Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Bu kurguyla ilgili çok düşündüğüm şeyler oldu, yayınlayıp yayınlamama arasında çok kararsızdım ama böyle bir hikaye yazmazsamda içimde kalır diye düşündüm. 🙂
Umarım desteklerinizi eksik etmezsiniz ve bu hikayeyi beğenirsiniz iyi okumaalarr❤️
Braşov'da her şey farklıydı. Sanki şehir, nefesini tutmuş da ben fark etmeden içine düşmüşüm gibiydi. Burada sesler yankılanmıyordu. İstanbul'un gürültüsünde yetişen biri için böyle hissetmek belki de normaldi.
İstanbul'da her an kulaklarımda korna sesleri, sokak satıcılarının bağırışları, kalabalığın uğultusu vardı; sanki şehrin nefesi hiç durmuyordu. Oysa burada sabahları pencereyi açtığımda sadece kuşların kanat sesini, rüzgârın ağaçlara dokunuşunu duyuyordum.
İstanbul'un kokusu egzozla karışmış simit tezgâhlarının kokusuydu; Braşov'da ise toprağın nemi, ormanın derin yeşili ve sessizliğin kendine özgü kokusu vardı.
İstanbul beni hızla koşturan bir nehirse, Braşov dingin bir göldü.
Güneş doğuyordu ama ışığı buraya uğramıyor gibiydi. Sanki Braşov, kendi içinde gölgeleri saklıyor gibiydi ve ben... Ben hâlâ bu sessizliğin içinde kendi sesimi arıyordum. Yani kısaca buraya hâlâ alışma çalışıyordum.
Bu hafta sonu kendi kendime vakit geçirerek evde kalmayı tercih etmiştim. Taşındığım bu evi kendi evim gibi hissetmem için bazı düzenlemeler yapma ihtiyacı duyuyordum. Sipariş ettiğim yeni kitaplıkla bu değişikliğe başlama adımımı atmıştım. Yeni kitaplığım bugün teslim edilecekti artık bu eski, kırık dökük kitaplık yerine yenisini koyacaktım.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları