Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Selaam sevgili okurlarımm yeni bölüm geldiii :)) Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi lütfen paylaşın <33 İyi okumalar dilerimm <33
Onunla yüzleşecektim, ne öğrenmek istiyorsam yüzüne soracaktım. Peki akıl yürttüklerim benim kuruntum olabilir miydi? O, kendini öldürme ihtimali olan bir şeyi böylesine gözü kararak yapabilir miydi?
Makarna koyduğum tabağımı alıp masaya oturduğumda düşüncelerimle makarnaya bakıyordum, bir tabak aldı ve içine biraz koyup karşıma oturdu.
"Tat alamadığını sanıyordum," Hepsi kanım sayesindeydi, o herşeyi ona enjekte ettiğim kan sayesinde geri kazanmıştı. Bu, beni onun için daha da özel yapabilir miydi? Yoksa... Benimle işi bu kadar mıydı?
"Alamıyordum," dedi bilerek geçmiş zaman kullanarak. Artık neyi bilip bilmediğimi iyi biliyordu. Demek kaybettiği tüm o hisleri geri kazanmıştı, alacağını almıştı. Peki... Artık bana ihtiyacı var mıydı?
Son kalan makarnasını midesine indirdikten sonra karanlık gözleriyla bir bana bir tabağıma baktı.
"Çok açtın yemeğine zar zor dokundun, ne bilmek istiyorsun?"
"Dolandırma, direkt konuya gir." Dediğinde sertçe elimdeki çatalı masaya bıraktım.
"Bana her şeyi anlat." Dediğimde kuru ve soğuk sesiyle "300 yıldır yaşadıklarımı mı?" Diye sordu. Sofradan kalkmıştı önümde yarım kalan makarnama baktım ve yutkunarak bende kalktım. Makarnamı bile adam akıllı yiyememiştim.
Aptalı oynamayacaktım, o da çoğu şeyin farkındaydı. "Bana salak muamelesi yapma," dedim ve devam ettim.
"Her şey bir plandı. Amacın baştan beri sadece kanımı vücuduna enjekte ettirmekti?" Sonrada, belkide beni o vampirlere verebilirdi, sonuçta ne demişti "Zamanı var."
Arkasını döndüğünde buz mavisi gözlerinin kırmızıya döndüğünü görünce geri adım attım.
"Evet," dedi fısıltıyla. "Senin yakınında sürekli bulunmam geçici bir şey olacaktı onun yerine tek ve kesin bir çözüm buldum," Gözlerimin dolmaması için yutkunduğumda bana doğru adımlarını hızla atarak dibime kadar geldi.
Tezgaha yaslanmıştım. "Bundan sonra...Bu kadar yakın olmamıza gerek kalmayacak," dediğinde öyle öfkelenmiştim ki tezgahın kenarındaki bıçağı alarak onun boynuna tuttum.
Gözleri şaşkınlıkla açılmış ne tepki vereceğini bilmiyor gibiydi. Bu hamleyi beklemediği belliydi. Tam o sırada ondan beklemediğim bir hamle yaparak boğazına dayadığım bıçağı elimi tutarak daha da bastırdı.
"Yap," dedi. "Daha önceki gibi öldürmeye çalış beni." Gözlerimi kapatıp bastırmaya çalışsamda yapamadım ama tam o an bıçağı o, aldı ve boynuma dayadı.
"Bu bıçak beni öldürmez ama seni öldürür Nyra," dediğinde derin bir nefes aldım. Madem benimle oyun oynamıştı madem onun için ufak bile olsa bir değerim yoktu o zaman hodri meydandı!
"Senden almam gereken bir şey vardı. Daha doğrusu şeyler." İnsanlara ait özellikler.
Saatine bakarak "Ve aldım." Dedi. Boynuma dayalı bıçağı bu sefer elini tutup bastırdım:
"Öldür beni o zaman," dedim. "Artık işin bittiyse öldür."
"Alacağını aldıktan sonra hiçbir şey umrunda değil nasılsa!"
Bu bölümün ilk 21 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları