bu saraya getirildiğimde tek amacım hayatta kalmaktı. tek sıra halinde ihtişamlı kapıların açılması ile beraber saraya girdik ellerimiz ve ayaklarımız zincirlenmişti. kaçmayalım diye arkamızda ve önümüzde ikişer tane görevli Bize eşlik ediyordu. bana ne yapacakları belliydi. beni köle olarak kullanacaklardı buna emindim. nerede kalacağımızı bilmiyordum. görevliler bize kir ve pas tutmuş iğrenç odalara götürdüler. görevli beni itekledi ve pis çamurlu kafes in içerisine düştüm. kafamı çevirdim ve "yavaş ol be beni öldürmüyorsun ya!"dedim "emin ol ki burada seni asla önemsemeyecekler ömrünün sonuna kadar burada kalacaksın zaten." "buna bu kadar çok emin olma gün gelir devran döner ve belki ayaklarıma kapanırsın ha." görevli beni küçümseyerek kahkaha attı ve beni zindana kilitledi ilk gecem gerçekten de çok korkunçtu. gece bir türlü uyuyamadım Sabah olduğunda fincanın kapısının gürültüyle açıldığını fark ettim içeri garip görünümlü bir adam ve aynı görevliler geldi teker teker kafeslerin kapılarını açmaya başladılar. geçen gün beni küçümseyen görevli kapının önünde durdu bana gene aynı küçümseyici bakışıyla baktı ve kapıyı açtı beni kolumdan sertçe tuttu ve Bir de aynı tekstile haline getirdiler. en sonunda o pis kokar mı senden bir süreliğine de olsa çıkmıştım. görevliler bizi alıp cariye dedikleri kadınların yanına götürdüler. ben italyandım bambaşka bir yerde bambaşka bir ülkede hiç bilmediğim bir kültürde anlamını hiçbir şekilde bilmediğim şeylere hizmet ediyordum. cariyelerin yanına götürüldüğüm de güzel takılarla ve elbiselerle süslenmiş onlarca kadın vardı onlarca çeşit yemek vardı. görevliler elimize süpürgeler tutuşturdular ve etrafın tozunu almamıza söylediler. ben de tam diğerleri gibi süpürgelerden bir tanesini alıp etrafı temizlemeye başlayacakken bana takıntılı olan o görevle gene geldi ve bana "hayır sen şuradaki turunculu cariyeye hizmet edeceksin."dedi sonra da kulağıma eğildi ve "buradaki en ağır işleri senin alman için elimden geleni yapacağım."dedi "bana neden takıntılı gibi davranıyorsun bilmiyorum ama emin ol ki. Bir gün gelecek ve bana hizmet edeceksin." dedim tam da o sırada turunculu cariye beni yanına çağırdı ve "köle köle gel buraya!!!"bütün gün yorucu işlerle çalıştıktan sonra bizim takıntılı manyakla beraber zindana doğru yürümeye başladık. sohbet ederken adının lexy olduğunu ve İtalyan olduğunu öğrendim. tam da o sırada aralıklı bir kapının arkasından şiddetli bir şekilde sesler geliyordu. "ahhhhh ahhhhhh". -yemin ediyorum şu sahneyi yazarken gülmeden duramadım 🤣. - "lan ne oluyor? "lexy konuştu "ay dur bakayım bir." "a aa aaa aaaaaaaa ah ki ne ah kız bizim bu Muhammed denilen it karısını göz göre göre aldatıyor resmen AA aaa ay resmen kadını yiyor." "işte bu yükselmek için harika bir fırsat! benimle gel. "
bu bu platformdaki ilik kitabım ilk bölüm çok mu kısa olmuş bilmiyorum okuyanlar lütfen söylesin...
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Devam et bakalım 🤔
Daha uzun olabilir devamı gelsin bakalım ne olucakkk
Yorum
Yorum bulunamadı.