Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bir kapı kırıldı, bir ailenin kaderi değişti.Cengiz komutanın verdiği o son, geri dönüşü olmayan emirle birlikte timdeki hepimiz saniyeler içinde tamamen başka, bambaşka bir ruh haline büründük artık ortada ne dağların getirdiği o ıssızlığın yorgunluk kalmıştı ne de saatlerdir ruhumuzda, sırtımızda biriken o ağır duygusal yük.
Yılların sarsılmaz eğitimi, kemikleşmiş askeri refleksler ve o çelik gibi sert disiplin bedenimizi, her bir hücremizi bir anda tamamen ele geçirmişti.Cengiz komutan tek dizinin üstünde, o tehlikeli haritayı zihninde çoktan kusursuzca kurmuş gibi köyü izlemeye devam etti sonra fısıltı kadar kısık ama ürkütücü derecede net bir sesle konuştu. “Beni iyi dinleyin çocuklar, burada hiçbirimizin en ufak bir hata payı yok.” Hepimiz tek bir kelime bile etmeden, gözlerimizi milim oynatmadan tamamen ona odaklandık.Komutan parmağıyla o hedefteki köyün, aşağıyı işaret etti. “Akrep, Demir, Kerem, siz benimle birlikte doğrudan o rehine tutulan taş eve yaklaşacaksınız, birinci önceliğimiz ne pahasına olursa olsun o rehineyi sağ çıkarmak.”Sonra başını hafifçe, timin diğer tarafına doğru çevirdi. “Aras, Mete, Uğur, siz de hiç vakit kaybetmeden o kalabalık meydanın doğu kanadını tamamen keseceksiniz, arkadan tek bir kaçış hattı bile bırakmayın.”Gözlerini en son Onur’a dikti. “Onur, Murat, Eren, sizlerin görevi ise doğrudan o günahsız sivilleri korumak, kadınlar ve çocuklar tamamen sizlerin sorumluluğunda.” Eren hayatımda gördüğüm en ciddi, en kararlı ifadeyle başını anında salladı bu kez o çocuksu yüzünde tek bir gram bile şaka, sululuk emaresi yoktu.Cengiz komutan son kez hepimizin gözlerinin içine baktı. “Unutmayın, içeride, o evlerin arasında masum kadınlar ve çocuklar var ateş serbest ama gözünüz her zamankinden açık olsun, masumun canını yakan olursa hesabı bizzat ben sorarım.”Hep bir ağızdan, o dağ rüzgarının uğultusunda kısık sesle cevap verdik. “Emredersiniz komutanım, baş üstüne.” Sonra hiç beklemeden, bir gölge gibi sessizce harekete geçtik.O dik dağ yamacından aşağıya doğru inmek hiç ama hiç kolay değildi, hava gitgide daha da ağırlaşmıştı güneş gökyüzünde yükseldikçe o koca taşlar iyice ısınıyor, ayaklarımızın altındaki kuru toprak her adımda toz halinde dağılıyordu.
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları