Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
AYBARS YÜCELBazı anlar vardır.İnsan o anın içinde yaşarken, hayatının en önemli saniyeleri olduğunu bilmez.Ben de bilmiyordum.Sadece İzel'i korumaya çalıştığımı sanıyordum.Her zamanki gibi...Onu benden, geçmişimden ve düşmanlarımdan uzak tutmaya çalışıyordum.Ama hayatımın en büyük hatasını da tam o anda yaptığımı bilmiyordum.Elimdeki telefonu sıkıca tutuyordum.Gelen mesaj hâlâ ekrandaydı."İzel'i kurtarmak istiyorsan tek başına gel."İçimde kötü bir his vardı.Ama düşünemedim.Çünkü konu İzel'di.Ve İzel söz konusu olduğunda hiçbir zaman mantıklı davranamıyordum.Onu korumak için her şeyi yapabileceğimi düşünüyordum.Sorun da buydu.Bazen insan birini korumaya çalışırken...Onu en büyük tehlikenin içine kendi elleriyle götürür.Eski binaya girdiğimde içerisi sessizdi.Fazla sessiz.Adımlarım yankılanıyordu."İzel!"Sesim boş koridorlarda kayboldu.Sonra onu gördüm.Karşımdaydı.Ama yalnız değildi.Elif de oradaydı.Yüzünde yıllardır görmediğim bir ifade vardı.Yorgunluk...Pişmanlık...Ama aynı zamanda kararını vermiş birinin soğukluğu.İzel bana baktı.Gözlerinde korkudan çok hayal kırıklığı vardı."Aybars..."Sesinde garip bir sakinlik vardı.Yanına gitmek istedim.Ama Elif'in sesi beni durdurdu."Yine geldin."Elif yavaşça başını salladı."Her zaman yaptığın şeyi yaptın.""Ne?""Onu kurtarmaya çalıştın."Kaşlarımı çattım."Elif, bitir bunu.""Hayır."Sesi titredi."Bu çoktan başladı."O an bir şeylerin yanlış olduğunu anladım.Çok geç anlamıştım.Telefon mesajını...Buluşma yerini...Hepsini.Hepsi bir plandı.Ve ben...Kendi ellerimle İzel'i buraya getirmiştim.İzel bana baktı."Sen mi geldin?"Sesi çok kısıktı.Başımı salladım."Elbette geldim."Gözlerini kapattı.Kısa bir anlığına gülümsedi."Ben de biliyordum.""Ne biliyordun?""Bir gün..."Derin bir nefes aldı."...beni kurtarmaya çalışırken kendini suçlayacağın bir şey yapacağını."Kalbim sıkıştı."Hayır."dedim hemen."Hayır, böyle olmayacak."İzel bana baktı.O bakışını hayatım boyunca unutamayacağımı biliyordum."Her şeyi kontrol edebileceğini düşündün.""Ben de bir zamanlar öyle düşünüyordum."Başımı salladım."Konuşma.""İzel...""Hayır."Sesim ilk kez kırıldı."Ne olur."Her şey birkaç saniye içinde oldu.Bağırışlar...Koşuşturmalar...Kimsenin geri alamayacağı kararlar...Ve sonra...Sessizlik.Hayatımın en korkunç sessizliği.İzel önümdeydi.Onu tutmaya çalıştım."İzel..."Sesim çıkmıyordu.Sanki bütün dünya durmuştu.Elif'in yüzündeki ifade değişmişti.İlk kez gerçekten korkmuş görünüyordu.Çünkü o da ne yaptığını anlamıştı.Ama artık bazı şeyler geri alınamazdı.İzel gözlerini bana çevirdi.Her zamanki gibi güçlü görünmeye çalışıyordu.Ama bu kez yorgundu."Aybars...""Konuşma.""Dinle beni.""Hayır.""Sadece bir kere."Gözlerim dolmuştu.Hayatım boyunca ağlamaktan kaçmıştım.Ama o an hiçbir şeyi umursamıyordum.İzel çok hafif bir sesle konuştu."Ben senden nefret ettiğimi söylediğim zamanlarda bile..."Durdu."...sana tamamen kızamıyordum."Başımı salladım."Yapma.""Çünkü sen..."Sesi iyice kısıldı."...benim hayatımdaki en büyük karmaşaydın."Gözlerini kapatıp tekrar açtı."Ama aynı zamanda..."Küçük bir gülümseme oluştu."...en güzel tarafımdın.""İzel...""Seni seviyorum."Dünyam sustu."Sen...""İlk ve tek aşkım oldun."O cümle içimde sonsuza kadar kalacak bir yara bıraktı."Hayır."dedim."Hayır, bunu kabul etmiyorum."Elini tutmaya çalıştım."Ben seni koruyacaktım."İzel çok hafif başını salladı."Biliyorum.""Benim hatam.""Hayır."Sesi çok sakindi."Sen sadece yanlış kişiyi kurtarmaya çalıştın."O cümle...Beni yıkan cümle oldu.Çünkü doğruydu.Ben İzel'i korumak isterken...Onu tehlikenin içine kendim götürmüştüm.O an anladım.Bazı kayıplar bir anda olmaz.Önce küçük seçimlerle başlar.Bir telefon...Bir karar...Bir adım...Ve sonra insan dönüp baktığında her şey için çok geç kalmıştır.İzel'in gözleri yavaşça kapandı.Ben ise hâlâ aynı şeyi söylüyordum."Özür dilerim.""Özür dilerim İzel..."Ama bazı özürler...Sadece geride kalan insanın acısını hafifletir.Kaybedileni geri getirmez.Ve o gün...Ben sadece İzel'i kaybetmedim.Kendimi de kaybettim.Çünkü hayatım boyunca hatırlayacağım gerçek şuydu:Ben onu düşmanlarından korumaya çalışırken...Onu kendi seçimim yüzünden kaybettim....Üç yıl geçmişti.İnsanlar üç yılın çok uzun bir zaman olduğunu söylerdi.Yanılıyorlardı.Bazı acılar için üç yıl...Sadece takvimde değişen birkaç sayıydı.Ben hâlâ aynı yerdeydim.Sadece artık bunu kimse fark etmiyordu.Çünkü insan bazen dışarıdan iyileşmiş gibi görünmeyi öğreniyordu.Gülmeyi...Konuşmayı...Normal davranmayı...Ama bazı geceler vardı ki...Bütün o sahte sakinlik parçalanıyordu.Ve ben yine aynı yerde buluyordum kendimi.İzel'in yanında.O eski eve hâlâ giderdim.Kimse bilmezdi.Kimseye de söylemezdim.Çünkü bazı yerler insanın evi olmaz.Anıları olur.Kapıyı açtığımda içeride hâlâ onun varlığını hissederdim.Masadaki eski kitap...Pencerenin önündeki sandalye...Bir zamanlar birlikte oturduğumuz o köşe...Hepsi aynıydı.Değişen tek şey...İzel'in artık orada olmamasıydı.Elimi masanın üzerine koydum.Üç yıl önce söylediği cümle hâlâ aklımdaydı."Sen benim ilk ve tek aşkımsın."Bazı sözler unutulmazdı.Çünkü insan onları duymak için değil...Ömür boyu taşımak için duyardı.Elif...O günden sonra hiçbir zaman eskisi gibi olmadı.Yaptıklarının ağırlığını taşıyordu.Belki herkes onu affetmedi.Belki ben de edemedim.Ama artık öfkem eskisi kadar yüksek değildi.Çünkü zaman bana bir şey öğretmişti.Bazı insanlar kötü oldukları için hata yapmazdı.Bazen korktukları için yanlış kararlar verirlerdi.Ama sonuç değişmezdi.Bazı hataların bedeli...Bir ömür sürerdi.Ben ise hâlâ aynı soruyla yaşıyordum."Ya o gün başka bir seçim yapsaydım?"Her gece.Her sabah.Her sessizlikte.Aynı soru.Ya mesajı görmezden gelseydim?Ya onu oraya götürmeseydim?Ya biraz daha düşünseydim?Ama hayatın en acı tarafı şuydu:Geçmişe gidip cevaplarını değiştiremiyordun.Sadece onlarla yaşamayı öğreniyordun.Üç yıl içinde herkes bana değiştiğimi söyledi.Haklıydılar.Eskiden öfkemle hareket ederdim.Şimdi sessizliğimle.Eskiden herkesi koruyabileceğimi düşünürdüm.Şimdi ise bazı insanları kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğunu biliyordum.Ama bir şeyi hiç değiştiremedim.İzel'i unutamadım.Unutmak da istemedim.Çünkü onu unutursam...Sanki yaşadığımız her şey hiç olmamış gibi gelecekti.Ve ben bunu kabul edemezdim.O gün yine mezarlığa gittim.Elimde sadece küçük bir çiçek vardı.Yanına oturdum.Uzun süre konuşmadım.Çünkü artık ona anlatacak çok şeyim vardı.Ama kelimeler yetmiyordu.Sonunda sessizce fısıldadım."Üç yıl oldu."Rüzgâr hafifçe esti.Gülümsedim."Sen olsan yine bana kızardın.""Çünkü kendimi suçlamayı bırakmadım."Bir süre sustum.Sonra başımı eğdim."Ama deniyorum.""Senin istediğin gibi yaşamaya çalışıyorum."Çünkü İzel gitmeden önce bana sadece bir şey bırakmıştı.Bir söz.Devam et.Kolay değildi.Hiç kolay değildi.Ama onun hatırasına yapabileceğim en büyük şey buydu.Yaşamaya devam etmek.Üç yıl sonra hâlâ onu seviyordum.Belki bazı aşklar bitmezdi.Sadece insan onları içinde taşımayı öğrenirdi.İzel benim en büyük pişmanlığım değildi.O benim en büyük gerçeğimdi.Ve hayatım boyunca taşıyacağım tek şey şuydu:Onu kaybettiğim gün...Sadece bir insanı kaybetmedim.Beni ben yapan parçayı da kaybettim.Ama yine de her sabah kalktım.Çünkü bir zamanlar bana şunu söyleyen bir kız vardı:"Ne olursa olsun yaşamaya devam et."Ben de bunu onun için yaptım.Her gün.Her nefeste.İzel için.SON
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları