Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Emre'nin ifadesini aldıktan sonra şimdilik adliyede ki işim bitmişti. Şimdi Işıl ve Asi ile konuşmam gerekiyordu. İkisi de işteydi. En iyisi eve gidip yüz yüze konuşmak olacaktı. Poyraz abinin sorusuyla cübbemde ki bakışlarım ona döndü
"Şimdi bu Pamir'in adamları seni dövdü ya"
"Sağ ol abi yaa çok güzel bir cümle oldu."
"Dur bir kızım hemen kötüye çekme. Bu adam hala temiz gözükmüyor demektir bu. Hakkında arama kararı falan çıkarttırdınız mı?"
Başımı evet diye salladım
"Ben bıçaklandığımda o karar çıktı. Her yerde aranıyor. Bulamadığımız için bu kadar uzun sürdü zaten"
"Yani yakalandığında direkt İstanbul yolları sana açılacak mı?"
"Yok hayır. Beni bıçakladığı için içeri tıkabiliriz ama kağıt üzerinde buraya beni başsavcı yada o yollamadı. Ben gönüllü oldum. O yüzden bunun kanıtını bulmamız lazım. Ama evet eğer içeri tıkabilirsek mahkeme suçlamayı daha çabuk kabul edecektir. O yüzden onun yakalanması çok önemli."
"Aslan komutan mı arıyor şimdi onu?"
"Sadece o değil. Baybars amcam, Rüzgar yani bu demektir ki emniyette arıyor. Öyle yani herkes arıyor"
Bir anda Çınar'ın telefonu çalınca herkesin bakışı ona döndü. Çınar telefonu açtığında hiç konuşmadı yalnızca karşı tarafı dinleyip tek bir şey söyledi
"Geliyorum"
Tekrar telefonu kapattığında Poyraz abi tekrar konuştu. Bu sefer bana değil Çınar'a.
"Görev mi?"
"Size değil sadece bana komutanım"
Bir an boş bulunup konuştum
"Niye hep sen?"
Gülümsedi ama o gülüşün asıl anlamını bir tek ben anladım
"Özlüyor komutanlar beni. İlle Çınar gelsin şans getirsin diyorlar"
Sesinde ki alayla göz devirdim. Abim konuştu bu sefer
"Ne göreviymiş bu?"
Çınar, abime bir şey demeden baktı. Hatta odada ki bütün askerler arasında minik bir bakışma geçti. Bence ben ve Asel hariç herkes gözleriyle konuşmuştu. Gözlerle anlaşılan ortamlara yabancı kılınmak hiç hoşuma gitmiyordu.
"Biz çıkalım isterseniz odadan. Rahat rahat konuşun."
Gözüme masanın üzerinde duran, abimin benim yerime yazdığı, silahımı neden kullandığımı açıklayan raporumu görünce oturduğum yerde sıçrarcasına dikleştim.
"Hi! Ben bunu teslim etmeyi unuttum"
Hızla kağıdı kapıp ayaklandım. Koşar adım odadan çıkarken konuştum
"Bekleyin geliyorum hemen"
Asel konuştu
"Ben teslim ederdim savcım"
Cevap vermeden hızla çıktım. Adliyenin koridorlarında koşarken gözüme mavişim takıldı. O da beni görünce kaşlarını çattı. Konuşmadığımız için burada olduğumu bilmiyordu.
Bu bölümün ilk 30 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları