Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Berat Tüzün
Tüzünlerin bölgesindeydik. Karşımda ki Malikaneye baktığım da ailemle yaşadığım kavgalar aklıma geliyordu. Her köşesinde reddedilmiştim. Bir daha asla buraya dönmem diye düşünüyordum ama hayatta ki sınavımız aslalarımız oluyordu. Bazen insan seçtiği ailesi için aslalarını çiğneyip geçebiliyordu. Yanda arabadan inmeye meyleden Cerene döndüm
"Önce ben yalnız konuşayım olur mu?"
"Bence konuşmak zorunda bile değilsin"
"Sorun değil. Ama önce ben konuşayım"
Ceren kafasını olur anlamında sallayınca arabadan indim. Her bir adımımı güçlü attım. Bu eve bir ezik gibi geri dönmeyeceğimin sözünü vermiştim. Şimdi de bir kaybeden olarak değil Savcı Berat Tüzün olarak dönüyordum. İşini kaybetmiş bir savcı olarak değil kız kardeşleri için gururunu bile ayakları altına alabilecek bir abi olarak dönüyordum. Ben abilerimden abilik görememiştim. Kendi hayallerimin peşinden gitmek istediğimi söylediğim de bana arka çıkan değil aksine ezikleyerek umut kıran abilerim var benim. Ben, kendi aileme bakıp ben böyle olmayacağım diyen bir insanım. Annemin umursamazlığını gördüm ve dedim ki ben aileme karşı böyle olmayacağım. Bana ne anlatırlarsa yada başlarına ne gelirse onları dinleyeceğim. Çözüm yolu bulmaya çalışacağım. Babamın keskin kurallarını gördüm ve dedim ki ben sevdiğim insanların fikirlerine saygı göstereceğim. Onların hayallerinin peşinden koşmalarını her daim destekleyeceğim ve yanlarında olacağım. Gerekirse ben yardım edeceğim. Abilerime baktım ve dedim ki ben böyle çıkarcı bir kardeş olmayacağım. Kendi bencilliğim için ailem dediğim insanları kullanıp duygularını hiçe saymayacağım. Sonrasında fark ettim ki benim gerçek ailem doğduğum evde ki insanlar değil o gün o parkta kavgaya karışıp beraber dayak yediğim insanlardı. Öz aileme müteşekkir olduğum tek bir konu vardı o da onlara bakıp ben böyle olmayacağım deyip kendime inşa ettiğim karakterimdi. Sonradan ait olduğum aileme yapmayacağım dedim hiçbir şeyi yapmadım. Bana hayallerinden bahsettiklerinde artı ve eksilerini sundum. Her şeye rağmen bunu istiyor musun diye sordum. Onların toz pembe baktığı hayallerinde başka bir bakış açısı gösterdim. Her şeye rağmen istiyorum dediklerinde bana desteklemek düştü. Söylediğim gibi bu yolda zorluklarla karşılaştıkların da ben sana demiştim demek yerine ben yanındayım hallederiz demeyi tercih ettim. Şimdi ise buradaysam amaç kız kardeşlerimin yaşadığı bu zorlu süreçte kendi gururum için onları yalnız bırakmamaktı. Kendi yenilmiş yada tükürdüğünü yalamış gibi hissetmiyorum. Benim için sevdiğim inşaların mutluluğu için kendinden fedakarlık yapabilmek bir erdemdir çünkü.
Ben daha zili çalmadan kapı açıldı. Geldiğimiz kameralar tarafından tespit edilmişti tabiki. İçeri girdiğim de 2 yıl önce bıraktığımdan hiç bir farkı yoktu. Geniş ve uzun hol boyunca duvara asılmış tabloların açısı bile aynıydı. Başım dik adımlarım emin bir şekilde holde yürümeye başladım. Siyah beyaz çizgili bu yoldan nefret ediyordum. Büyük salonun önüne geldiğimde annem hep gördüğüm yerindeydi. Masada oturmuş tasarımlarında kusur var mı diye baştan kontrol ediyordu. Onun için markasında kusur olamazdı. Mükemmeliyetçi olması güzel bir şeydi. Keşke bu mükemmeliyetçiliğin arasında kaybettiği küçük oğlunu da fark etseydi. Var mıydı benden daha mükemmeli? Ben bu dünyaya 40 yılda bir gelenler arasındayım tabi ki yok. Ben öylece durmuş ne kadar mükemmel olup buraya fazla olduğumu düşünürken annemin bakışları bana döndü. Siyah küt saçları fön ile içeriye doğru kıvrılmıştı. Küçük kırmızı çekik gözlükleri yüz tipine uygundu. Parlak kırmızı ruju onun imzasıydı ve yine dudağındaydı. Evde bile olsa bakımından ve süsünden asla ödün vermezdi. İnce kaşları beni görünce havalandı. Ela gözleri beni baştan aşağı süzdü. Sanki onca zamandır oğlunu görmeyen o değilmiş ki geri elinde ki tabletten tasarımlarını incelemeye devam etti. Arkamı dönüp gidecekken adımı söyleyince duraksadım
"Berat"
Bu bölümün ilk 8 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları