Yanlızlıktan kafayı yemek üzeresin Livina Sakan dedim kendi kendime o an annem odaya baskın yaptı.
*Livina kaç kere diycem sana şu elmanı ye diye*
masada yarım doğranmış elmayı gösterdi hafif kararmıştı. anneme döndüm
*anne yerim sonra*
ve yine annem o konuyu açmayı ve beni mahhfetmeyi başardı
*Livina sen böyle yemek yemedikçe çöp kadar kalıcaksın o nişanlın denen adamında seni neden terk ettiği belli böyle yapmaya devam et sen*
o an bana yaklaştı ve benim üsütmü kokladı ve kızmaya başladı
*GENE O NALET ZIKKIMI MI İÇTİN KAÇ KERE DİCEM SANA LİVİNA Bİ GÜN GEBERİP GİDECEKSİN*
o an sinir damarım tutu
*ÇOKTA UMRUNDA OLMAZ DEMİ ANNE BU SAYEDE EVE ATTIĞIN ADAMLARLA DAHA RAHAT TAKILABİLİRSİN*
mallesef annem böyle bi kadındı beni hangi adamndan hamike bıraktığı hakkında en ufak fikrim yok ben doğuncada kısır olmuş zaten
hergün başka başka adamlarla eve gelir. ben küçükende böyleydi şuan 19 yaşındayım kendi başımın çaresinede bakıyorum. Bi şekilde O nişanlım denilen namusuzuda benim coğrafya hocamla yatarken yakaladım aklıma geldikçe midem allak bullak oluyor. Nişanlım yani Uras 23 yaşındaydı benden büyüktü ama benim öğretmenim yani Banu hoca Fizik hocası 38 yaşındaydı
bu iğrençliği hiç midem almazdı benimle beraberken bana 1 kere bile dokınmamış bi adamdı saygısından dokunamdığını düşünüyordum. Meğer benden iğreniyormuş ben tıp okuyorum. Amacım adli tıp uzmanı olmak
küçüklüğümden beri ölü bedenler illgimi çekiyordu. Bu düşüncemi bölen annemin yüzüme sert bi tokat yapıştırmasıydı o an gözümden bi yaş akktı ve annemin sinirden kıpkırımızı olmuş yüzüne bakktım
*SENİ APTAL SÜRTÜK SENÜ YEDİRDİM İÇİRDİM DOYURDUM KARŞILIĞI BU MUYDU*
sinirlenince düşünmeye vaktiniz kalmıyor. Ya hani gözümüz dönüyor. Aynı şey şuan bende de olmuştu ayağa kalktım ve evden aceleyle çıkktım yanıma bişey almadan son bahar ayındaydık ve yanıma bişey almadan kapıyo sertçe çıkmamla rüzgarın yüzüme çarpmasıyla aydırnlandım bi dakka
evden çıkktım ama gidecek hiçbiyerim yoktu ağlayarak yürümeye başladım hava kararıyordu ve yanımda ne telefonum ne cüzdanım nede bi ceket altımda kısa siyah şort pijama üstümde onun üstü olan siyah tişört esiyordu yol nereye götürüyordu. Beni en ufak
bir fikrim yoktu ama yürümeye devam ettim küçüken en sevdiğim parka geldim. gözlerim doldu evden kaçar hep bu parka gelirdim. Kırmızı salınçak için çok kişiyi döverdim ve şuan boştu
Eskiden olsa mutlulukla koşa koşa salıncağa aatlardım ama aheste aheste yürüdüm ve salıncağa bindim eskiden rüzğarla yarışmaya bayılırdım.
Şuan ise yavaş yavaş salanmıyordum bile öylece karşımdaki sarı düz kaydırağa bakıyordum. İnen yeri tümsek olamdığı için çok öocuk düşerdi o kaydıraktan boş boi bakmaya devam ettim zamanın nasıl geçtiğinin farkına bille varmamıştım o an hızlandı salıncak bi dakka ben salanmıyordum.
Kafamı hafif çevirdiğimde uzun boylu esmer bi adam beni salıyordu. İçim nedensizce fazla yumuşadı küçüken bille kimse salmazdı beni.
O an gözümden yaş düştü Kahretsin daha tanımadığım birine karşı bu kadar zayıf gözükmekten nefret ediyorum.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
güzelll emegıne saglıkkk
Cümlelerinin akıcılığı çok güzel, okurken resmen içine kaptı beni. Bu kitabı yazmaya devam etmelisin! Eğer vaktin varsa benim kitabımı okumanı ve eleştirisini yapmanı isterim. Gelecek bölümü merakla bekliyorummmmmm!
Yorum
Yorum bulunamadı.