Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bundan yüzyıllar öncesinde küçük bir kasabada yaşayan bir adam varmış. Bu adam kardeşi hariç kimseyle muhatap olmaz konuşmazmış. Kimseden yardım istemez bir başkasına da yardımda bulunmazmış. Kendi düzeninde yaşayıp gidermiş.
Bir gün sebebi bilinmez dertlenmiş ve bir meyhaneye gidip kafasını dağıtmak istemiş. Meyhanede boş olan tek masa, içinde şarap olan su kabaklarının durduğu rafların yanında ki masaymış. Adam oturup içmeye başlamış. İçtikçe dertlenmiş dertlendikçe içmiş. Sarhoş olmaya yavaş yavaş başlarken yan masada ki duyduğu kavga sesi ile irkilmiş. İçten içe burada da huzur yok diye düşünmeye başlamış.
Kavga gittikçe şiddetlenince başka masalardan ayırmaya gelmişler. Yalnızca adam zahmet edip kalkmamış. İçkisinden bir yudum daha alacakken yan masada ki kavga eden adamlardan birisi içki bardağını sarhoş haliyle yanlışlıkla bizim adamın olduğu masaya doğru fırlatmış. Bardak adama isabet etmemiş ama hemen tepesinde bulunan su kabağına çarpınca kabak raftan düşüp bizim adamın kafasına güm diye patlamış. Kasabadakiler adamın sessizliğinden hep korkarlarmış. Onun kimseyle muhatap olmamasına alışmış ve yargılamayı bırakmışlardı. Oluşan sessizlikle bazıları olay yerini korkuyla terk ederken bazıları öylece kalıvermiş.
Meyhanenin sahibi, sesleri duyup geldiğinde adamı ve yerde ki su kabaklarını görünce başlamış bağırmaya. Adam kendini ifade etmeye çalışsa da dinlememiş. Üstüne üstlük kavgayı başlatanlar suçlarını kabul etmeyip adamın üstüne atınca meyhaneci bizimkini polise şikayet etmiş. Adam polislere kendini izah etmeye çalışmış. Ben sadece oturuyordum kabak benim başıma patladı diye başlamış anlatmaya.
Hikayenin sonunda ne olduğu bilinmiyormuş. Ama benim emin olduğum bir şey var ki bu hikayede ki o adam benim atam falan olmalı. Aksi takdirde bende ki bu bahtsızlık başka türlü açıklanamaz.
Ben Türkiye Cumhuriyeti savcısı Ceren YILMAZ ne kadar olayların dışında da kalsam umursamayıp yoluma da baksam o kabak hep bir şekilde benim başıma patlıyor. Evet o adam benim atam falan olmalıydı yoksa İstanbul'da kendi halimde mesleğimi yaparken bir anda Hakkari'de askeriyenin ortasında öylece kalakalmış bir vaziyette olmazdım.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
İnşallah devam edersin yeni baslayacam
Kitapın çok güzel 😎
Yorum
Yorum bulunamadı.