Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Okumadan önce şarkıları açınız.
Şarkı: Songleikr, Jenta ho Gjekk Seg
Arthur yanımızdan uzaklaştıktan sonra Olga ile göz göze gelmiştik. Bakışları oldukça düşünceli görünüyordu. Hazırlanın demişlerdi ama pek hazırlanacak bir şeyimiz yoktu. Hatta hiç yoktu. Olga elimden tuttu ve beni kendine çevirdi. “Sakın ama sakın yanımdan ayrılma Anya.”
Kafamı eğdim ve bileğimdeki Magnus’un verdiği bilekliğe baktım. Bir Ravnoy vatandaşlığını simgeleyen bu bileklik asla benim için bir bileklikten fazlası olamayacaktı. Asla Ravnoy vatandaşı olmayacaktım.
Omuzlarımı dikleştirdim ve Olga’ya döndüm. “Neden bu kadar korkuyorsun Olga?” kafasını muhafızlara çevirdikten sonra tekrar bana döndü. “Sana bir şey olmasından korkuyorum.” diye fısıldadı. Dudağımın bir köşesi kıvrıldı. “Henüz Anya Morozova’yı tanımıyorlar.” Olga kafasını iki yana salladı ve tam bir şey diyecekken muhafızlardan biri “Acele edin, inme zamanı!” diye bağırdı.
Olga elimi tuttu ve beni çekiştirdi. Hiçbir şey demeden ilerlemeye başladım. Bulunduğumuz koridordan çıkarken Arthur ile göz göze geldim. Duruşu dik, korkusuzdu. Onunla sohbetim olmasaydı gerçekten korkutucu göründüğünü söyleyebilirdim. Kafasını hafif eğip bana selam verdiğinde aynı şekil karşılık verdim.
Geminin çıkışına ulaştığımızda buz gibi hava bizi karşıladı. O kadar soğuktu ki, iliklerime kadar donabilirdim. Ürperince Olga bana döndü. Göz göze geldiğimizde hiçbir şey demeden yürümeye devam ettik. Sanki bakışımızla anlaşmıştık da bir şey deme gereği duymamıştık.
Muhafızlar bizim inmemize yardımcı olmak için bekliyorlardı ama ben hiçbirini aldırış etmeden kendi çabamla aşağı indim. Toz olan üstümü çırparken kafamı kaldırdım ve gördüğüm manzara karşısında şaşkınlıkla dudaklarım aralandı.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları