Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
AYBARS YÜCELKoridorun taş duvarları arasında yürürken ayak seslerim yankılanıyordu.Her adım...Bir öncekinden daha ağırdı.Elif'in odasının kapısı arkamdan kapanmıştı ama nedense aklım hâlâ orada değildi.Bu normal değildi.Kardeşimin dosyası önümdeydi.Onun ölümü...Onun hesabı...Her şey bunun üzerine kuruluydu.Ama ben...Başka birini düşünüyordum.İzel.İstemsizce durdum.Koridorun ortasında öylece kaldım.Sinirle gözlerimi kapattım."Olmaz..."diye mırıldandım."Şimdi değil."Yoluma devam ettim.Labirent gibi evin her koridorunu ezbere biliyordum.Sağa döndüm.Uzun taş koridor...Sonra ahşap merdivenler...En üst kattaki odam.Kapıyı açtım.Oda her zamanki gibiydi.Koyu renk ahşap kitaplıklar...Duvar boyunca uzanan dosyalar...Pencerenin önündeki siyah koltuk...Ve masamın üzerinde kardeşimin çerçeveli fotoğrafı.Kapıyı kapatıp ceketimi sandalyeye bıraktım.Fotoğrafı elime aldım.Bir süre sustum."Merak etme."dedim."Seni unutmadım."Fotoğrafı tekrar yerine koydum.Ama o anda...Zihnim yine aynı yere gitti.İzel'in bana baktığı ana..."Sen benim artık bir numaralı düşmanımsın."Sesini hâlâ duyabiliyordum.Sinirle masaya yumruğumu indirdim."Yeter!"Odanın sessizliği bile bana cevap vermedi.Derin bir nefes aldım."Neden?"diye sordum kendi kendime."Neden sürekli aklımdasın?"Cevap yoktu.Pencereye yürüdüm.Gece iyice çökmüştü.Bahçedeki lambalar taş yollara vuruyordu.Ama ben dışarıyı görmüyordum.Onun yüzünü görüyordum.Kafede bana meydan okuyan hâlini...Labirent evde gözlerini kaçırmayışını...Elif için gururunu hiçe sayıp yalvarışını...En çok da...Kardeşini korumaya çalışırken gözlerindeki korkuyu.Başımı sertçe iki yana salladım."Hayır."Bu düşünceyi istemiyordum.Bir sandalyeyi çekip oturdum.Ellerimi saçlarımın arasına geçirdim."Bu sadece vicdan."dedim."Sadece suçluluk."Ama içimdeki ses hemen karşı çıktı.Yalan söylüyorsun.Gözlerimi kapattım.Onun sesi...Onun bakışları...Onun inadı...Hepsi zihnimde dönüp duruyordu.İlk kez kendime itiraf etmek zorunda kaldım.Onun beni öfkelendirmesinin nedeni sadece inatçı olması değildi.Beni asıl rahatsız eden...Yanındayken kendimi tanıyamamamdı.İzel'in yanında verdiğim kararlar değişiyordu.Sinirim değişiyordu.Sessizliğim değişiyordu.Ve en kötüsü...Ben değişiyordum.Acı bir gülümseme yerleşti yüzüme."Ne hale geldin sen, Aybars..."diye fısıldadım."Kardeşinin hesabını sormaya çalışan adam...""...gidip düşmanını düşünüyor."Bu cümleyi kurmak bile canımı sıktı.Çünkü bunun adı belliydi.İnkâr etsem de...Kaçsam da...Her gece kendime yalan söylesem de...Gerçek değişmiyordu.İzel'i gördüğüm ilk günden beri ona karşı hissettiğim şey öfkeden ibaret değildi.Ve ben bunun farkındaydım.İşte en büyük problem de buydu.Biliyordum.Ama kabul etmek istemiyordum.Başımı geriye yasladım.Tavana uzun uzun baktım."İzel..."İsmini ilk kez bu kadar sessiz söyledim.Sanki oda bile duymasın istiyordum."Keşke karşıma hiç çıkmasaydın."Gözlerimi kapattım.Çünkü biliyordum...Bu saatten sonra ne onu unutabilecektim...Ne de ona karşı hissettiklerimi.Ve bu...Hayatımda kazandığım en ağır savaştı.Çünkü ilk kez düşmanım dediğim kişiye karşı, kalbim aklımla aynı tarafta değildi.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları