Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
"Gelecek, milyarlarca bilinmeyenli devasa bir denklemden ibarettir Doğa. Ancak benim koordinat eksenim senin kalbine sabitlendiğinden beri, o denklemin sonucu benim için her zaman aynı: Sonsuzluk."
Şubat ayının o dondurucu kar soğuğu, yerini yavaş yavaş mart ayının o aldatıcı, tatlı ılıklığına bırakmaya başlamıştı. Zaman, liseli hayatımızın son düzlüğünde adeta bir nehir gibi hızla akıyordu. Önümüzde sadece birkaç ay kalmıştı ve okulun o eski koridorları artık sadece ders zilleriyle değil, yaklaşan üniversite sınavının yarattığı o yoğun, gerilimli stres dalgasıyla çalkalanıyordu. Rehberlik servisinin her hafta düzenlediği o büyük, tüm okulu kapsayan Türkiye geneli deneme sınavlarından birinin sabahındaydık.
Sınıfın içi, her zamanki o tebeşir kokusunun yanına eklenen terli avuç içi ve silgi tozlarının o kuruluk kokusuyla kaplıydı. Herkes sıraların üzerine kalemlerini, silgilerini dizmiş, son formülleri ezberlemeye çalışarak panik içinde koşturuyordu. Ben ise o mahşer yerini andıran sınıfın en arkasında, cam kenarındaki o kutsal köşemizde, dünyanın en huzurlu limanına sığınmış durumdaydım. Sol yanımda oturan Meriç, gri okul ceketinin kollarını hafifçe dirseklerine kadar katlamış, önündeki optik forma adını büyük bir sükunetle kodluyordu. Siyah saçları şubat ayında bıraktığımızdan biraz daha uzamıştı ve alnına o her zamanki salaş, asil duruşuyla dökülüyordu.
"Doğa," diye fısıldadı Meriç. Gözlerini optik formdan ayırmadan, sol elini sıranın altından uzatıp benim krem rengi kazağımın altından sızarak doğrudan parmaklarıma kenetlendi. Parmaklarının o yoğun sıcaklığı, sabahın o serin ürpertisini tek bir saniyede tamamen sildi vücudumdan. Boynumdaki o gümüş zincire bağlı, dört aydır kalbimin üzerinde taşıdığım formüllü küçük cam zara çaktırmadan dokundu. "Bileğindeki o kırmızı ipliğin hakkını bugün o Türkçe paragraflarında vereceksin değil mi sevgilim? Heyecan yapmanı istemiyorum."
Gülümseyerek başımı ona doğru çevirdim. Aramızdaki mesafe o kadar azdı ki, artık tamamen hafızama kazınan o temiz çamaşır ve hafif rüzgâr kokusunu tüm benliğimle içime çektim. "Senin o gece yarısı gönderdiğin kış senfonisini dinleyerek uyudum Meriç," dedim, sesimdeki o yoğun aşk hissini sınıftakilerden gizlemeye gerek duymadan. "Kalbim o kadar huzurlu ki, bu sınavdaki hiçbir soru benim bu odaktaki yerimi sarsamaz dahi çocuk."
Bu bölümün ilk 5 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları