Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Murat’ın Anlatımı
Leyla’nın yanına oturdum. Birbirimize baktık ama ikimiz de konuşmadık. Leyla elimi tuttu ve babasıyla konuşmak için kendini hazırlamaya başladı. Önce gözlerini boşluğa dikti. Derin bir nefes aldı. O boşlukta bir film izlermiş gibi gözlerini oradan hiç çekmedi. Anlatırken dolan gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Babası pür dikkat onu dinlerken, o ise partide yaşadıklarını ve sonrasını tüm ayrıntısıyla anlattı. Anlatırken korkudan titrediğini ve o anları kendi içinde tekrar yaşadığını görebiliyordum. Ben de onu bulduğum an ile ilgili tüm detayları anlatarak Leyla’nın sözlerini destekledim.
Tekrar dinlediklerimle içimdeki öfkeyi zor bastırıyordum. Leyla’nın babası, öğrendikleri karşısında deliye dönmüştü. Bir yandan kızına sarılıyor, bir yandan da gözyaşlarını tutamıyordu.
Leyla tüm olayları anlattığında, dağ gibi adam birden çökmüştü. Kahrolmak teriminin anlamını Faruk Bey’in üzerinde görebiliyordum. Evladını seven hangi baba buna katlanabilirdi ki? Adamın gözlerinden süzülen yaşlar birbiri ardına sıralanıyordu. Sonra aniden yerinden sıçradı ve bana döndü.
"Ozan itini sen mi kaçırdın? Eğer yerini biliyorsan söyle, onunla işim var" dedi Faruk Bey. Yüzüme sert bir ifade yerleştirdim. Dişlerimi sıkarak konuşmaya başladım.
"Onu ben kaçırmış olmayı o kadar çok isterdim ki. Leyla’ya yaptıklarını misliyle burnundan getirirdim. Onu ben kaçırmadım. Kim kaçırdı bilmiyorum ama umarım gebermiştir" dedim öfkemi dizginlemeye çalışıyordum. Sol elim hala yumruk olmuş duruyordu.
Faruk Bey ise söylediklerimin akabinde odanın içinde sağa sola volta atmaya başladı. Bir süre sonra da yığılmış gibi koltuğa oturdu ve başını iki elinin arasına aldı. Bir süre de o şekilde bekledi.
"Murat sana çok teşekkür ederim. Sen olmasaydın belki Leyla çoktan… Çok sağ ol. Beni evladıma tekrar kavuşturdun" dedi Faruk Bey bir yandan bana sarılırken. Ama sarıldığımız sırada sırtıma öyle bir vurdu ki. Seviyor mu? Dövüyor mu? Tam olarak anlayamadım.
"Rica ederim Faruk Bey. Ben o akşam insanlık görevimi yerine getirdim. Artık Leyla’m bana emanet. Gözümden bile sakınırım" dedim Leyla’mın gözlerine bakarken.
"O benim kızım. Ben sakınırım onu" dedi Faruk Bey imalı bir şekilde. Bakışları tekrar keskinleşmiş ve benim üzerime üzerime saldırıyordu. O an anladım, Leyla bana sevgilim dediğinde de bana aynen böyle bakmıştı. Faruk Bey benim fakir olmama takılmadı. O sadece kızını kıskanıyor. Her baba gibi.
Leyla henüz hastalığından bahsetmemişti. Sanırım babasının sakinleşmesini bekliyordu. Bir süre daha sessizce bekledik. Sessizliği bozan ise Leyla oldu.
"Baba benim amcama uğramam gerekiyor" dedi Leyla.
"Tamam birlikte gideriz. O da seni çok merak etti" dedi Faruk Bey bir yandan kızının saçlarını okşuyordu.
"Hayır baba o nedenle değil. Ben… Ben hastayım" dedi Leyla ve başını öne eğdi.
"Nasıl bir hastalık? Yoksa… Annen gibi mi?" dedi Faruk Bey korku ve şaşkınlığı bir arada yaşıyordu.
Bu bölümün ilk 15 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları