Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
BÖLÜM 21Aynı Masanın İki Ucu"Bazen kader, iki insanı yan yana getirir; konuşmaları için değil, birbirlerine alışmaları için."Kulüp tanıtım günü sonunda gelmişti.Okul daha sabahın erken saatlerinden itibaren her zamankinden çok daha hareketliydi.Koridorlar rengârenk afişlerle süslenmiş, bahçeye kulüpler için stantlar kurulmuştu.Ben de erkenden okula gitmiştim.Tenis kulübünde görev alacağım için oldukça heyecanlıydım.Üzerime beyaz bir tişört, kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılarımı giymiştim.Saçlarımı ise her zamanki gibi doğal hâliyle bırakmıştım.Okulun kapısından içeri girince Beyza ile İrem beni bekliyordu.Beyza beni görünce gülümsedi."Bugün görevli hanım gelmiş."İrem de gülerek,"Heyecandan dün gece uyuyabildin mi?"diye sordu."Biraz zor."dedim."Hem görev heyecanı vardı hem de ilk defa böyle bir etkinlikte bulunacağım."Beyza bana şüpheli gözlerle baktı."Sadece görev heyecanı mı?"Ben gülüp başımı eğdim."O kadarını sorma."Üçümüz birlikte bahçeye indik.Öğretmenler herkesi görev yerlerine yönlendiriyordu.Ben tenis kulübünün standına geçtim.Masanın üzerine raketler, tenis topları ve kulüple ilgili broşürler diziliyordu.Bir süre hazırlıklara yardım ettim.Tam masadaki broşürleri düzeltirken birkaç kişi standa doğru geldi.Başımı kaldırdığımda kalbim yine hızlandı.Arda da standın diğer tarafına geçmişti.Muhtemelen o da kulübün eski üyelerinden biri olduğu için görevliydi.Aramızda birkaç metre vardı.İkimiz de hazırlık yapıyor, öğretmenin söylediklerini dinliyorduk.Konuşmuyorduk.Ama ilk defa bu kadar uzun süre aynı yerde bulunuyorduk.Öğretmen hepimize dönüp,"Arkadaşlar, gelen öğrencilere kulübü güzel anlatın."dedi."Herkes birbiriyle uyum içinde çalışsın."Gün boyunca çok sayıda öğrenci standımıza geldi.Kimisi raketi eline alıp inceliyor, kimisi tenis hakkında sorular soruyordu.Ben elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum.Bir ara küçük bir öğrenci bana,"Abla, tenis öğrenmek zor mu?"diye sordu.Gülümsedim."İlk başta biraz zor gelebilir.""Ama vazgeçmezsen çok eğlenceli."Tam o sırada yan taraftan başka bir öğrenci Arda'ya aynı soruyu sordu.O da sakin bir şekilde cevap verdi.Ben farkında olmadan onun konuşmasını dinledim.Ses tonu her zamanki gibi sakindi.Öğrenciler onu dikkatle dinliyordu.İçimden,"Gerçekten iyi anlatıyor."diye geçirdim.Öğleye doğru stant biraz sakinleşti.Ben masanın üzerindeki tenis toplarını yeniden dizerken bir tanesi elimden kaydı.Top yere düşüp yuvarlanmaya başladı.Tam peşinden gidecekken top durdu.Birisi eğilip aldı.Arda.Topu bana doğru uzattı."Sanırım bu da kaçmaya çalıştı."dedi hafifçe gülümseyerek.Ben de gülmeden edemedim."Galiba öyle.""Teşekkür ederim.""Rica ederim."Topu alıp yerine koydum.Konuşma yine çok kısa sürmüştü.Ama bu kez heyecandan donup kalmamıştım.Kendi sesimi daha net duyabilmiştim.Bu bile bana küçük bir cesaret vermişti.Etkinlik akşama doğru sona erdi.Stantlar toplanmaya başladı.Ben broşürleri kutulara yerleştirirken Beyza ile İrem yanıma geldi.Beyza gülümseyerek,"Bugün bayağı iyiydin."dedi."Nereden biliyorsun?""Çünkü eskisi gibi paniklemedin."İrem de başını salladı."Gerçekten değişiyorsun Gül."Derin bir nefes aldım."Belki de artık korkmamayı öğreniyorum."Okuldan çıkarken bahçeye son bir kez baktım.Bugün yaşananlar çok büyük olaylar değildi.Ama ben artık mutluluğu büyük şeylerde değil, küçücük anlarda bulmayı öğreniyordum.Ve belki de gerçek değişim tam olarak böyle başlıyordu."Cesaret, korkmamak değildir.
Korkmana rağmen yürümeye devam edebilmektir."
Bu bölümün ilk 2 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları