Geçmişi kapı ardın bıraktın
Geleceğini onunla birlikte şekilden
O kapı açıldı an geçmişini sırları açıldı.
Yusuf daha beş yaşında Mardin topraklarını köklerini koparılan bir çiçekti bir çocuk küçüktü bir şey anlamıyordu. Onun Dünyası yıkıldı. Geçmişinde. Evinde Şefkat konağın bir kere baktı kapı ardından kadar açıktı.
"Baba."diye bağırdı.
Zühre kaşları çatılı bir şekilde
"Kalk ayağa inat etme artık. Huysuz çocuk."dedi.
Yusuf'un elindeki ayıcığı sıkıca tuttu. Araba bindi son kez konağını kapısını baktım. Yol boyunca başını eğdi. İstanbul doğru yol aldı. İstanbul tabelası vardı. Köprü geçti. İnsan kaybolursa çocukluk.
sende kaybolursun. Karanlık bina karşısında nefesi kesildi. Bir anda kiremit parçası düştü
Zühre onu kendine çekti.
"Yusuf başını kaldır."dedi bağırdı.
"Burası artık senin evin
Söz veriyorum seni görmeye geleceğim."dedi gözyaşı sildim
Oğlunu alnından öpücük kondurdu.
Bazı Veda.
Geri dönülmez.
Annesini bir bakış attı.
Merhamet yurdu koridor buz gibiydi.
Müdüre hanım elinde tuttu. Küçük etrafında korkuyla la bakıyordu. Kapılar gıcırtıları ile uzaktan çocuk kahkaha çok ürkütücüydü.
Müdüre hanım masasına oturdu.
Turuncu mürekkep kalem Yusuf'un dikkatini çekti. "Demek adın Yusuf."dedi yumuşak bir sesle "Korkma."dedi gülümsedi. Ama Yusuf korkuyordu.
Yatakların sıralandığı büyük oda götürdüklerini kalbî sıkıştı. Her şey soğuktu. Erkeklerin odası ayrı kızların odası ayrı. Yusuf'un gece boyunca annesini düşündü. Verdiği sözlerini
Getirecek. Terk etti
Bahçeden oturan küçük bir kız vardı.
Eski elbise giyiniyor, elinde küçük bir ayna tutuyordu. Sanki korkuyordu.
Yusuf yavaşça onun yanına oturdu.
"Dilini mi Yuttun."dedi gülerek cevap verdi.
Küçük kız cevap vermedi.
Ayağa kalktı sonra aynayı sakladı.
Koşmaya başladı. Yusuf'un arkasında baktım "Tuhaf kız."dedi başını çevirdi.
Kısa bir süre durdu kız elinde defteri çıkarıp bir şey yazdı. sonra Yusuf 'a gösterdi."Güneş doğana kadar seninleyim."dedi gülümsedi.
Yusuf şaşkın döndü.
Merhamet yurdu.
Yetimhane eski duvarlarını sesler yükseldi. "Yangın var."dedi.
Kapılar sertçe açıldı çocuklar bağırmaya başladı. Alevler kısa sürede tüm binayı sardı.
Müdür hanım çocukları çıkarmaya çalıştı.
Tam dışarı çıkacakken o dilsiz kızı gördü. Orada korkudan titriyordu.
Yusuf bağırdı."Çabuk gel."
Ama kız hareket etmedi. Alevler büyüyor,
Duman tüm koridor kaplamıştı.
Yusuf geri döndü küçük kızı kucağında aldım Merdiven inerken nefesi kesildi.
Öksürük artıyordu. Dışarı çıktıktan sonra Yusuf yere yığıldı çünkü kalbi durdu.
Ambulans sirenleri çalıyor.
Doktorlar koşuşturdu.
Dr. Şerif Ali
"Kalp masajı devam."dedi tekrar etti.
Makina çalıştırdı. Bir saniye sonra
Yusuf'un kalbî çalıştı.
Koridorlar derin bir sessizlik oluştu.
Ardından alkış sesi yankılandı.
Yusuf'un o sırada tek bir şey hissediyordu terk etme acısı yaşadığını kalbi hızlandı.
"Hayatta tutun çocuk."dedi gülümsedi.
Şerif Ali cerrahi kalp doktoru idi.
9 yıl sonra.
Masum apartmanı Kırmızı kapısı.
Sert rüzgarlar esiyor, Yusuf Merdiven çıkarken kapısını önünde bir mektup buldu zarfı açar açmaz "Anne yaşıyor?"dedi hayretle nefesi kesildi.
Kapı açıldı sandık açıldı sırlar ortaya çıkma vakti.
Kapı zili çaldı.
Yeni apartman taşımıştı. Dicle aslında dilsiz kızdı. Yusuf'un komşusu olmuş.
Gazete manşetleri haberleri izliyordum. Böylesine karşılaşma aynı anda Merdiven yürümeye devam etti.
Kulağı kulaklık var, Yusuf'un basamakların düşmesini kızın elini tuttu merdivende yüz yüze gelmişlerdi.
"Kimsin."dedi sinirli
"komşum."dedi güldü.
"Deli misin."dedi.
Binadan çıktıktan sonra ayrı taraftan
Yürümeye devam etti. Yusuf'un Taksim caddelerini gürültü sokakların bir banka oturmuş başını yere eğilir, sıkıntılı bir nefes aldı. "anne."dedi haykırdı.
Masum apartmanı Kırmızı kapısı.
Kırmızı odanın gerçekliği içinden barındıran duygu makine çevirir.
Yusuf evinde. Dicle evinde yapayalnız varlık. Tanrı ister, tesadüflerini uçurtma uçuyordu. Kaderin yazgısı idi. Dicle yatağında uzanmıştı ter içinde kâbus içinde uyanmış gözlerini açtı kapıyı açtı Yusuf kapısını zili çaldı. "ne oluyor."dedi sinirlendi. Dicle ona sarıldı.
Tam Karşımda oturmuştu ter içindeydim salonda koltuğu yayıldım.
Yusuf "İyi misin."dedi gülümsedi.
Dicle. "İyiyim."dedi gülümsedi.
"Benimle Dünya turu çıkmak ister misiniz."dedi teklif etti.
"Hangi şehir."dedi merakla
"Portekiz"dedi güldüm
dicle buna itiraz etmeden kabul etti. Gün doğmadan önce eşyalarımı topladı. Yusuf aynı şekilde kapı aynı anda açıldı aynı anda el ele çıktılar komşu onları sevgili veya eş demeye başladılar. Söylenti vardı. Dicle onu ruh eşi ise kim ruh eşini seçebilir ki?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline sağlık canım 😻
Yorum
Yorum bulunamadı.