Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İZEL – 20.
BÖLÜMArabanın camından dışarı baktım.Karakol çoktan arkamızda kalmıştı.Ne kadar yol geldiğimizi bilmiyordum.Çünkü bir noktadan sonra yollar birbirine benzemeye başlamıştı.Sadece karanlık...Ve sessizlik.Direksiyona baktım.Sonra Aybars'a.Tek kelime etmiyordu.Yüzünde hiçbir ifade yoktu.Bu hâli...Bağırmasından daha çok korkutuyordu."Dur."dedim.Cevap vermedi."Aybars."Yine sessizlik."Nereye gidiyoruz?"Ellerini direksiyondan ayırmadan,"Görünce anlarsın."dedi."Ben inmek istiyorum.""Hayır.""İstemiyorum.""İzel."Sesi dümdüzdü."Tartışacak durumda değilim.""Durumum seni ilgilendirmiyor."İlk kez bana baktı.Kısacık.Sonra tekrar yola döndü."Artık ilgilendiriyor."O cümleden hoşlanmadım.Hiç hoşlanmadım.Yaklaşık yarım saat sonra araba yavaşladı.Demirden yapılmış, yüksek bir kapının önünde durmuştuk.Kapının iki yanında taş duvarlar yükseliyordu.Dışarıdan bakınca eski bir köşkü andırıyordu.Ama içinde yaşayan biri varmış gibi de görünmüyordu.Aybars korna çalmadı.Telefon da açmadı.Kapı ağır ağır kendiliğinden açıldı.Boğazım düğümlendi."Bu da ne?"diye fısıldadım.Kimse cevap vermedi.Araba avluya girdi.İçeride siyah takım elbiseli birkaç adam bekliyordu.Hepsi aynı anda bize döndü.İçlerinden biri hafifçe başını eğdi."Hoş geldiniz."Aybars sadece başını salladı.Ben kapıyı açmayı denedim.Kilitti.İçimden,"Harika..."diye geçirdim.Motor durunca Aybars indi.Ben yerimden kıpırdamadım.Kapım açıldı.Dışarıdan."İnelim."dedi."İnmiyorum."İlk kez sesimi bu kadar net çıkardım."İzel.""Hayır."Aramızdaki sessizlik uzadı.Sonra etrafımızdaki adamlardan biri,"Patron..."diye söze girdi.Aybars elini kaldırdı.Adam sustu.Tekrar bana baktı."İnat etme.""Sen beni buraya zorla getirdin.""Evet.""Şimdi de zorla mı indireceksin?"Uzun uzun yüzüme baktı."İsterdim ki buna gerek kalmasın."Ben cevap vermeden başımı iki yana salladım."Asla."Bir an sonra kapının dışında bekleyen iki adam birkaç adım yaklaştı.Refleks olarak geri çekildim.Kalbim öyle hızlı atıyordu ki kendi nefesimi duyuyordum."Dokunmayın bana!"dedim sertçe.Aybars derin bir nefes verdi."Kimse sana zarar vermeyecek.""Buna inanmamı mı bekliyorsun?""Hayır.""Çünkü ben de inanmıyorum."Birkaç saniye sonra istemeyerek arabadan indim.Ayaklarım taş zemine değer değmez etrafı incelemeye başladım.Köşk sandığımdan çok daha büyüktü.Yüksek pencereler...Sarmaşıkların sardığı taş duvarlar...Eski ama görkemli sütunlar...Sanki yıllardır kimsenin yaşamadığı bir yer gibiydi.Ama öyle değildi.Çünkü her köşede bir güvenlik kamerası vardı.Ve her kapının önünde sessizce bekleyen insanlar...Aybars önümde yürümeye başladı.Ben olduğum yerde kaldım."Gel."dedi."Gelmeyeceğim."Bu kez arkasını döndü.Bakışları sertti."Burada tek başına kalamazsın.""Burası neresi?""Bunu sonra konuşacağız.""Hayır."Sesim taş duvarlarda yankılandı."Şimdi konuşacağız."Aybars birkaç adım geri geldi.Tam karşıma geçti."Burası güvenli.""Senin yanında mı?"İlk kez gözlerini kaçırdı.Sadece bir saniyeliğine.Ama gördüm.Sonra yeniden bana baktı."Şimdilik."Bu cevap içimi hiç rahatlatmadı.İçeri girdik.Kapı arkamızdan ağır bir gürültüyle kapandı.İrkilerek arkamı döndüm.Karşımda uzun bir koridor uzanıyordu.Duvarlarda eski tablolar vardı.Tavan beklediğimden çok daha yüksekti.Koridorun sonunda ise üç ayrı kapı...Her biri birbirinin aynısı."Hangisi çıkış?"diye sordum.Aybars yürümeye devam etti."Hiçbiri."Kaşlarımı çattım."Ne demek hiçbiri?""Bu ev öyle yapılmadı.""Evin içinde kaybolabilirsin."Sinirle güldüm."Şaka yapıyorsun.""Keşke."Tam o sırada sağ taraftaki kapı ağır ağır açıldı.Arkasında yeni bir koridor vardı.Koridorun sonunda ise yine başka kapılar...Bir an olduğum yerde kaldım.İçimde tuhaf bir his büyümeye başladı.Sanki bu evin duvarları bile insanı dışarı bırakmak istemiyordu.Ve ilk kez gerçekten şunu düşündüm:Ben bu eve girmiştim...Ama buradan çıkabilecek miydim?
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları