Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
ÇAĞLA YILMAZSabah gözlerimi açtığım anda aklıma gelen ilk şey Deniz oldu.Bir saniye boyunca tavana bakıp ne yapacağımı düşündüm.Sonra dün gece yaşananları hatırladım.Deniz...Rüzgarların evinde kalmıştı.Bir anda yataktan doğruldum."Deniz'i almam lazım."Sanki Deniz benim kardeşim değil de kaybolmuş bir çocukmuş gibi paniklemiştim.Telefonumu elime aldım.Saat daha erkendi.Ekrana baktım.Rüzgar'dan mesaj yoktu.Deniz'den zaten mesaj beklemiyordum.Altı yaşındaki bir çocuğun bana sabahın köründe mesaj atmasını beklemek saçmaydı.Ama yine de...Telefonu birkaç saniye daha elimde tuttum.Acaba uyuyorlar mıydı?Rüzgar kesin uyuyordur.Ama Deniz?Deniz'in sabah uyanıp evin içinde sessizce dolaşacağını hiç sanmıyordum.Muhtemelen gözlerini açar açmaz Rüzgar'ı uyandırmıştı.Hatta belki..."Rüzgar abi kalk!""Koçum daha sabah.""Ben acıktım.""Mutfağa git.""Sen de gel."...Gözümün önünde canlanan sahneye istemsizce güldüm.Sonra aklıma başka bir şey geldi.Deniz dün gece Rüzgar'la yalnız kalmıştı.Bu düşünceyle gülümsemem biraz daha büyüdü.Çünkü Deniz, Rüzgar'ı gerçekten çok seviyordu.Hem de öyle sıradan bir sevgi değildi bu.Rüzgar'ın yanında kendini güvende hissediyordu.Bunu fark etmek...Beni tahmin ettiğimden daha fazla duygulandırıyordu.Çünkü Deniz herkese kolay kolay böyle bağlanmazdı.Ama Rüzgar...Onunla konuşurken sesini bile değiştiriyordu.Daha sakin.Daha sabırlı.Daha korumacı.Sanki karşısında altı yaşında bir çocuk değil de dünyanın en önemli insanı varmış gibi davranıyordu.Dün gece de aynısı olmuştu."Sen benim küçük koçumsun."Bu cümleyi hatırlayınca içim ısındı.Rüzgar'ın Deniz'e böyle yaklaşması...Bana çok farklı bir şey hissettiriyordu.Belki de en güzel tarafı buydu.Beni sevdiğini söylemesi kolaydı.Ama benim aileme nasıl davrandığı...Asıl önemli olan buydu.Deniz'i sevmesi.Onu koruması.Onunla oyun oynaması.Onun saçma sapan sorularına ciddi ciddi cevap vermesi.Bazen bir insanı gerçekten tanımak için sana nasıl davrandığına değil...Sevdiklerine nasıl davrandığına bakman gerekiyordu.Ve Rüzgar...Bunu her geçen gün biraz daha belli ediyordu.Derin bir nefes aldım."Tamam."Yataktan kalktım.Bugün Deniz'i almaya gidecektim.Ama içimde garip bir heyecan vardı.Çünkü Rüzgar'ı da görecektim.Bunu kabul etmek istemesem de...Onu özlemiştim.Hem de biraz fazla.Hazırlanıp odadan çıktım.Aşağı indiğimde ev henüz sakindi.Annem mutfaktaydı.Beni görünce:"Erken kalkmışsın.""Deniz'i almaya gideceğim."Annem gülümsedi."Rüzgarların evine mi?""Evet.""Tamam.
Kahvaltı yapmadan çıkma.""Orada yerim."Annem kaşlarını kaldırdı."Orada mı?""Yani..."Bir an durdum."Rüzgar kahvaltı hazırlayacakmış."Annem gülümsedi."Anladım.""Ne anladın?""Hiç.""Anne.""Git hadi."Gözlerimi devirdim."Tamam."Ayakkabılarımı giyip evden çıktım.Yolda yürürken aklımda sürekli aynı şey vardı.Deniz şimdi ne yapıyordu?Rüzgar onu uyandırmış mıydı?Yoksa Deniz mi Rüzgar'ı uyandırmıştı?Bir de...Tarçın ve Bulut nasıldı?Deniz dün onları görünce resmen gözlerinin içi gülmüştü.Muhtemelen gece onları da rahat bırakmamıştı."Kesin Tarçın'ı kucağına almıştır."Gülümsedim.Sonra bir anda aklıma başka bir ihtimal geldi."Ya Rüzgar'ı da bütün gece uyutmamışsa?"Bu kez kahkaha attım.Rüzgar'ın uykulu hâlini gözümün önüne getirdim.Saçları dağılmış...Gözleri yarı kapalı...Deniz de karşısında:"Rüzgar abi kalk.""Koçum beş dakika.""Hayır.""Üç?""Hayır.""Bir?""Hayır.""Yarım?"...Tamam.Deniz kazanırdı.Her zaman kazanırdı.Rüzgar'ın ona hayır diyebildiğini bile düşünemiyordum.Bir süre sonra Rüzgarların evinin önüne geldim.Kapının önünde durup derin bir nefes aldım.Zile bastım.İçeriden birkaç saniye ses gelmedi.Sonra ayak sesleri duydum.Kapı açıldı.Karşımda Rüzgar vardı.Saçları darmadağınıktı.Gözleri uykuluydu.Bana birkaç saniye baktı.Sonra hafifçe gülümsedi."Günaydın, prenses."Gülümsemekten kendimi alamadım."Günaydın, pandacık."Kapıyı biraz daha açtı."Gel."İçeri girdim.Tam ayakkabılarımı çıkarırken salonun ortasında duran birkaç şeye gözüm takıldı.Bir paket un...Bir kavanoz domates sosu...Tezgâhta dağınık duran birkaç tabak...Ve yere düşmüş birkaç peçete.Kaşlarımı çattım."Burada ne oldu?"Rüzgar bir anda durdu."Ne?""Evin hâli."Rüzgar arkasına baktı.Sonra bana döndü."Bir şey olmadı.""Rüzgar.""Gerçekten."Şüpheyle ona baktım."Niye yerde un var?"Rüzgar birkaç saniye düşündü."Şey..."Tam o sırada koltuğun arkasından küçük bir ses geldi."Rüzgar abi..."İkimiz de aynı anda döndük.Deniz battaniyeye sarılmış hâlde koltuğun üzerinde yatıyordu.Saçları darmadağınıktı.Gözlerini açmadan konuştu."Pizza kaldı mı?"Donup kaldım."Pizza mı?"Rüzgar'ın yüzü bir anda değişti.Deniz de gözlerini açtı.Bana baktı.Sonra Rüzgar'a.Sonra tekrar bana."Şey..."Rüzgar boğazını temizledi."Deniz.""Hı?""Sen hiçbir şey söyleme."Deniz başını salladı."Tamam."Ben ikisine baktım."Ne pizzası?"Rüzgar gülümsemeye çalıştı."Hiç.""Az önce pizza kaldı mı diye sordu.""Uykuluydu.""Ben de uykuluyum ama pizza görmüyorum."Deniz battaniyenin altından doğruldu."Biz dün gece—"Rüzgar hemen araya girdi."Koçum!"Deniz sustu.Ben gözlerimi kıstım."Biz dün gece ne?"Deniz dudaklarını birbirine bastırdı.Rüzgar bana baktı.Ben Rüzgar'a baktım.Deniz ikimize baktı.Sonra hiçbir şey olmamış gibi:"Ben acıktım."Rüzgar derin bir nefes aldı."İşte şimdi kahvaltı yapacağız."Ben hâlâ şüpheyle ikisine bakıyordum."Bir dakika."Rüzgar:"Efendim?""Dün gece siz ne yaptınız?"Deniz cevap verecek gibi oldu.Rüzgar hemen onun önüne geçti."Hiçbir şey."Deniz kaşlarını çattı."Ama—"Rüzgar parmağını dudaklarına götürdü."Şşş."Deniz başını salladı.Ben kollarımı bağladım."Kesin bir şey oldu."Rüzgar gülümsedi."Prenses...""Ne?""Sonra anlatırım.""Ne zaman?""Kahvaltıdan sonra."Deniz hemen:"Ben anlatabilirim."Rüzgar ona döndü."Hayır.""Niye?""Çünkü sen anlatırsan kahvaltıya kadar burada kalamayız."Deniz düşündü."Doğru."Ben şaşkınlıkla ikisine baktım."Bu konuşma hiç normal değil."Rüzgar güldü."Hoş geldin."Deniz battaniyeden çıktı.Üzerinde pijamaları vardı.Doğrudan yanıma gelip bana sarıldı."Çağla abla!"Ben de ona sarıldım."Günaydın.""Seni bekliyordum.""Beni özledin mi?""Evet.""Ne kadar?"Deniz biraz düşündü."Bir pizza kadar."Gülmeye başladım."Pizza mı?"Deniz bir anda sustu.Rüzgar gözlerini kapattı.Ben ikisine baktım."Tamam."Kollarımı bağladım."Bu pizza meselesini öğreneceğim."Deniz başını eğdi.Rüzgar da gülmemek için dudağını ısırdı.Ve o an anladım.Dün gece...Benim bilmediğim bir şey olmuştu.Hem de belli ki oldukça komik bir şey.Ama henüz bilmiyordum.Ve nedense...İçimdeki küçük bir ses bana bunun sadece başlangıç olduğunu söylüyordu.Rüzgar'ın mutfaktan gelen sesiyle düşüncelerim bölündü."Deniz, yumurtayı öyle tutarsan—""Ben biliyorum!""Koçum, daha önce hiç yumurta kırdın mı?""Hayır.""Yani bilmiyorsun.""Hayır, biliyorum."Mutfaktan gelen seslere istemsizce gülümsedim.Bu ikisinin bir araya gelmesi gerçekten ayrı bir olaydı.Üzerime geçirdiğim hırkayla aşağı indiğimde mutfaktan gelen görüntü karşısında olduğum yerde kaldım.Rüzgar tezgâhın başında durmuştu.Deniz ise yanında, elinde bir yumurtayla ona bakıyordu.Masada birkaç tabak, ekmek, peynir, zeytin ve meyve suyu vardı.Her şey normal görünüyordu.Ta ki Rüzgar'ın elindeki yumurtayı görene kadar."Ne yapıyorsunuz?"İkisi de aynı anda bana döndü.Deniz hiç düşünmeden:"Kahvaltı."Rüzgar başını salladı."Evet.
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları