Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Murat’ın Anlatımı
Artık dört kişilik evimize bir kişi daha eklenmişti. Birbirimizin numarasını aldık, biraz sohbet ettikten sonra Sultanım’ın yanına döndük.
Sultanım’ın durumu gayet iyiydi, ama o halini her hatırladığımda delirecek gibi oluyordum. Buna rağmen doktor, ısrarla müşahede altında tutulması gerektiğini söyledi. Acaba bizden gizlediği bir şeyler mi vardı? Yoksa Sultanım aslında çok hasta da bizim bilmemizi istemiyor muydu?
Sultanım sadece kızların eve gitmesine izin verdi. Bizi yanından bir dakika bile ayırmadı, sadece bahçeye sigara içmeye çıkabiliyorduk.
Haydar Abi de Sultanım’la tanıştı. Benden on yaş büyük olduğu için ona "abi" diyordum. Zaten yüz ifadesi o kadar sertti ki, aynı yaşta olsak bile kendime "abi" demek zorunda hissederdim. Sultanım onu da çok sevdi. Eve davet ettiğimizi duyunca çok mutlu oldu. Ben kızacağını bekliyordum, ama öyle olmadı.
Saat 20.00 civarı doktor, Sultanım’ın taburcu olmasına karar verdi. Birkaç ilaç yazıp eve gönderdi. Hep birlikte eve döndük. Mahalledeki kadınlar, Sultanım’ın rahatsızlığını duymuş olacak ki, biz eve geldikten on dakika sonra kapı çalmaya başladı. Gelen kadınlar, ellerinde tencereyle geliyor, beş dakika oturup Sultanım’ın iyi olduğunu görünce evlerine dönüyordu. Sadece "Manşet" lakaplı Huriye Abla, diğerleri gibi hemen kalkmadı. Sorularıyla Sultanım’ı çileden çıkardı.
"Ebru, neler oldu sana öyle? Duydum kız, çok üzüldüm. İlk benim öğrenmemiş olmam daha da üzdü tabii. Ee, ne dedi doktor? Neyin varmış? Kalp krizi miymiş?" dedi Huriye Abla merakla.
"Kalp spazmıymış. Böyle çok bunalır, üzülürsem tekrar olabilirmiş Huriye" dedi Sultanım imalı bir şekilde. Ama Huriye Abla ya anlamadı ya da anlamazlıktan geldi.
"Yaa, öyle mi dedi doktor? Vah vah, çok üzüldüm. Allah kimsenin başına vermesin. Ameliyat falan demedi mi? Kalp krizlerinde ameliyat oluyor ya" dedi Huriye Abla. Her sorudan ve duyduğu cevaptan sonra dizine vurmayı ihmal etmiyordu.
"Demedi Huriye, ağzından yel alsın! Ne biçim laflar bunlar? Doktor anlık bir durum dedi. Üzülünce falan olurmuş" dedi Sultanım. Hâlâ ona laf anlatmak için çaba gösteriyordu.
"Tabii üzülüyorsun sen de. Yalnızlık zor. Ama baban demişti: 'Askerden koca olmaz. Şehit olur, arkasında karısını dul bırakır; göreve gider, arkasında yol bekleyen göz bırakır.' Ahh ahh, başında bir adam olsaydı, birbirinize yarenlik ederdiniz. Evlenmedin, inat ettin. Rahmetlinin seneyi devriyesi geliyor, değil mi? Tabii ya kız, sen ona üzüldün. Ölenle ölünmez bacım, üzülme artık" dedi Huriye Abla. Teselli mi ediyordu yoksa delirtmeye mi çalışıyordu, belli değildi.
"Ona üzülmedim Huriye. Koca falan da eksik kalsın! Benim aslan gibi dört oğlum var, yalnız değilim. Şimdi kızım da geldi, yarenim çok yani. Sen benim yalnızlığımı dert etme kendine. Şevket eve gelmedi mi? Sen nasıl o evdeyken geldin buraya?" dedi Sultanım. Huriye Abla kocası evdeyken asla dışarı çıkmazdı, onun yanından ayrılmazdı.
Bu bölümün ilk 12 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları