Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
(Seninle yaşamak istiyorum...)
Elif yanımda oturmuş, telefonundan bir şeylere bakıyormuş gibi yaparken ve bana bunu fark ettirmemeye çalışırken ben de son günlerde hayatımın ne kadar değiştiğini, ne kadar çok şey yaşadığımı düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Birkaç gün önce bir hizmetçi ve değersiz biriydim, başkasının yanında yaşayan görünmez birisi. Şimdi ise yanımda, benden hoşlanmadığını iddia eden ama bir haftadır yanımdan ayrılmadan bana bakan, her geçen gün benden biraz daha hoşlanan kadınla beraberdim. Hatta taburcu olmama rağmen bile beni bırakıp gitmeyen bir kadınla oturuyordum. Neyse ki onun aksine ben kalbinin ne dediğini anlayabilen birisiyim ve neyse ki onu ilk gördüğüm andan beri ondan hoşlandığımı biliyorum. Elif'in aksine ben bunu hiçbir zaman inkâr da etmiyorum.
Bu dünyada yeni olmama rağmen saatim sayesinde birçok şey öğrenmiştim. Bu saat düşündüğümden daha çok işime yaradı. Hem bu ülkenin dilini öğretmiş hem de burada hayatta kalabilmek için gerekli bilgileri beynime kodlamıştı. Şüphesiz en ilginç özelliği de dünya üzerindeki kullanılan bütün para birimlerini kopyalayabilmesiydi. Bu, benim için oldukça iyi bir özellikti ki bu özelliği sayesinde bir günde bu ülkenin gizli zenginlerinden birisi olmuştum. Elif'e bu saat hakkında bahsetmeli miyim acaba? Bahsetmesem daha iyi, evet, bahsetmemeliyim.
( Niye yanımda gözlerini dikip bana öyle bakıyorsun? Başka yöne baksa gözleri bozulur sanki.)
Haa, bir de düşüncelerini duyabildiğimi söylemem gerekiyor tabii. Hatta kalbinin her ritmini, damarlarındaki kanın vücudundaki ilerlemesini bile duyabildiğimi söylemem gerekiyor ama önce bana güvenmesi gerek, zira hâlâ başka bir gezegenden geldiğime bile inanmıyor. Bunları duysa benden iyice korkabilir, hatta uzaklaşabilir. Hem niye sen varken başka şeylerle ilgileneyim, hayatım?
— REX, benimle beklemene gerek yok. Deniz gelmek üzeredir. Sen de evine gidebilirsin. Daha yeni iyileşiyorsun, hem yeniden hasta olmanı da istemem. (Gitme, gitme, beni burada tek başıma bırakma.)
(Seni asla bir yere bırakıp gitmem, canım.)
— Ee, sen öyle istiyorsan gidebilirim tabii.
(Hemencecik kabul etti. Bir haftadır peşimi bırakmıyordun, evleneceğiz deyip duruyordun. Ne oldu? Demek senin de sevgin iyileşinceye kadardı.)
— Hahahaha!
— Niye güldün, ne oldu?
— Hiç, aklıma öyle saçma bir şey geldi de. Arkadaşın gelene kadar bir yere gitmiyorum, merak etme, canım.
— Ohh, iyi bari. (Burada tek başıma korkudan ölürdüm ben, değilse.)
— İstanbul'da nerede yaşıyorsun?
— Ben burada yaşamıyorum ve burada evim yok. Sen nerede yaşıyorsun, Elif?
— Burada evin yok mu? Başka bir şehirden gezmek için mi geldin İstanbul'a?
— Başka bir şehirden değil, gezegenden geldim, hayatım ama burada kalmayı düşünüyorum.
— Yine mi şu uzaylı muhabbeti? (Hıı, tamam, uzaydan geldin. Bay, uzaylı yakışıklı.)
(Sana doğruları söylüyorum ve sen de bana inanmıyorsun, dünyalı güzel hanımefendi.)
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları