Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Sene 2008; "iki insanın son günlerinin hatırasıydı.Cenk`in gözünden*Nil ile dışarı çıkardık gül bahçesinde piknik yapmak için ben ise erkenden kalkıp onun hazırlanıp süslenmesini beklerdim.heyecanla çocuktuk saf duygularımla onu seven bir çocuktuk Nil 9 yaşındaydı ben ise 11…ben ondan büyük olduğum için en sevdiği şey beni yaşımdan vurmaktı*kapı açılışKusursuzdu.beyaz elbisesindeki çiçek desenleriyle tül elbisesini tutup yanıma koşmayı çalışıyorduheyecanla neşeyle koşturdu…gülümseyip*cenk hızla sarılmayla yanağıma öpücük kondurdu.masumca onun için dostçaydı ama saf sevgilerle onu ilerde ölüp ölmediği belirsiz…sevdiğim kızı bu yüzden aramak istiyordum sesini duymak…karşılıkla sarılarak fısıldamayla*- çok güzel olmuşsun…geri çekildiğinde elimden tutarak koşturmaya çalıştı.kelime ettirmeden deli gibiydik o gün tüm enerjimizi eğlence anlayışına bırakıyorduk gülümsemelerle koşarken tek odak noktam güzelliğiydi.ve saf çocuksu halleriydi umarım o günlerdeki gibi eğleniyordur…su sesi*köprüden geçerken suyun denizin eşsiz sesiydi ama kulaklarımıNil`in ayakkabısını düşürmesiyle bölünmüştü.Nil`i geri çektim*- neden yapıyorsun yavaş ol koşturmadurdurarak ayakkabısını almak için eğildim takılmaması için söz edecekken kendini durdurup içinde yuttu kelimelerianladıktan sonra mimiklerini süzmeye başladım tebessümle*- bence sözlerini içinde tutayakkabını geçirerek bağcıklarını centilmence sıkıca bağlamaya devam ederken*- sadece mutlu olduğum biriyle koşturduğum için mi çaresiz oluyorum?Bana eğilerek saçımla oynadı birbirimize son mutlu anımızla bakacağımızdan habersiz şekilde…Şimdi ki zaman ♬cenk sandığı açarak ayakkabıya sessizce dokunuşlarla*göz atarken göz yaşlarını tutamamıştı*- Neden Nedenpişmanlıkla kafasına darbe uygulamaya başlamıştı…sadece kaybettiğini sandığı kız içindi kırgınlıkla öfkesini kendisine zarar vererek çıkararak onu gören kimse olmadı…çünkü o kimsesizdi ne ailesi vardı nede yanında olan bir insan.sadece kendisiydi yere atarak acılar içinde kıvranmaya başladı göz yaşlarına boğulmalarıylaKaranın gözünden*Arabanın anahtarını uzatarak şoföre gerginlikle bakarken şoför arabanın kapısını açtı sessiz adımlarla*- Durur musunuz…arkamdan tanımadığım ses aceleyle omzumu tuttu durdurmak için kafamı döndürdüğümdeomzuma narin dokunuş yaptıktan sonra geri çekildim*- pardon?Gözlerimi kısarak ona yöneldim kadın çekinerek elini sessizce geri çekti*- sadece birkaç dakika olur mu?Derin nefesle duymazdan gelerek arabanın kapının kolunu sertçe açarak bindim.kulaklarımı kapatarak.Şoför bindiğinde kız pes etmedi arabanın önünde belirdi.ön camı tıklamaya devam ettiyüzsüz ifadeyle suratımı ekşiterek utançla yüzümü kapadım sinirle*- sür şu arabayı!şoför ise endişeyle arabayı geriye atmaya çalışırken kız kapıyı sertçe açtı.hızla bana kısa süre baktıktan sonra arabanın içine geldi*- seda ben.cebindeki kağıdı bana uzatarak baştan aşağı süzdü ilk başlarda*- yalnız işim var.kağıdı umursamadan kıza uzatarak telefonumla ilgilendim göz teması kurmadan*-bence nereye gidiyorsan ayakların varseda geri çekilerek pes etti*- tamam kendimi unutturmayacağım yine tekrardan karşılaşacağız.çantasını alarak isyanla arabanın kapısını şiddetle kapattı.deli olduğunu sandığım için fazla kafamda büyütmedim Faruk ile konuşmamız aklımdaydı.o kızın bana yardımı ne kadar dokunacaktı?Nil kara arabama basan kişiden çok bu kızın ismi kafamdaydı silkelendim.unutturmak için Faruk`un verdiği numarayı çevirmemek için direnişteydim.*- belki de aramalısınız.şoför kelimesinden sonra korkuyla arabayı çalıştırdı.utançla pes etmiştim neden bilmiyorum ama ismi bile etkileyiciydi.*- sanırım haklısın.sertçe şoföre göz ucuyla baktıktan sonra tedirginlikle arama tuşuna bastım.numara çevriliyor…içimde sadece merak heyecan duygusu vardı dakikalar geçmesine rağmen cevap yoktu…Kendimden eminken birden o düşüşe geçtiğimi anladım alaycı gülüşle yediremeyip telefonu sertçe fırlattım şoför ise korkuyla*- sorun varsa?Onu bölerek her zaman gittiğim yere sürmesi gerektiğini söyledim.O yer arkadaşımın mezarıydı kaybettiğim kişinin mezarıydı ne zaman onu hatırlasam pişmanlıkla içim donuyordutüylerim dikendi tek bir dileğim olsaydı benimle olmasıydı sessizdiher yer Cenkin tek dileği hep sesti hayatında tek bir şey onu mutlu etmesiydi müzik onun ruhuydukendime verdiğim söz onun her mezarına gittiğimde ona beste hazırlamamdıölümüyle diğer dünyadan sesini duyamadığım arkadaşımın sesinin ruhunu yaşatmak istiyordum …"ya da karanın öldüğünü sandığı arkadaşı her zaman yanındaydı bilmese de …"11.02.2014Kavga dövüş*lise yıllarımda her zaman sorunlu bir çocuktum ama tek kendimi korumayı bilmeyen bir ergendim…yüzümdeki her dayak izleri kan içindeydi ağzımdaki k*n damlası yavaşça akıyordu durmadan dayanamıyordumbirinin kurtarması için dakikalarca dua ettim ama içimdeki seslerden başka kimse duymadı beni.sesim iyice içine kapanmıştı ama o gelene kadar*- bu borcunu ödemediğin için!.adam benden aldığı cüzdanı sertçe yere atarken tanımadığım el kolunuyakalamayı başardı*- kimsenin sana borcu olduğunu düşünmüyorum umut?Elini indirip parmaklarıyla tüm gücüyle bastırdı onun kolunuayağa kalkış* dinlendikten sonra acılarım gitmişti durunca o gün Cenkle sadece arkadaş değildik ondan ötesiydi…ta ki benim yaptığımo hataya kadar…kaza gününden sonra araba hayatta sürmezdim ölüm sebebi ben iken…"karan kendi gördüğü hatalardan dolayı sevdiği insanların hayalini yaşamak isteyen çocuktu.”kaybettiği insanlar olsa bile.
Ama tek unuttuğu şey kendi hayalini tek biri sayesinde farkına varacaktı…"GünümüzNili`n gözündenboranla iş hakkında konuşmak için Aynı kafede oturmaya karar verdikama içimde nedense buruk bir ukde vardı o an saatler geçmesine rağmen hala mesajlar atmaya devam ediyordu teklifi kabul etmemle alakalı*- bu teklifi kabul etsem miborana dönerek ama sorun vardı Boran düşünceleriyle boğulmuştutelefonuyla grup fotoğrafımızı dikizleyerek gözleri dolmuş şekilde mesajlara bakıyorduhüzünle göz ucuyla baktığımda Cenk de vardı fotoğraftaCenk boran ve benim Asya`nın çocukluk arkadaşıydıama onlar için öyleydi benim için arkadaştan öteydi birlikte yaptığımız onca anılarımız gerideydi…boran parmağını şıklatarak acı tebessümle*-özledin mi onu…kelimeler boğazındaydı ona dönerek elini tuttum acı üzüntü ile*- mezarına çiçek koymaya gidelim mi…onu en azından içimde yaşatmak istiyordum bunca zaman birlikteliğimize ama o ise gitmeyivedayı tercih etti… Boran telefonu koyarak gözümdeki yaşlarıcentilmence silip masadan kalkıp sarılmaya yöneldi*- sırf Cenk için istiyorsan bunu neden olmasın…buruk bir şekilde onayladıktan sonra birbirimize sığındık sadece… acılarımızı paylaşarakKapı açılış*Anlamsızca kapılar açıldı korumalar ise adamın arkasındaydı kusursuzdukırmızı saçlarını gerginlikle geriye atarak telefonundaki numaraya bakıyorduher bakışım onun üzerindeydi garsonlar ise adamın peşinden stres içinde ayaklanarak çeşitçe hizmet sağlamaya hazırlandılarboran alaycı şekilde gülümseyerek ellerini geri çekerek*- sanki bana başkan.diyerek masasına oturarak kağıda bakmaya başladı…*-kim acaba?kendimi silkeleyerek kağıda göz ucuyla gezdirdim gözümü yana çevirdiğimde yan masadan sadece bakıyorduve gitarını çiçeğini masaya koyup derin nefes aldı bütün müşteriler şarkı söylemesini beklerkenısrar etmeye başladılar adam özgüvenle teşekkür ederek gitarını çıkardı çalmak içinHeyecanla bekleyen herkesin gözüydü.
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları