Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Helllooo sizi yeni bölümle baş başa bırakıyorumm..💃
Bu sefer hikayemize farklı bir karakter ekleniyor ve bizi çok daha farklı şeyler bekliyoor. Yorumlarınızı bekliyorumm yorum yapıp beğenmeyi unutmayın çiçeklerimm 🌸
İyi okumalaar
Gözlerimi açmasamda uyandığımı biliyordum ama henüz nerede olduğumdan emin değildim. Ormandaki sert zemin gitmiş yerine yumuşak bir zeminde yattığımı hissedebiliyordum. Onun dışında o hissettiğim acı... Gitmişti.
O keskin, içimi kemiren sancı artık yoktu. Yerine hafif bir titreşim kalmış gibiydi, sanki damarlarıma yeniden hayat dolmuştu. Nefesim daha derin, daha gerçekti.
O an bazı sesler duydum, odaya birileri girmişti "Eliza yarım saate uyanır dememiş miydi? Uyanmadı." Ses Kael'e aitti ve sesinden anladığım kadarıyla iyiydi, bu rahatlamamı sağladığında kapalı gözlerimi açmaya çalıştım.
Eliza heyecan ve rahatlamayla karışık bir tonda:
"Bak dedim uyanıyor işte," dedi. Arkasından Baleron ve Andrei'nin konuşma sesleri geliyordu. Baleron "Çok şükür," diyordu. Onların sesini duyduğuma o kadar mutluydum ki... Mutluluktan ölebilirdim.
Gözlerimi açtığımda karşımda duran dört vampirin o korkunç vampirler yerine en sevdiğim vampirler olduğunu görmek gülümsememi sağlamıştı. Öfke ve endişeyle karışık yüz ifadesine sahip Kael, rahatlayan Eliza, her zaman sakinliğini korumaya çalışan Andrei ve şapşal Baleron...
"Gülüyor musun?" diye sordu Kael sinirle. "Nyra ne düşünüyordun söyler misin kendini öldürtmeyi mi?" Gerçekten öfkeliydi, beni böyle gördüğü için mutlu olmuştu ama öfke hissi oldukça baskındı. Biliyorum çok endişelenmişti çünkü bende öyle olurdum. O yüzden tekrar gülümsememe devam ederek:
"Senin iyi olduğunu gördüğüm için gülüyorum," dedim kendi odamda olduğumu fark ederek. Kendi evimde, kendi odamdaydım ama odamın kokusu bile farklı geliyordu artık; eski kitapların tozu, yatağın kumaşı, pencereden sızan soğuk hava... Alıştığım yer artık burası değildi , Kael'in eviydi.
Kael yanıma gelip sımsıkı sarıldığında ona sıkıca karşılık vermiştim. Ah! Ormanda acıyı hissederken bir daha ona böyle sarılamayacağımdan ölesiye korkmuştum ama şimdi buradaydık ve ben tekrar onun kollarındaydım.
"Çok endişelendim, bir daha asla böyle bir şey yapmıyorsun asla!"
Hafif doğrularak "Sende aynı şeyi yapardın," dedim ama o beni duymamış gibiydi, odanın içinde bir sağa bir sola gidiyordu.
"Ama sen bir daha yapmıyorsun, ölecek olsam bile yapmayacaksın!" dediğinde kalbime bir ağrı saplanmıştı , ağrı ormanın derinliklerinde hissettiğim ağrıya benziyordu. Yüzümü buruşturarak "Ölmeyeceksin!" dedim.
"Biraz sakin olur musun? Gerçekten başım döndü." Bunu söyleyen Andrei'ydi, normalde Kael'e karıştığı için kızsamda şu an oldukça haklıydı.
"O, kızsada doğru olanı yaptık çünkü biraz daha geç gitseydik Kael'i alabilirlerdi," dedi Eliza, Kael'e sitemle bakarak.
Kael oraya buraya gitmeyi bırakıp yanıma geldi, ona bakarken kalbim hem rahatlıyor hem de sıkışıyordu.
Yüzüne dikkatle eğildim. Çizgileri, gölgeleri, her ayrıntıyı görmek istedim. Kaşlarının arasındaki hafif kırışıklık, sanki düşüncelerini saklayan bir perdeydi.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları