Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Sabahın ilk saatlerine kadar gözüme bir damla uyku girmemişti. Sonunda kalkıp hazırlanmış ve çantamı alarak buraya birkaç saat uzaklıkta oturan dayımların yanına gitmek için evden çıkmıştım.
Geldiğimden beri ona araba için bile teşekkür edememiştim. Birkaç kere arayıp ısrarla çağırdığında dersleri bahane etsem de şimdi gitmem için bir bahanem vardı. O da buradan ve saçma olaylardan uzaklaşmaktı.
Küçük bir sırt çantası hazırlayarak birkaç gün yetecek kadar kıyafet koydum. Arabama binerken Elizaların evine baktım. Orada yaşayan aileyi sevmiştim, onlarla arkadaş olmuştum daha doğrusu ben öyle sanıyordum ama sadece kendimi kandırmıştım. Eliza benden ne istiyordu bilmiyorum ama durup dururken bana yakınlaşmadığı kesindi.
Yola çıkarken atmaya başlayan yağmur şimdi daha da hızlanmıştı. Saat henüz sabaha karşıydı bu da havayı hafif karanlık yapıyordu. Dayım Braşov'un Miercurea Nirajului ilçesinde Tampa Köyünde oturuyordu. Gelmek istersem diye önceden bana attığı konumu açarak arabayı çalıştırdım. Birkaç saat sürüyor desem de yol 2 saat gösteriyordu. Bakalım kaybolmadan ne kadar gidebilecektim?
Şehir ışıkları arkamda kalırken, önümde uzanan yol bana ait oldu. Radyoyu açmamıştım. Sessizlik kendimi dinlememi sağlıyordu. Camdan dışarı bakarken, Transilvanya'nın kıvrımlı yolları beni içine çekmeye başladı. Dağlar, vadiler, uyanmamış köyler... Her biri bir düşünce gibi geçiyordu yanımdan.
Eliza'nın sözleri, yüzü, endişeli gözleri... Hepsi bir hayal ürünü gibi zihnimde beliriyordu, bazen tüm hepsinin benim kuruntum olduğu düşüncesi tüm düşüncelerimin önüne geçiyordu.
Direksiyonu sıkarken fark etmiştim: belki ona değil, kendime kızgındım. Belki bu yolculuk, sadece bir kaçış değil benim için bir yüzleşmeydi. Peşin hükümlü olduğumu biliyordum ama nedense onların gizeminden kaçmak istiyordum. Bazı şeyleri duymaya hazır hissetmiyordum.
Tampa'ya yaklaşırken güneş doğmaya başlamıştı. Gökyüzü pembeye dönerken tarlalara altın gibi parlayan ışıklar saçıldı. Dayımı en son yaklaşık bir sene önce dedemin cenazesinde görmüştüm. Uzak olsak da sık sık telefonla görüşüyor sene de bir de mutlaka yüz yüze görüşüyorduk. Ben okullu olduğumdan bu yana o daha çok Türkiye'ye geliyordu.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları