~BARAN
Ameliyathanenin kapısı kapandığından beri koridorda kaç saat geçtiğini bilmiyordum. Ömer ve adamlar koridorun başında çıt çıkarmadan bekliyordu. En sonunda o kırmızı ışık söndü. Kapı açıldı ve içeriden yorgun ama dik duruşlu genç bir kadın doktor çıktı. Yeliz'i ölümün kıyısından alan acilde nöbetçi olan o doktordu. Maskesini indirip bana doğru yaklaştığında gözlerindeki profesyonel ama mesafeli ifadeyle karşılaştım. Benim kim olduğumu adımı bilmiyordu; muhtemelen kapıda kıyameti koparan tehlikeli bir yabancıydım onun için
"Yeliz'in yakını siz misiniz?" diye sordu. Sesi yorgun ama son derece netti.
"Benim" dedim, sesimdeki o sertliği ilk defa onun karşısında kontrol etmeye çalışarak.
"Durumu nasıl?"
"Ameliyat zorlu geçti ama kurşun hayati bir organa denk gelmemiş. " dedi derin bir nefes alarak
"Yeliz kurtuldu durumu şuan stabil geçmiş olsun "
O an göğsümdeki o devasa ağırlık kalktı. Karşımdaki bu kadına, adını bile bilmediğim bu acil nöbetçisi doktora hayatımı borçluymuş gibi hissettim. Başımı hafifçe sallayıp
"Sağ olun " diyebildim sadece
O ise bana son bir kez bakıp koridorda ilerlerken, arkasında bıraktığı o güçlü duruş zihnime kazınmıştı. Tam o sırada hastahane polisi yanımda bitti.
"Baran bey ofadeniz gerekiyor..."
Önümde yorgun adımlarla yürüyen kadının arkasından bakarken içimdeki o tuhaf huzursuzluğu bastıramıyordum. Hayatım boyunca kimseye eyvallahım olmamıştı. Ama az önce içeride resmen bu kadına gürlemiştim. Hak etmemişti. Derin bir nefes alıp adımlarımı hızlandırdım. Tam köşeyi dönecekken seslendim.
"Durur musun?"
Adımlarını kesti. Omuzlarının üzerinden bana doğru döndüğünde gözlerindeki o yorgun ama dik duruş doğrudan yüzüme çarptı. Boğazımı temizledim. Kelimeler boğazıma dizilir gibi oldu ama geri adım atmadım.
Az önce içeride... Kusura bakma " dedim, sesimin her zamankinden daha alçak ve pürüzlü çıkmasına engel olamayarak
"Fazla tepki verdim. Bağırmamalıydım."
Yüzünde en ufak bir kırgınlık ya da öfke aradım ama o sadece mesafeli profesyonel bir şekilde hafifçe gülümsedi.
"Ben bir doktorum " dedi.
Ses tonu o kadar sakindi ki kendimi daha da rahatsız hissettim.
"Acil servislerde hasta yakınlarından ne tepkiler görmeye alışığım sorun değil "
Bu kadar normalleştirmesi canımı sıktı. Kimse bana sıradan bir "hasta yakını " muamelesi yapamazdı ama şu an karşısında ezberim bozulmuştu. Kendimi toplamak için
"Normalde bu kadar sert biri değilimdir " diye mırıldandım. Yalandı. Tam olarak öyle biriydim hem de fazlasıyla. Ama onun beni o karanlıkla bilmesini istemiyordum. Her ne kadar ilk geldiğimde bu kadına bağırsam da şu anda haksız olduğumu anlıyordum. Onun bir suçu yoktu ki hata tamamen benimdi Yeliz'i yanımda götürmemeliydim. Ama kıramamıştım işte
"Baran Yalçın " uzattığım elime baktı.
"Deren" dedi. Elimi tutarak
"Az önceki yaptığım hatayı telafi etmek isterim. Sonuçta çok uğraştınız "
"Görevim bu benim hiçbir şeyi ödül için yapmıyorum "
"Tabiki ama..."
"Kusura bakmayın gitmem gerekiyor artık, yarın hastayı kontrole gelirim ."
Ve gitti.
Normalde birisinden asla özür dilemezdim ama bu kadına çok haksızlık yaptım ve üzerine yürüdüm...
Bölüm Yorumları