Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Otobüs ilerledikçe asfalt yol yavaş yavaş taş döşeli eski bir patikaya dönüştü.Motorun sesi değişmişti.Artık her çukurda bütün araç hafifçe sarsılıyor, tavandaki eski lambalar titreyerek sarı ışıklar saçıyordu.Vera cama yaslandı.Yağmur dinmişti.Yerini yoğun bir sise bırakmıştı.O kadar yoğundu ki otobüsün farları ancak birkaç metre ilerisini aydınlatabiliyordu.Yolun iki yanında yükselen kara çamlar gökyüzünü tamamen kapatıyordu.Ay görünmüyordu.Yıldızlar da.Sanki bütün dünya bu ormandan ibaretti.Otobüsün içindeki sessizlik giderek ağırlaşıyordu.Kimse konuşmuyordu.Kimse telefonuyla uğraşmıyordu.Hatta kimsenin telefonu bile yok gibiydi.Vera cebinden kendi telefonunu çıkardı.Ekran açıktı.Şebeke yoktu.İnternet yoktu.Saat bile durmuştu.23.45Dakikalardır aynı saati gösteriyordu.Kaşlarını çattı.Telefonu yeniden başlattı.Sonuç değişmedi.Yanındaki siyah saçlı kız bunu fark etmiş olacak ki hafifçe gülümsedi."Boşuna uğraşıyorsun.""Neden?""Çalışmaz.""Şarjı var.""Konu şarj değil.""Konu ne?"Kız birkaç saniye sustu.Sonra pencereden dışarı bakarak konuştu."Ormana girdiğimiz anda dışarıdaki dünyayla bağın kesildi."Vera kaşlarını kaldırdı."Nasıl yani?""Kuzgun Akademisi'nin sınırlarına yaklaşıyoruz.""Bu yüzden mi?""Evet.""Telefonlar çalışmaz.""Radyolar susar.""Saatler durur.""Ve..."Kız cümlesini tamamlamadı."Ve ne?""Geçmiş...""...seni yakalamaya başlar."Vera istemsizce ürperdi."Bu hiç komik değil.""Şaka yapmıyorum."Otobüs keskin bir viraj aldı.Tam o sırada...Dışarıdan uzun bir uluma duyuldu.Vera irkilerek cama baktı.Ses çok yakındı.O kadar yakındı ki sanki otobüsün hemen yanında biri bağırıyordu.Ön tarafta oturan kısa boylu bir çocuk koltuğuna daha da gömüldü.Karşı sıradaki kız gözlerini kapattı.Şoför ise hiçbir tepki vermedi.Uluma ikinci kez duyuldu.Bu kez daha uzun.Daha öfkeli.Vera dayanamayıp ayağa kalktı."Ne oluyor?"Kimse cevap vermedi.Tam ön tarafa doğru yürümeye başlayacaktı ki...Otobüs aniden fren yaptı.Lastiklerin sesi ormanda yankılandı.Bütün öğrenciler öne savruldu.Vera koltuğa tutunarak ayakta kalabildi.Motor sustu.Tamamen...Sessizlik.Şoför ağır hareketlerle ayağa kalktı.İlk kez yüzünü gördüler.Yaşlı bir adamdı.Uzun gri sakalları vardı.Ama gözleri...Tamamen beyazdı.Ne göz bebeği vardı.Ne iris.Hiçbir şey.Sadece beyaz.Adam sakin bir sesle konuştu."Kimse yerinden kalkmasın."Kimse itiraz etmedi.Şoför kapıyı açtı.Buz gibi hava otobüsün içine doldu.Adam tek başına aşağı indi.Kapıyı arkasından kapattı.Vera nefesini tuttu."Ne yapıyor?"Kimse cevap vermedi.Camdan dışarı baktı.Sis yüzünden hiçbir şey seçemiyordu.Sadece şoförün elindeki eski gaz lambasının ışığı görünüyordu.Işık ağır ağır yolun ortasına doğru ilerledi.Sonra...Durdu.Vera gözlerini kısmaya çalıştı.Sis hafifçe dağıldığında...Yolun tam ortasında bir yaratık gördü.İlk bakışta büyük bir kurda benziyordu.Ama çok daha iriydi.Omuzları neredeyse bir at kadar yüksekti.Tüyleri gece kadar siyahtı.Ve gözleri...Altın renginde parlıyordu.Yaratık hareketsizce otobüse bakıyordu.Şoför ona birkaç adım yaklaştı.İkisi de konuşmuyordu.Sonra yaşlı adam başını hafifçe eğdi.Kurt da aynı hareketi yaptı.Ardından ormanın içine doğru yürüdü.Hiç ses çıkarmadan ağaçların arasında kayboldu.Şoför arkasını döndü.Otobüse geri bindi.Kapıyı kapattı.Motoru çalıştırdı.Sanki hiçbir şey olmamış gibi yerine oturdu.Vera daha fazla dayanamadı."Az önce o neydi?"Yaşlı adam dikiz aynasından ona baktı.İlk kez gülümsedi."Kurt.""Hayır.""Bildiğimiz kurt değildi.""Elbette değildi."Adam direksiyonu çevirirken sakin bir sesle ekledi:"Bu ormanda hiçbir şey bildiğin gibi değildir."Otobüs yeniden hareket etti.Ama Vera'nın aklında tek bir soru vardı.Eğer o yaratık bir öğrenci ya da öğretmen değilse...Bu ormanda daha neler yaşıyordu?Yaklaşık yarım saat sonra sis yavaş yavaş incelmeye başladı.Uzakta, ağaçların arasından ilk kez taş kulelerin silueti belirdi.Kimse konuşmadı.Ama bütün öğrenciler aynı anda pencerelere döndü.Vera da nefesini tutarak baktı.Sis aralandıkça siyah bir kale yavaş yavaş ortaya çıkıyordu.Yüksek kuleleri gökyüzünü deliyor, yüzlerce penceresi sönük sarı ışıklarla parlıyordu.Kalenin önünde devasa demir kapılar yükseliyordu.Kapının üzerinde tek bir taş heykel vardı.Kanatlarını açmış bir kuzgun...Ve heykelin altında eski bir yazı:"Buraya giren herkes değişir."Otobüs ağır ağır kapıya yaklaşırken, kalenin en yüksek kulesinde tek bir pencerenin perdesi aralandı.Birisi onları izliyordu.Ve Vera'nın içini açıklayamadığı tuhaf bir his kapladı.Sanki...O kişi onu yıllardır tanıyordu.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları