Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
AYBARS YÜCEL Mektubu katlayıp tekrar zarfın içine koydum.Ellerim hâlâ titriyordu.İzel'in her cümlesi aklımın içinde dönüp duruyordu.Koridordaki bankta dakikalarca öylece oturdum.Telefonumu cebime koyacakken...Ekran aydınlandı.İzel Arıyor...Bir an nefes almayı unuttum.Gözlerimi ekrandan ayıramıyordum.İkinci çalışında aramayı açtım."...Alo?"Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.Sadece rüzgârın uğultusu...Sonra çok yorgun çıkan bir ses..."Aybars..."Sesini duyar duymaz yerimden doğruldum."İzel?""Neredesin?""Beni boş ver."Sesi normal değildi.Boğuktu.Yorgundu.Sanki saatlerdir konuşmamış gibiydi."İzel, iyi misin?"Kısa bir sessizlik oldu.Sonra kısık bir sesle konuştu."Ben...""...yalnız kalmak istemiyorum."Kalbim sıkıştı."Neredesin?""."Sesini zor duyuyordum."Gel...""...beni al."Hiç düşünmedim."Olduğun yerde kal."Telefonu kulağımdan indirmeden hastaneden çıktım."On dakika."dedim."Yanındayım."Arabayı normalden çok daha hızlı sürüyordum.Her kırmızı ışık bana dakikalar kaybettiriyormuş gibi geliyordu.Aklımda tek bir soru vardı.İzel neden beni aramıştı?Az önce...Mektubunda bana veda etmiş gibiydi.Şimdi ise..."Beni al." diyordu.Parkın girişine geldiğimde hava kararmaya başlamıştı.Ağaçların arasından hafif bir rüzgâr esiyordu.Bankların çoğu boştu.Etrafı gözlerimle taradım.Sonra...Uzakta, göl kenarındaki bankta tek başına oturan birini gördüm.Başını öne eğmişti.Üzerinde açık renk bir mont vardı.Saçları rüzgârda hafifçe savruluyordu.İzel...Arabadan indim.Yavaş adımlarla ona doğru yürüdüm.Yaklaştığımı fark edince başını kaldırdı.Göz göze geldik.Bu kez gözlerinde öfke yoktu.Sadece büyük bir yorgunluk vardı.Birkaç saniye birbirimize baktık."İzel..."dedim sessizce.O da yavaşça ayağa kalktı.Bir adım attı.Sonra bir adım daha...Aramızdaki mesafe tamamen kapanınca...Hiç beklemediğim bir şey yaptı.Kollarını kaldırıp bana sıkıca sarıldı.Bir an donup kaldım.Ne yapacağımı bilemedim.Sonra ben de temkinli bir şekilde ona karşılık verdim.Omuzları hafifçe titriyordu.Sesi neredeyse fısıltıydı."Çok yoruldum..."dedi.Rüzgâr ikimizin de sessizliğini taşıyordu.Bir süre hiçbirimiz konuşmadık.Sonra İzel yavaşça geri çekildi.Gözlerini yere indirdi."Demin yazdığım mektup..."Başını iki yana salladı."...oradaki hiçbir cümleden pişman değilim."Derin bir nefes aldı."Ama...""...sana bir şeyi söylemeden gitmek de istemedim."Kaşlarımı çattım."Neyi?"Gözlerini bana çevirdi."Özür dilerim."Şaşkınlıkla baktım."Neden?""Çünkü...""...öfkemde haklı olsam bile...""...seni dinlemeden kapıları tamamen kapattım."Sustum.İzel devam etti."Bu, her şeyi affettiğim anlamına gelmiyor.""Ve hiçbir şey eskisi gibi değil.""Biliyorum."dedim."Ben de senden bunu beklemiyorum."İzel başını hafifçe salladı."Şu an sadece..."Etrafına baktı."...tek başıma olmak istemedim."Sesinde kırılganlık vardı.İlk kez bunu benden saklamıyordu."O yüzden seni aradım."Yavaşça cevap verdim."İyi ki aradın."Parkın ışıkları birer birer yanarken ikimiz de bankın yanına geçtik.Konuşacak çok şey vardı.Cevabı bekleyen daha da fazla soru vardı.Ama o akşam...İlk kez, ikimiz de birbirimizi susturmadan dinlemeye hazır görünüyorduk.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları