Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Hastaneden sonra geçen birkaç gün boyunca her şey normale dönmüş gibiydi.Babam taburcu olmuştu.Aras artık benden hiçbir şey saklamıyordu.Rüzgar ise bir an olsun yanımdan ayrılmıyordu.Ama...Can'da bir gariplik vardı.Eskisi gibi kahkahalar atıyor, herkesi güldürüyordu ama...Sık sık telefonu çalıyor...Koridora çıkıp gizlice konuşuyordu.Bugün de aynı şey oldu.Telefonu titreyince yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu."Ben hemen geliyorum."Diyip sınıftan çıktı.Ben fark etmeden peşinden baktım.Rüzgar bunu fark etti."Ne oldu?""Can...""Yine gizlice konuşuyor."Rüzgar omuz silkti."Belki aile meselesidir.""Bilmiyorum..."Teneffüste hep birlikte kantine indik.Can yine her zamanki gibiydi."Arkadaşlar!"Oğuz gözlerini devirdi."Başladı..."Can elindeki sandviçi havaya kaldırdı."Bunun içine sevgiyi fazla koymuşlar."Yağız güldü."Nereden anladın?""Çünkü ilk ısırıkta kalbime dokundu."Herkes kahkahaya boğuldu.Azra gülerek başını salladı."Sen gerçekten iflah olmazsın."Can göz kırptı."Olursam sıkıcı olur."Tam o sırada...Can'ın telefonu tekrar çaldı.Ekrana baktı.Bu kez gülümsemedi.Sessizce kantinden çıktı.İçimde tarif edemediğim bir his oluştu."Ben bir bakıp geliyorum."Kimseye fark ettirmeden arkasından yürüdüm.Koridorun sonuna geldiğimde...Can'ın sesi duyuluyordu."...Anladım doktor bey."Doktor...Olduğum yerde kaldım.Can devam etti."Hayır...""Arkadaşlarımın öğrenmesini istemiyorum."Boğazım düğümlendi.Ne demekti bu?"...Biliyorum.""...Vaktim azalıyor."Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.Can...Ağlıyordu.İlk kez...Can'ın ağladığını görüyordum.Telefon kapandı.Tam geri dönecekken...Ayağım istemeden yere takıldı.Can irkilerek arkasını döndü.İkimizin gözleri buluştu."Çağla..."Yüzüm bembeyaz olmuştu."Doktor...""...ne dedi?"Can birkaç saniye sustu.Sonra gülmeye çalıştı."Boş ver."Kolundan tuttum."Hayır.""Söyle."Can gözlerini kapattı.Sonra yavaşça konuştu."...Lösemiyim."Dünya...Bir anda durmuş gibiydi."N-ne?""Yaklaşık bir yıldır."Başımı iki yana salladım."Hayır...""Şaka yapıyorsun.""Keşke."Gözlerim dolmaya başladı."Neden söylemedin?"Can acı acı gülümsedi."Çünkü...""...beni acıyarak sevmenizi istemedim."Tam o sırada arkamızdan tanıdık sesler geldi."Çağla?"Rüzgar...Azra...Yağız...Oğuz...Hepsi bizi aramaya gelmişti.Yüzümdeki gözyaşlarını görünce bir anda sustular.Rüzgar telaşla yanıma geldi."Ne oldu?"Konuşamadım.Sadece Can'a baktım.Can derin bir nefes aldı.Sonra ilk kez...O hep gülen yüzü ciddileşti."...Size söylemek istemiyordum."Azra'nın sesi titredi."Neyi?"Can gözlerini yere indirdi."...Ben çok hastayım."Sessizlik...Kimse tek kelime edemedi.Rüzgar fısıldadı."Hangi hastalık?"Can yavaşça cevap verdi."...Lösemi."Azra'nın gözlerinden yaşlar akmaya başladı.Oğuz olduğu yerde donup kaldı.Yağız duvara yaslandı.Rüzgar ise sadece...Can'a sarıldı.Hiç konuşmadan...Sıkıca sarıldı.Can gözlerini kapattı.Sonra titreyen sesiyle fısıldadı:"Ne olur...""...Bana üzülmeyin.""Ben...""...Son günlerimde sizi güldürmek istemiştim."Koridor sessizliğe gömülürken...Hepimizin aklından aynı cümle geçiyordu."Can...
Bunu bize söylemeliydin..."Azra gözyaşlarını sile sile Can'ın karşısına geçti."Sen...""...nasıl tek başına taşıdın bunu?"Can gülümsemeye çalıştı."Taşımadım ki...""Siz vardınız."Azra hıçkırarak başını salladı."Ama haberimiz bile yoktu."Can omuz silkti."Haberi olsaydı ne değişecekti?""Üzülürdünüz.""Ben bunu istemedim."Oğuz ilk defa hiçbir şey söyleyemiyordu.Yumruklarını sıktı."Salak..."Can gülümsedi."Biliyorum.""Şaka yapma!"Oğuz'un sesi titremişti."Bir kere de ciddi ol!"Can'ın gülümsemesi yavaşça kayboldu."Aslında...""...çok korkuyorum."Koridor sessizliğe büründü.Can devam etti."Ölmekten değil...""...sizden ayrılmaktan korkuyorum."Bu cümleden sonra Azra dayanamadı.Koşup Can'a sarıldı."Bir yere gitmeyeceksin.""Gidemezsin."Can da ilk kez gözyaşlarını tutamadı.Rüzgar başını eğmişti.Sessizce duvara yumruk attı."Neden?""Neden bize söylemedin?"Can gözlerini sildi."Çünkü...""...hepiniz bana farklı davranırdınız."Çağla hemen itiraz etti."Hayır!""Bir gün bile yalnız bırakmazdık."Can tebessüm etti."İşte tam da bunu istemedim.""Ben...""...Can olarak kalmak istedim.""Acınan çocuk olmak istemedim.""Şimdi müsaadenizle hastaneye gideyim""Bizde gelcez"dedi oğuz gayet haklıydı bunca yıllık arkadaşının lösemi olduğunu öğrenmiştiHep beraber hastaneye gitdik yol boyunca kimseden çıt çıkmadıTam o sırada koridorun diğer ucundan beyaz önlüklü bir doktor geldi."Can Demir'in yakınları burada mı?"Hepimiz aynı anda doktora döndük.Doktor elindeki dosyaya baktı."Konuşmamız gereken önemli bir konu var."Can derin bir nefes aldı."Biliyorum doktor bey."Doktor üzgün bir ifadeyle konuştu."Maalesef son yapılan testlerde değerlerin biraz daha düştü.""Artık daha fazla bekleyemeyiz.""En kısa sürede uygun bir kemik iliği donörü bulmamız gerekiyor."Azra'nın dizlerinin bağı çözüldü."Bulamazsak..."Doktor birkaç saniye sustu.Sonra yavaşça konuştu."...Can için zamanımız çok kısıtlı."Sanki dünya başımıza yıkılmıştı.Kimse konuşamıyordu.Can ise gözyaşlarını gizlemek için yine gülmeye çalıştı."Arkadaşlar...""Öyle bakmayın ya.""Ben hâlâ aynı Can'ım."Ama bu kez...Hiçbirimiz gülememiştik.Çünkü ilk defa...Can'ın yaptığı şakaların ardında sakladığı acıyı görmüştük.Doktor bizden izin isteyerek yanımızdan ayrıldı.Koridorda yine sessizlik hâkimdi.Kimse konuşmuyordu.Can bile...İlk defa başını öne eğmişti.Ben ise olduğum yerde kalakalmıştım.Sanki ayaklarım yere çivilenmişti.Lösemi...Bu kelime beynimin içinde dönüp duruyordu."Olmaz...""Can olamaz..."Can...Sabahın köründe sınıfa girip herkesin moralini yükselten çocuktu.Öğretmen soru sorunca saçma cevaplar verip bütün sınıfı güldüren oydu.Azra sinirlenince onu güldüren...Oğuz'la sürekli atışan...Rüzgar'a "enişte" diye takılan...Bana "abla" diye seslenip saçmalayan...O çocuk nasıl hasta olabilirdi?Nasıl?Bir insan bu kadar gülerken içinde bu kadar büyük bir acıyı saklayabilir miydi?Belki de...Biz hiç fark etmemiştik.Son haftalarda gizlice telefonla konuşmaları...Bazen dalıp gitmesi...Ara sıra gözlerinin kızarması...Teneffüslerde tek başına koridora çıkması...Hepsinin bir sebebi varmış.Ama biz...Biz sadece "Can yine garipleşti." deyip geçmiştik.Boğazım düğümlendi.Kendime o kadar kızıyordum ki..."Ben nasıl anlayamadım?""Ben onun arkadaşı değil miydim?""Bir kere bile gerçekten iyi misin diye neden sormadım?"Gözlerim yeniden doldu.Can'ın bana söylediği o cümle kulaklarımda yankılanıyordu."Ben sadece son günlerimde sizi güldürmek istedim."Son günler...Hayır.O kelimeyi kabul edemiyordum.Can'ın son günü olamazdı.Olmayacaktı.Olmasına izin vermeyecektim.İçimden geçen tek şey buydu.Can yaşayacaktı.Bir şekilde...Mutlaka yaşayacaktı.Tam düşüncelerimin arasında kaybolmuşken omzuma sıcak bir el dokundu.Başımı kaldırdım.Rüzgar'dı.Gözleri kıpkırmızıydı ama yine de bana güçlü görünmeye çalışıyordu."İyi misin?"Cevap veremedim.Sadece başımı iki yana salladım.Rüzgar beni yavaşça kendine çekti.Hiçbir şey söylemeden sarıldı.O an...Artık kendimi tutamadım.Hıçkırarak ağlamaya başladım."Rüzgar...""Söyle.""Can ölmeyecek değil mi?"Rüzgar birkaç saniye sustu.Soruma hemen cevap verememesi beni daha çok korkuttu.Sonunda derin bir nefes aldı."Bilmiyorum...""...ama elimizden gelen her şeyi yapacağız."Tam o sırada birkaç metre ötede duran Can bize baktı.Yüzünde yine o tanıdık gülümseme vardı.Ama bu kez...O gülümsemenin ne kadar zoraki olduğunu görebiliyordum.İçim parçalandı.Can, gözyaşlarını gizlemek için yine şaka yapmaya çalıştı."Ne o?""Hepiniz bana öyle bakıyorsunuz ki...""...sanki matematik sınavından yüz almışım."Eskiden olsa hepimiz gülerdik.Ama bu kez...Hiç kimsenin yüzünde en ufak bir tebessüm bile oluşmadı.Can başını eğdi."Demek gerçekten komik değilmiş..."Koridoru yeniden sessizlik kapladı...Aras koridorun sonunda öylece duruyordu.Yumrukları sıkılmıştı.Gözleri dolmuştu.Can'ın biraz önce söylediği..."Ben ölürsem..."cümlesi kulaklarında yankılanıyordu.Hiç fark ettirmeden başını eğdi."Demek bu yüzden...""Telefonlarda sürekli doktorlarla konuşuyormuş.""Demek bu yüzden hep gülmeye çalışıyormuş."İçinden derin bir nefes verdi."Bu çocuk daha yaşayacak.""Ne pahasına olursa olsun yaşayacak."Kimseye bir şey söylemeden sessizce koridordan ayrıldı.Ben hâlâ Can'ın arkasından bakıyordum.Rüzgar yanıma geldi."Çağla.""Hı?""Kendini suçlama."Başımı iki yana salladım."Suçluyum.""Hayır.""Eğer biraz daha dikkat etseydim...""...belki daha önce öğrenirdik."Rüzgar omzuma dokundu."Bazı insanlar acısını çok iyi saklar.""Can da onlardan biri."Gözlerim yeniden doldu."Çok korkuyorum."Rüzgar beni kendine çekti."Ben de korkuyorum.""Ama korksak da...""...yanında olacağız."Başımı onun omzuna yasladım.O an anladım ki...Bazen güçlü olmak...Hiç ağlamamak değildi.Ağlarken bile sevdiğin insanın elini bırakmamaktı.Yaklaşık yarım saat sonra Can odasından çıktı.Kolunda pamuk vardı.Yüzü biraz solgundu.Ama bizi görünce yine aynı gülümsemeyi takındı."Ne oldu?""Hepiniz cenazeden çıkmış gibisiniz."Azra hemen kaşlarını çattı."Can!""Tamam tamam...""Şaka yaptım."Oğuz yanına gidip omzuna hafifçe vurdu."Bir daha ölümle ilgili şaka yaparsan...""...ilk ben döverim seni."Can gülümsedi."Tamam.""Söz."Doktor da arkamızdan geldi."Bugünlük çıkabilirsiniz.""Ama Can'ın kendini yormaması gerekiyor.""Stresten de mümkün olduğunca uzak dursun."Can gülerek,"Doktor bey, benim arkadaşlarım varken stresten uzak durmam biraz zor."dedi.İlk kez...Doktor bile gülümsedi.Hastaneden çıkarken hava kararmaya başlamıştı.Kimsenin konuşacak hâli yoktu.Tam arabalara binecekken...Uzakta birini fark ettim.Aras.Arabasının yanında durmuş bizi izliyordu.Yanına gittim."Abi..."Bana baktı.Gözleri kıpkırmızıydı."Can iyi mi?"Başımı eğdim."Bilmiyorum.""Bilmiyorum abi."Aras birkaç saniye sustu.Sonra saçımı okşadı."İyi olacak.""Bunu nereden biliyorsun?"Bu kez yüzünde kararlı bir ifade vardı."Çünkü...""...ben elimden geleni yapacağım.""Nasıl?"Başını hafifçe iki yana salladı."Şimdilik söyleyemem.""Ama sana söz veriyorum.""Can için savaşacağım."Ne demek istediğini anlayamamıştım.Ama sesindeki kararlılık...İçime küçücük de olsa bir umut düşürmüştü.Aras cebinden telefonunu çıkardı.Kimsenin görmeyeceği şekilde ekrana baktı.Az önce hastanenin danışmasından aldığı küçük kâğıtta tek bir cümle yazıyordu:"Kemik iliği donörü uygunluk testi için başvuru yapılabilir."Kâğıdı avucunda sıktı."Yarın ilk iş...""Test yaptıracağım."dedimHenüz Aras hariç kimse bilmeyecekti."Ya doku uyuşmassa"dedi aras"Ozaman uyuşacak kişi bulurum gerekirse burnundan kan getirip nakil yaptırırım"dediğimde yüzünde acı bir gülümseme oluştu"Hadi sevgilin bekliyor daha fazla bekletme evde görüşürüz""Tamam baybay"dedim ama içten içe hep aklımda can vardıO güldü,biz güldükO baktı,biz baktıkŞimdiO gitcek,bizmi kalcaz...
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
cok iyiydii
Yorum
Yorum bulunamadı.