Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
KONUM: ÇOBANBEY (RAİ) SEKTÖRÜ – KÖY İÇİ
ZAMAN: 23 AĞUSTOS 2016, SAAT 19:15
Yıkık dökük, kaportası kevgire dönmüş aracın demir kapısından çölün o amansız sıcağına üçüncü kez fırlatıldığımda, genzime dolan yoğun toz bulutuyla birlikte avazım çıktığı kadar çığlık atmak istedim. Ama boğazımdan tek bir ses bile çıkmadı; içimdeki tüm direnç, o çelik gövdenin sarsıntılarıyla ve namlu sesleriyle birlikte çoktan eriyip gitmişti. Dilim damağım kurumuş, dudaklarım çatlaklardan sızım sızım sızlıyordu. Açlıktan mideme kramplar giriyordu ama etrafımı saran o tepeden tırnağa taktik ekipmanlı, yüzleri barut karası adamlardan bir yudum su istemeyi akıl bile edememiştim. İlkel bir korku, mantığımı tamamen felç etmişti.
Gözlerimi, adının Yaman olduğunu öğrendiğim o tim komutanına çevirdim. Öfkeyle, sanki yaşanan her şeyin sorumlusu oymuş gibi hesabını sorarca baktım ona. Ama benim o hesap soran bakışlarımın, onun çelikten örülmüş askeri duvarlarında en ufak bir çatlak bile açmadığını gördüm. Adamın gözlerinde öyle bir donukluk, öyle bir yaşanmışlık vardı ki... Kim bilir bugüne kadar ölümün sıfır noktasında ne öfkeli ne çaresiz yüzler görmüştü. Bakışlarımı ondan kaçırıp, hemen yanımdaki Melis’in titreyen koluna girdim. Can havliyle birbirimize kenetlendik.
"İyi misin güzelim?" diye fısıldadım, sesim çöldeki rüzgarda ve uzak patlama seslerinde kaybolmasın diye çabalayarak.
"Daha iyiyim," dedi Melis, dişleri birbirine vururken. "Sen nasılsın?"
"Ben de iyiyim ama..." Gözlerimi etrafta nizamî bir açıyla çevre emniyeti alan, namluları sürekli dışarıya dönük adamlarda gezdirdim. "Anlamadığım bir şey var. Burada topu topu on iki asker var ama her yer terörist kaynıyor. Bunlar... Bunlar bizi gerçekten bu çemberden çıkarabilecek mi?"
Melis sıkıntılı, çaresiz bir yüz ifadesiyle gözlerimin içine baktı. Göz bebeklerine sinmiş o çiğ korkuyu ve omuzlarındaki acıyı okumak hiç de zor değildi. O an yüreğime saplanan dostane ama zehirli bir sancıyla sarsıldım. Melis’i bu cehenneme ben sürüklemiştim. "Güvenli bölge, oradaki insanların, yardıma, senin gibi doktorlara ihtiyacı var" diyerek onu ikna eden bendim. Şimdi ise kolundaki o kanlı derme çatma sargıya her baktığımda, içimdeki vicdan azabı devasa bir çığ gibi büyüyordu.
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları