Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Kael'in kollarındaydım, yaşadığım huzurun gerçek olup olmadığını sorguluyordum eğer bu bir rüyaysa da uyanmak istemiyordum.
Kael hafif doğrulduğunda rüyamdan uyanma zamanım olduğunu anlamıştım.
Kael endişeli yüz ifadesine bürünerek hafif doğruldu. "Uyanmam mı gerekiyor?" Diye sordum.
"Uykuda değilsin Nyra," dedi yumuşak ses tonuyla ve gözümün önündeki saçı arkaya itti. "Sadece bir sorun var," dedi camdan bakarak. Uzandığım göğsünden kalkınca o da ayağa kalktı. Camdan baktığımda Eliza ve Andrei'nin geldiğini gördüm.
"Neden sorun olduğunu düşünüyorsun?" Diye sorduğumda çoktan kapıyı açıp içeri girmişlerdi. Ve Eliza'nın yüzünde gördüğüm o ifade gerçekten bir sorun olduğunu düşündürmüştü.
Kael'e baktığımda yüzündeki ifadenin ciddiliği beni daha da germişti.
"Nyra," dedi Andrei şefkatle. "Sorun ne?" Diye sordum birden. Birşeyler dönüyordu hepsinin yüzleri endişeden gerilmişti ve ben ne oluyorsa dolandırmadan söylemelerini istiyordum.
Eliza , Kael'le göz göze gelince Kael arkamda biterek bana şefkatle dokundu. Bu dokunuş Andrei'nin gözünden kaçmamış olmalıydı ki kaşları bir an çatılsada sonra düzeldi. Şu an başka bir sorunumuz olduğu aklına gelmiş olabilirdi. Bu durumda ikisinin arasında kalmak istemezdim.
Eliza bana yaklaşarak ellerimi tuttu. Anneme mi bir şey olmuştu? "Sorun ne Eliza?" Diye sesimi yükselltim.
"Alicia." Dedi. "Ne olmuş ona?" Aklıma dersten sonra ormana bir grupla yürüyüşe gideceği geldi. O sırada kısık sesle açık olan televizyondan bir haber yükselmeye başladı.
"Bugün, akşam saatleri bir grup orman yürüyüşçüsünden biri kayıp. 20 yaşındaki kayıp yürüyüşçü Braşov Transilvanya Üniversitesin'de okuyan bir öğrenci." Gerçek zihnimde bir şimşek gibi çakmıştı. Alicia kayıptı!
Bedenim istemsizce titremeye başladı, gözyaşlarım dökülürken onları tutma gereksiniminde bile bulunmamıştım.Normalde başkalarının önünde ağlamaktan nefret ederdim. "O nerede? Nasıl?" diye sorarken Eliza beni sardı ve koltuğa oturtmaya çalıştı çünkü her an düşebilirdim. Dizlerim bile titriyordu, Eliza derin bir nefes alarak dizlerini kırıp önüme oturdu "Sürgünler," dedi.
"Ne? Ne demek istiyorsun?" Kael, kafeye beni almaya geldiğinde oradaki üç vampirede böyle söylemişti. Onlar sürgün edilenlerdi bu yüzden sürgün deniliyordu. Kael'e baktığımda yüzü öylesine gergindiki çene hatları açıkca belli oluyordu. Sonra bana dönerek "Bizim yaptığımıza karşılık bunu yapmış olabilirler." Dedi.
"Ne yapmıştım ki? Kendimi korudum sadece ne yapabilirdim!"Sesimi yükseltmek istemesemde sesim oldukça yüksek çıkmıştı.
"Nyra, onları tüm vampirlerin önünde tehdit ettik," dedi Kael evin içinde dolanmaya başlarayak. Bir çözüm arıyor gibiydi, ellerini ensesinin arkasında birleştirmişti.
"En kolay yem olarak Alicia'yı seçmiş olmalılar," dedi Andrei sıkıntıyla. İçimde yükselen bir öfke tüm benliğimi hücrelerime kadar titretmişti.
"Alicia öldü mü? Onu kaçırdılar mı?" Bu sefer ayağa kalkmıştım çünkü oturmak içimdeki yangını daha da hiddetlendiriyordu. Andrei ve Eliza gözgöze geldiler bir şeyler biliyordular ama söylemiyordular.
"Eliza," dedim öfkeyle. "Ne biliyorsan söyle."
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları