Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Mezarlıkta peşine musallat olduğum adamın omzuna başımı yaslamış, onunla beraber telefonunda videolar izliyorduk. Namaz vakitleri birer birer geçiyordu ve namazlarını kılmak gibi bir düşüncesi de hiç olmuyordu. Onu ikna etmem zor olmuyordu çünkü iki ay önce kendisinin kullandığı bir araçla kaza yaparak kendisinden yaşça küçük erkek kardeşinin ölümüne neden olmuştu, bunun üzerine kendini yeise kaptırmıştı.
Adının Nihat olduğunu öğrenmiştim, soyadı da Korduman’dı.
Yirmi dokuz yaşında bekar bir adamdı.
Başımı Nihat’ın omzundan çekmeden çok hafif kaldırırken, “Ne düşünüyorsun?” diye sordum yeşil gözlerine bakarak. “Şimdiye kadar sadece namazlarını kıldıramadım ve bu benim için hiç yeterli değil. Sıkıldım ben. Bara gidelim mi?”
Nihat sadece derin, sıkıntılı bir iç çekti.
Odadaki son ses uzun bir süre bu iç çekiş olmuştu. En sonunda kendini koltukta boylu boyunca uzandırdığında ben de hemen yanı başındaki zemine çökmüş, sırtımı koltuğun gövdesine dayamıştım. Yeşil gözlerini usulca karanlığa kapattığında öfkeyle yükseldim, sesim odanın soğuk duvarlarında uzun bir süre yankılandı fakat Nihat’ın boyutunda tek bir rüzgâr uğultum bile duyulmazdı. “Ah, hadi ama! Dışarı çıkalım, eğlenelim. Böyle yaşanmaz. Sen çok uyuyorsun!”
Bu bölümün ilk 6 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları