Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Hislerimin beni alt üst etmesine izin veriyordum.
Aynı evin bir odasında, dört duvarı arasında ama birbirimizden en uzak noktalarda vakit öldürüyorduk. Nihat kendini koltuğa bırakmıştı, ben ise kapı eşiğinde, sırtımı kapının kasasına dayamış bir şekilde yerde, soğuk zeminde oturuyordum. Dün yaşananlardan sonra dudaklarımdan tek bir kelime dökmemiştim. Bu suskunluğum aslında ona bir ödül olabilirdi ama değildi, kendi içimde hislerime verdiğim bir savaşa aitti. Zihnimdeki düşünceler birbirine karışmıştı ve onları anlayabilmem için kalbimin ne dediğini duymalıydım. Bu mutlak sessizliğe muhtaçtım.
Nihat elinde telefonla neyle uğraşıyordı, bilmiyordum.
Ne kadar vakit öldürürsem öldüreyim bunu düşüncelerimi anlamamda pek işe yaramayacağını anladığımda usulca yerden kalkarak Nihat’ın yanına yerleştim. Koyu kırmızı gözlerimi ise telefonuna indirmiş ve neyle uğraştığını öğrenmiştim.
O kızla, Zeliha’yla konuşuyordu.
İçimdeki öfke, harlı bir ateşin üzerinde kaynama noktasına ulaşmak üzere olan bir su gibi fokurduyordu; her saniye biraz daha kabarıyor, taşmak için bir çatlak arıyordu. O an sabrımın son sınırını da aşarak kendime hâkim olamadım ve koyu kırmızı zehir zemberek bakışlarımı Nihat’a diktim. "Benim yanımda o kızla nasıl konuşursun sen?" diye sordum, kelimeler ağzımdan birer kor gibi dökülürken, sertçe. Gözlerimi bir an bile kırpmadan ekledim: "O kızla konuşamazsın!"
Bu bölümün ilk 6 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları