mısın?"
"Neyin devamını?"
"Hatırladıklarımın devamını."
Ciddiyetle söylediği bu sözler üzerine, sakin ve samimi bir tonla cevap verdim:
"Sultanım anlattı bilmem gerekenleri. Daha fazla canını sıkmak istemem. Ama anlatmak istersen dinlerim."
Koltuğa yaslandım, Leyla ise başını tekrar göğsüme dayamıştı. Geçmişini, yaşadıklarını, her şeyi anlattı bana. Çocukluk arkadaşından bahsettiği anda gülümsedim. Bunu ona ben anlatacaktım ama unutmuştum. Hemen odama gitmek için izin istedim. Odamdan çocukluk resmimi alıp, salona geri döndüm.
"Bebeğim, sana bir resim göstermek istiyorum. Bak bakalım bu çocuğu tanıyabilecek misin?" dedim yüz ifadelerini inceleyerek.
Leyla resme uzun uzun baktı. Sonra hatırladığı ile gözleri parladı:
Bu bölümün ilk 27 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları