Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
AYBARS YÜCEL Telefon hâlâ elimdeydi.Ekran çoktan kararmıştı.Ama ben kapatılan aramaya bakmaya devam ediyordum.Sanki birkaç saniye daha beklersem...Telefon yeniden çalacak...İzel, "Ben öyle demek istemedim." diyecekti.Olmadı.Olmayacağını da biliyordum.Telefonu yavaşça masanın üzerine bıraktım.Elimi saçlarımın arasından geçirdim.Oda her zamankinden daha sessizdi.Duvardaki saatin tik takları bile sinirimi bozuyordu.Bir anda ayağa kalktım.Sandalye sertçe yere sürtündü.Masanın üzerindeki bütün dosyalara baktım.Yıllardır...Hayatımı bu kâğıtlara göre yaşamıştım.Kim dost...Kim düşman...Kim hain...Kim masum...Hepsine ben karar verdiğimi sanıyordum.Meğer...Hiçbir şey bilmiyormuşum.Sinirle masanın üzerindeki dosyalardan birini alıp duvara fırlattım.Kâğıtlar odanın içine savruldu.Arkasından bir klasör daha...Sonra bir tane daha...Birkaç saniye içinde oda darmadağın olmuştu.Ama içimdeki öfke hâlâ dinmemişti."Neden?"diye bağırdım boş odaya."Neden kimse bana gerçeği söylemedi?"Cevap veren olmadı.Duvara yaslandım.Başımı geriye bıraktım.Gözlerimi kapattığım anda...İzel'in sesi yeniden kulaklarımda yankılandı."Ne sen beni tanıyorsun... ne de ben seni tanıyorum."İçim sıkıştı."Tanıyordum..."diye fısıldadım."En azından öyle sanıyordum."Masamın kenarında duran fotoğraf çerçevesine gözüm takıldı.Ben ve Kerem...Beş yıl önce çekilmiş bir fotoğraf.İkimiz de gülüyorduk.Omuz omuzaydık.Fotoğrafı elime aldım.Uzun uzun baktım."Sen..."dedim kendi kendime."Gerçekten bana ihanet etmedin mi?"Fotoğrafı tekrar masaya bırakırken telefonum titredi.Hızla ekrana baktım.Bilinmeyen numara.Hiç düşünmeden açtım."Alo."Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.Sonra tanıdık bir kadın sesi duyuldu."Sayın Aybars?"Kaşlarımı çattım."Evet.""Ben hastaneden arıyorum."Bir anda doğruldum."İzel'e bir şey mi oldu?""Hayır."Hemşire sakin bir sesle konuşuyordu."Merak etmeyin."Derin bir nefes verdim."Ne oldu?""Hastamız çıkış yaparken odasında bazı eşyalarını unutmuş.""Neymiş?""Küçük bir defter.""...""Ve sizin adınızın yazılı olduğu kapalı bir zarf."Kalbim bir an duracak gibi oldu."Benim adım mı?""Evet."Zarf...İzel bana bir şey bırakmıştı."Nerede?""İsterseniz gelip teslim alabilirsiniz.""On dakika."dedim."Oradayım."Telefon kapanır kapanmaz ceketimi aldım.Merdivenlerden neredeyse koşarak indim.Arabaya bindim.Bu kez kırmızı ışıkları bile fark etmiyordum.Aklımda tek bir şey vardı.İzel bana neden mektup bırakmıştı?Hastanenin koridoruna girdiğimde aynı hemşire beni karşıladı."Buyurun."Küçük, kahverengi bir zarf uzattı.Üzerinde siyah kalemle tek bir kelime yazıyordu.Aybars.Yazıyı tanıdım.İzel'in el yazısıydı.Parmaklarım istemsizce titredi."Başka bir şey bıraktı mı?"Hemşire başını salladı."Sadece bunu.""Teşekkür ederim."Koridordaki banklardan birine oturdum.Zarfı uzun süre açamadım.Sanki içinden çıkacak birkaç cümle...Beni tamamen değiştirecekti.Sonunda derin bir nefes aldım.Parmağımı zarfın kenarına götürdüm.Tam açacakken...Telefonum yeniden çaldı.Ekranda tek bir isim vardı.Kerem Aras.Bir elimde İzel'in bana bıraktığı zarf...Diğer elimde çalan telefon...İkisini de aynı anda tutuyordum.Birini açarsam...Diğerinden vazgeçecekmişim gibi hissediyordum.Koridorun floresan ışıkları altında öylece kaldım.Ve ilk kez...Hangi gerçeği öğrenmekten daha çok korktuğumu bilmiyordum.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları