Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
BÖLÜM 20Kalbin Sessizliği"İnsan bazen konuşmadan da birine yaklaşabilir; çünkü bazı duyguların dili gözlerdir."bölümde yaşananlardan sonra okul benim için eskisi kadar sıradan gelmiyordu.Artık koridorlardan geçerken istemsizce etrafıma bakıyordum.Onu görmek için değil...Belki de sadece aynı okulda olduğumuzu bilmek bile içime iyi geldiği için.Sabah okula vardığımda Beyza ile İrem her zamanki gibi bahçede beni bekliyordu.Beyza beni görünce el salladı."Gül!"Koşarak yanlarına gittim."Günaydın.""Günaydın."İrem yüzüme bakıp gülümsedi."Bugün çok enerjik görünüyorsun.""Öyle miyim?""Evet.""Sanki birileriyle uzun uzun konuşmuş gibisin."Beyza hemen kahkaha attı."Yok canım.""Sadece iki cümle kurdu diye dünyanın en mutlu insanı oldu."Üçümüz de gülmeye başladık.Ben de kendimi tutamayıp,"Abartıyorsunuz."dedim."Hiç de değil."Beyza omzuma hafifçe vurdu."Sen mutlu olunca yüzünden belli oluyor."İlk ders Türk edebiyatıydı.Öğretmenimiz bizi gruplara ayırıp kısa bir sunum hazırlamamızı istedi.Ben, Beyza ve İrem aynı gruptaydık.Sunum hazırlarken sürekli birbirimize fikir veriyor, bazen de konudan tamamen uzaklaşıp gülüyorduk.Öğretmen bize dönüp,"Siz üçlü bugün çok neşelisiniz."deyince hepimiz utanarak sustuk.Ders bitince zil çaldı.Koridora çıktığımız anda öğrenciler her zamanki gibi sınıflardan akın akın çıkmaya başladı.Ben su almak için kantine doğru yürüdüm.Şişemi açmaya çalışırken uzaktan tanıdık bir kahkaha duydum.Başımı kaldırdım.Arda ve arkadaşları koridorun diğer ucunda sohbet ediyorlardı.İçlerinden biri bir şey söylemiş olacak ki hepsi birden gülmeye başladı.Ben de farkında olmadan gülümsedim.Ne konuştuklarını bilmiyordum.Ama onu gülerken görmek bile bana nedense huzur veriyordu.Su şişemi açıp içtikten sonra kapatıp arkadaşlarımın yanına döndüm.İrem hemen yüzüme baktı."Yine gördün değil mi?"Şaşkınlıkla güldüm."Nasıl anlıyorsun?""Çünkü gözlerin değişiyor."Beyza da başını salladı."Gerçekten değişiyor.""Parlıyor resmen."Utançla başımı eğdim."Siz de her şeyi fark ediyorsunuz.""Çünkü seni tanıyoruz."dediler aynı anda.Öğle arasında kantine indik.Her zamanki masamıza oturduk.Bir süre derslerden konuştuk.Sonra konu yine bana geldi.Beyza kolunu masaya koyup bana baktı."Gül.""Hı?""Hiç düşündün mü?""Neyi?""Eğer bir gün gerçekten uzun uzun konuşursanız ilk ne söyleyeceksin?"Bir anda sustum.Bunu hiç düşünmemiştim.Belki de düşünmeye cesaret edememiştim."Bilmiyorum."dedim."Galiba heyecandan konuşamam."İrem gülümsedi."Konuşursun.""Yeter ki kendin ol."Beyza da ekledi."Onun yanında farklı biri olmaya çalışma.""Çünkü biz Gül'ü seviyoruz.""O da bir gün gerçek Gül'ü tanısın."Bu sözler uzun süre aklımdan çıkmadı.Son dersin bitmesine birkaç dakika kala öğretmenimiz sınıfa girerek duyuru yaptı."Arkadaşlar, gelecek hafta okulda kulüp tanıtım günü yapılacak.""Bütün kulüpler stant açacak.""İsteyen öğrenciler görev alabilir."Ben bunu duyunca heyecanlandım.Çünkü tenis kulübü de stant açacaktı.Ders bittiğinde Beyza bana dönüp,"Kesin görev alıyorsun."dedi."İsterim aslında.""İstersin değil.""Alıyorsun."İrem de gülerek,"Biz de yanındayız."dedi.Üçümüz okuldan çıkarken gelecekteki o günü konuşmaya başladık.İçimde yine tatlı bir heyecan vardı.Hayat bana yavaş yavaş şunu öğretiyordu:Her gün büyük mucizeler yaşamıyordum.Ama küçük mutluluklar da insanın kalbini doldurmaya yetiyordu.Belki yarın yine sadece uzaktan görecektim.Belki hiç karşılaşmayacaktık.Ama artık acele etmiyordum.Çünkü bazı hikâyelerin güzelliği, yavaş yazılmalarındaydı."Sabreden kalpler, en güzel anıları zamana emanet eder."
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları