Merhaba ben Merve ve bu oynadığım en tehlikeli ve en korkunç oyun. Bunu size anlatmak istiyorum çünkü anlatmak bana iyi gelecektir. Sabah alarmın sesi ile uyandım. Banyoya gidip elimi ve yüzümü yıkadım. Sonra kardeşim Selen'i uyandırdım. Biz üç kardeş yaşıyoruz ablam Sevda ben Merve ve en küçük kardeşimiz Selen. Ailemiz yurt dışında çalıştığı için oraya taşındılar ve biz üçümüz Türkiye'de yaşıyoruz. Elbette Türkiye'de yaşamayı seviyoruz ama ailemizin yanında olmak istiyoruz. Neyse konudan sapmayalım evet... Kardeşimi uyandırdıktan sonra ikimiz dürterek belki zıplayarak bir şekilde (nasıl yaptık bizle bilmiyoruz) ablamı uyandırdık. Sonra hep beraber mutfağa geçtik ve kahvaltı hazırlamaya başladık. Kahvaltı yaparken arkadaşım Sare aradı ve beni parka çağırdı. Bende kahvaltıdan sonra geleceğimi söyledim ve telefonu kapattım. Kahvaltıdan sonra dişimi fırçaladım hazırlanıp evden çıktım. Parkta Sare oturmuş beni bekliyordu. Yanına oturup:
- Neden beni parka çağırdın bir şey mi oldu?
Sare ise gayet mutlu bir şekilde:
- Hayır birşey olmadı benide buraya Sevim çağırdı zaten benden de seni çağırmamı rica etti.
Ardından Lina, Nur ve Pelin geldi ama Sevim gelmemişti. Onu beklemeye başladık. Saat 14.00 Sevim yok. Saat 16.00 Sevim hâlâ yok. Ve saat 00.00 Sevim gelmişti.
Sevim:
- Hep beraber bu gece gizlice bu parkta saklanbaç oynayacağız.
Parkın ortasında eski püskü bir ev vardı. Evin sahibi evin yıkılmasına izin vermediği için yıkılmamıştı. Sonra ebeyi seçtik. Ebe Sevim olmuştu. Park kocaman olduğu için yavaş yavaş 100'e kadar sayacaktı. Sevim 100'e kadar saymaya başlayınca oyun başladı. Hepimiz tabii kide normal bir oyun olacak diye düşünmüştük ama Sevim'in planlarından haberimiz yoktu. Ve işte Ölümcül Saklanbaç böyle başladı.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Hmmm
Yorum
Yorum bulunamadı.