Bangkok sabahları hiç sessiz olmazdı.
Motor sesleri, kalabalığın uğultusu ve sıcak hava… her şey aynı anda başlardı.
Okulun büyük demir kapısı açıldığında öğrenciler içeri akmaya başladı. Hepsi aynı üniforma'yı giyiyordu ama herkesin hikâyesi farklıydı.
Ben kapının önünde durdum. Elimde çantam, içimde garip bir sıkıntı vardı. Yeni bir okul, yeni insanlar… ve bilmediğim bir hayat.
Bahçenin tam ortasında basketbol sahası vardı.
Topun zemine her çarpışı, sanki kalbimin ritmiyle yarışıyordu.
“Burada herkes kendini bir şey sanır,” dedi yanımdan geçen biri.
Başımı çevirdiğimde onu gördüm.
Sahanın ortasında, siyah saçlı, sakin ama tehlikeli bakan bir çocuk… topu parmaklarının ucunda çeviriyordu. Sanki okulun değil, sahanın sahibi gibiydi.
O an bilmiyordum…
Bu okulda her şey o basketbol sahasında başlayacaktı.
ve belki de....... bitmeyecekti.
O an sınıf'a giderken üzerime basket topu geldi ve sahadan bir ses.
-- hey topu atsana diye.
topu elime aldım sahaya gittim.topu uzattım.
-- sağol sen yenisin galiba dedi. başımı salladım.
--evet dedim.
-- krist. senin ismin ne? dedi. başımı kaldırıp krist'in uzun boyuna baktım
--win diyebildim krist gülümsedi
--hmm güzel isim dedi.
iyi günler diyip okul'a girdim. okul çok büyüktü insan burada kaybolurdu resmen kayıt yerine yaklaştım kendimi kayıt ettim sınıf'a girdim. bir süre sonra hoca içeri girdi.
-- bugün aramıza yeni birisi katıldı. win.
başımı hafifçe eğdim selam verip yerine oturdum. O an krist içeri girdi anladım ki aynı sınıftaydık. kalbim küt küt atmaya başladı. ve yanıma oturdu.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Emeğine sağlık canım
Yorum
Yorum bulunamadı.