Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Sana aşıktım ve evet, en korkutucusu buydu.
Körü körüne güvenmek demekti aşk; karşılık beklemeden bağlanmaktı, mantığını bir kenara fırlatıp kalbinin verdiği aptalca düşüncelere uymaktı. Aşk umut etmekti fakat umutlar, can kırıklıklarının kapısıydı.
Umutlar insanı diri tutar, bazen yeni dünyalara kapı açar ve hayatın güzelliklerini hayallerin sınırsızlığıyla harmanlardı ama bazen de açılacağını düşündüğün tüm kapıları suratına hiç beklemediğin anda kapatırdı. Evet, yapardı. Ve aslında o kapıların bize açılmayacağı en başından belliydi. Neden bu gerçeği kabullenmek istemediğimi bilmiyorum. Bu gerçeği elimin tersiyle itip görmezden gelerek neyi kazanacaktım ki…
Belki de senli geçen mutlu günlerin bende bıraktığı hoş hisleri, elin elime değdiğinde hissettiğim aitlik duygusunu, iltifatlarını benden esirgemezken kendime karşı duyduğum hayranlığımı, seninleyken gözlerimde oluşan parlaklığı… Fakat bilemedim, bu kazandıklarımı yakın zamanda kaybetmeye mahkûm olduğumu. Yitirdiğim aitlik duygusuyla birlikte yönümü kaybedip oradan oraya savrulacağımı, artık o iltifatların olmayışının beni kendimden uzaklaştıracağını, sensizliğin gözlerimdeki tüm ışığı çekip alacağını…
Neden beni gökyüzüne, bulutların üzerine çıkardıktan sonra oradan ittin? Düşüşümün beni öldürecek kadar ağır olacağını bile bile nasıl yaptın bunu? Sevgin nasıl bu denli yalan olabildi?
Sen mi iyi oyuncuydun, ben mi büyük aptaldım, bilmiyorum. Ve hâlâ aptal olmak umurumda değil. Çünkü ben, senin beni kısa süreliğine de olsa gerçekten sevdiğini düşünüyorum. Kısa süreliğine sevmek nedir, nasıl olur onu da bilmiyorum ama sevdin.
Sevdin.
Sevdin, değil mi?
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları