Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bölüm Müzikleri 👇🏻
Kendimden Hallice, Rakı İçmeyi Bilmesen Tanışabilir Miydik. Halsey, Without Me. Marwa Loud, Bad Boy.
-Yalanın sinsi soluğu kulağının arkasında belirdiğinde, diğerlerinin söylediklerine inanacaksın. Figüran bile değilsin onun hayatında, bir an önce kurgudan silinmek için yazılmışsın.
Her şey'in başladığı an,
3 Gün öncesi...
"Böyle olacağını biliyordum." Melis sitem ederek Ela'ya telefonunun ekranını çevirdiğinde Ela'nın gözleri yerinden çıkarmışçasına fırlayarak şaşırmıştı.
"Dün bir bugün iki," gözlerini devirdi, "Bu ne hız?" Bardaki iki kızda o gece ortak arkadaşlarına sinirliydiler. Çünkü Melis, bir birkaç gün önce Milan'dan ayrılmıştı ve Melis'in sözde en yakın arkadaşı olan Nehir sanki yıllardır bu anı bekliyormuşçasına kendini Milan'ın kollarına atmıştı.
Sahtekar. Ne bir yakın arkadaş ne de bir dosttu. Tam bir sahtekardı. Yakın arkadaşlar sevgilileri ayrıldığı an onu teselli eder ve yanında olduğunu hissettirirdi. Hiç soluk almadan dostunun sevgilisinin kucağına atlamazlardı.
"Baksana Ela," Melis fotoğrafı yaklaştırdı ve Milanla Nehirin ellerinin birleştiği noktaya odaklandırtmıştı, "Benim elimi bile böyle sıkı sıkı tutmamıştır piç herif." Sırma saçlarının arasından elini geçirdi.
"Sikter et onları, " elini Melis'in koluna dokundurdu, "Ben senin yanındayım."
O gece Melis'in kalbi sıcacık olmuştu arkadaşının sözleriyle. Doğrusunu söylemek gerekirse Melis daha önce bu duyguları yaşamadığından biri ona değer gösterdiğinde nasıl tepki vereceğini bilemiyordu.
Gülümsedi sarışın, kocaman gözleriyle arkadaşını izliyordu. "İki Cin Tonik alabilir miyim?" Bar sandalyelerinin üzerinden barmene doğru uzandı Ela ve sipariş ettiği kokteyllerin ücretini ödedi.
İlk sipariş ettikleri içki olmadığından ikisinin de zihni çakırkeyfti. Melis normalde alkol almazdı, yıllardır uyguladığı diyeti esnetmiş oluyordu her aldığında.
Birkaç saniyenin ardından sipariş ettikleri içecekler geldiğinde Ela'nın telefonu çalmaya başladı.
"Ah şimdi mi Reha, biraz geç kalmadık mı?" Gözlerini devirmişti bar sandalyesinden inmeden önce. Ona aşıktı ve sevdiğini kabul ediyorduda. "Hemen dönerim," Ela içecek bölümünden uzaklaşmaya başladığında çoktan telefonu açmıştı, "Dinliyorum seni, her zamanki gibi."
Melis'in gözleri sürekli bir yerlere dalıyordu ve hüzünlü hissediyordu kendini. Milan'ı gerçekten de olmayan kalbiyle çok seviyordu. İlk kez onunla aşka inanmayı denemiş, kalbindeki buzları eritip yüreksiz göğüs kafesinin derinliklerinde de duygular olduğunu biraz da olsa hissetmişti.
Aşka inanmıştı.
Ya da sadece başka bir hayal kırıklığına inanmıştı.
Derinleri kanıyordu Melis'in gece yarısını geçerken saat. Ona inandığına pişmandı, sırma saçlarını kuleden aşağı uzatıp prensinin onu kurtarmasını beklemesinden pişmandı, cam kırıklarıyla ve her haliye bir adama gittiği için pişmandı.
Ama en pişman olduğu şey, kalbini kıran adama kendi gibi davranmasıydı.
Kendi gibi?
Kendiyle derdi olmayan biri gibi.
Melis Şanci yalanlar söylerdi,
Söylediği yalanlara da inanır,
Gerçek olmayan kurguları eylemlere dökerdi.
Finalinin her hecesini ezbere bildiği kitapları okumayı severdi. Canı acırdı, kalbi kırılırdı ama aynı şeyleri yaşamaktan hoşlanırdı.
Bu bölümün ilk 18 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları